kaldım ile cümle

kaldım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Okula geç kaldım.I was late to school.
Dün senin kadar ben de okula geç kaldım.I as well as you was late for school yesterday.
Çağrını alabilmek için dün gece evde kaldım.I stayed home last night to be able to receive your call.
Paramı geri almak için tehditlere başvurmak zorunda kaldım.I had to resort to threats to get my money back.
Tepeye kadar koştuktan sonra, ben tamamen nefes nefese kaldım.After running up the hill, I was completely out of breath.
Tren o kadar kalabalıktı ki yol boyunca ayakta kaldım.The train was so crowded that I was kept standing all the way.
İyi hissetmediğim için bütün gün evde kaldım.Not feeling well, I stayed home all day.
O gün iyi hissetmediğim için evde kaldım.Not feeling well, I stayed home on that day.
Gün daha serin olduğu için bir süveter giymek zorunda kaldım.As the day got cooler, I had to put on a sweater.
Merdivenlerden yukarıya koştuktan sonra nefes nefese kaldım.I'm out of breath after running up the stairs.
Üzgünüm, toplantıya geç kaldım.Sorry I'm late for the meeting.
Ev işine yardım etmek zorunda kaldım.I had to help with the housework.
Ne söyleyeceğimi bilmediğim için, sessiz kaldım.Not knowing what to say, I remained silent.
Ben istasyona kadar koşmak zorunda kaldım.I had to run to the station.
Yağmur dan dolayı evde kaldım.I stayed home because of the rain.
Yağmurdan dolayı geç kaldım.I was late because of the rain.
Yağmur yağdığı için evde kaldım.I stayed indoors because it rained.
Tüm gün şiddetli yağmur yağdı, bu zaman zarfında evde kaldım.It rained heavily all day, during which time I stayed indoors.
Ben bütün gün yatakta kalmak zorunda kaldım.I had to stay in bed all day.
Evde bir hafta kaldım.I stayed home for a week.
Bir mide tümörüm vardı ve onu ameliyat ettirmek zorunda kaldım.I got a stomach tumor and had to have it operated on.
Onun yardımını istemedim fakat kabul etmek zorunda kaldım.I didn't want his help, but I had to accept it.
Onun önerisini kabul etmek zorunda kaldım.I was forced to accept her proposal.
Radyo dinlerken uyuya kaldım.While listening to the radio, I fell asleep.
Daha iyi bir fikir yokluğunda bu metodu seçmek zorunda kaldım.In the absence of a better idea I had to choose this method.
O iş için daha çok erkek atamak zorunda kaldım.I have to assign more men to that work.
Yılanı görünce donup kaldım.I froze at the sight of the snake.
Otobüs olmadığı için, yürümek zorunda kaldım.Since there was no bus, I had to walk.
Partiyi iptal etmek zorunda kaldım.I had to call off the party.
Ne cevap vereceğimi bilmediğim için, sessiz kaldım.Not knowing what to answer, I kept silent.
Ne söyleyeceğimi bilmediğim için sessiz kaldım.Not knowing what to say, I kept silent.
Nasıl cevap vereceğimi bilmediğim için, sessiz kaldım.Not knowing what answer to make, I kept silent.
Tom'a yetişmek için koşmak zorunda kaldım.I had to run to catch up with Tom.
O kadar soğuktu ki bütün gün evde kaldım.It was so cold that I stayed at home all day.
Ben tost makinesini tamir etmek zorunda kaldım.I had to fix the toaster.
Bisikletimi itmek zorunda kaldım çünkü lastiği patladı.I had to push my bicycle because I had a flat tire.
Tren o kadar kalabalıktı ki yol boyunca ayakta durmak zorunda kaldım.The train was so crowded that I had to stand all the way.
İki ay boyunca Şikago'da kaldım.I stayed in Chicago over two months.
Bu konuda onun gerisinde kaldım.I fall behind him in this respect.
Bu hususta uzlaşmaya varmak zorunda kaldım.I had to compromise on this point.
Buraya kadar bütün yolu koştum ve nefes nefese kaldım.I ran all the way here and I'm out of breath.
Kahveyi yudum yudum içmek zorunda kaldım, çünkü çok sıcaktı.I had to sip the coffee because it was too hot.
Üşüttüğümden dolayı, evde kaldım.Because I had a cold, I stayed at home.
Geç kaldım, bu yüzden 501 sayılı uçuşu kaçırdım.I was late, so I missed flight 501.
İki gün yatakta kalmak zorunda kaldım.I have had to stay in bed for two days.
Planımdan vazgeçmek zorunda kaldım.I had to give up my plan.
Sana bir uyarıda bulunmak için seninle görüşmek zorunda kaldım.I had to see you to give you a warning.
Yoğun trafikten dolayı geç kaldım.I was late because of heavy traffic.
Kaplıcaya gitmek ve kayak yapmak arasında kaldım.We're torn between going to a hot spring and going skiing.
Bu sabah hava o kadar kötüydü ki taksi çağırmak zorunda kaldım.This morning the weather was so bad that I had to take a taxi.
Son treni kaçırdım, bu yüzden eve kadar bütün yolu yürümek zorunda kaldım.I missed the last train, so I had to walk all the way home.
Dün bütün gün yağmur yağdı, bu yüzden evde kaldım.It rained all day long yesterday, so I stayed home.
Dün hava o kadar soğuktu ki evde kaldım.It was so cold yesterday that I stayed home.
Dün onun mekanında kaldım.I stayed at his place yesterday.
İşe gitme yerine bütün gün yatakta kaldım.I stayed in bed all day instead of going to work.
Japonya'da sadece birkaç ay kaldım.I stayed in Japan only a few months.
Konuya Fransız kaldım.It's all Greek to me.
Ben randevumu ertelemek zorunda kaldım.I had to postpone my appointment.
Ben A ve B arasında bir seçim yapmak zorunda kaldım.I had to choose between A and B.
Amerika'ya gitmek zorunda kaldım.I had to go to America.
İlgili Sayfalar