kaldılar ile cümle

kaldılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ve her zamanki gibi, Fransa'dan nükleer güç almak zorunda kaldılar.英仏海峡トンネルを通じ2ギガワット
Ve orada epey bir kaldılar.Boli tam nejakú dobu.
Ve orada epey bir kaldılar.Egy kis ideig ott voltak.
Ve orada epey bir kaldılar.En ze waren er een tijdje.
Ve orada epey bir kaldılar.Le ho viste per qualche tempo.
Ve orada epey bir kaldılar.Og de var der i noget tid.
Ve orada epey bir kaldılar.Sie blieben eine Weile dort.
Ve orada epey bir kaldılar.Si erau acolo pentru ceva timp.
Ve orada epey bir kaldılar. Sonra da kayboldular.Et elles sont restées là quelque temps, puis elle sont parties.
Ve orada epey bir kaldılar. Sonra da kayboldular.그리고 한동안 보이다가, 얼마 후 모두 사라졌습니다.
Ve orada epey bir kaldılar. Sonra da kayboldular.Ne olivat siellä jonkin aikaa ja sitten katosivat.
Ve orada epey bir kaldılar. Sonra da kayboldular.Potem zniknęły i nie myślałem o nich,
Ve orada epey bir kaldılar. Sonra da kayboldular.Какое-то время он были там, а потом исчезли.
Ve orada epey bir kaldılar. Sonra da kayboldular.והן נשארו שם לכמה זמן. ואז הן נעלמו.
Ve orada epey bir kaldılar. Sonra da kayboldular.وكانوا موجودين لفترة. ثم اختفوا.
Ve orada epey bir kaldılar. Sonra da kayboldular.私は翌年その次の年そして
Ve orada epey bir kaldılar.Và chúng ở đấy một thời gian.
Ve orada epey bir kaldılar.Y estaban ahí algún tiempo.
Ve orada epey bir kaldılar.Και βρίσκονταν εκεί γι' αρκετό καιρό.
Ve orada epey bir kaldılar.Бяха там за известно време.
Wallajeh adlı bir köyde, halk Budrus'a çok benzeyen bir vaziyetle karşı karşıya kaldılar.마을의 사람들도 부드러스 마을과 매우 비슷한 어려움을 겪고 있었지요.
Wallajeh adlı bir köyde, halk Budrus'a çok benzeyen bir vaziyetle karşı karşıya kaldılar.la communauté était confrontée à une situation très similaire à celle de Budrus.
Wallajeh adlı bir köyde, halk Budrus'a çok benzeyen bir vaziyetle karşı karşıya kaldılar.la comunidad se enfrentaba a una situación muy similar a la de Budrus.
Wallajeh adlı bir köyde, halk Budrus'a çok benzeyen bir vaziyetle karşı karşıya kaldılar.la comunità stava facendo fronte a una situazione molto simile a Budrus.
Wallajeh adlı bir köyde, halk Budrus'a çok benzeyen bir vaziyetle karşı karşıya kaldılar.היושב בקירבה סמוכה לירושלים, הקהילה עמדה בפני מצב דומה לזה שהתרחש בבודרוס.
Wallajeh adlı bir köyde, halk Budrus'a çok benzeyen bir vaziyetle karşı karşıya kaldılar.التي تقع قريبة جدا من القدس ، وكان المجتمع يواجه محنة مشابهة جدا لبدرس.
Wallajeh adlı bir köyde, halk Budrus'a çok benzeyen bir vaziyetle karşı karşıya kaldılar.ブドゥルスと非常に似た窮地に 立たされていました 壁で囲まれ 多くの土地を失い
Ya Scar onları hakladı, ya da fırtınada mahsur kaldılar.Albo załatwił ich Scar, albo ich też uwięziła ta zamieć.
Ya Scar onları hakladı, ya da fırtınada mahsur kaldılar.Antingen dödade Scar dem eller så sitter de fast i stormen.
Ya Scar onları hakladı, ya da fırtınada mahsur kaldılar.Enten dræbte Scar dem, eller også er de fanget i stormen.
Ya Scar onları hakladı, ya da fırtınada mahsur kaldılar.Joko Scar tappoi heidät, tai he ovat myrskyn kourissa.
Ya Scar onları hakladı, ya da fırtınada mahsur kaldılar.O Scar apanhou-os ou ficaram presos nesta tempestade.
Ya Scar onları hakladı, ya da fırtınada mahsur kaldılar.O Scar li ha fatti fuori o sono rimasti bloccati nella tempesta.
Ya Scar onları hakladı, ya da fırtınada mahsur kaldılar.O Scar los mató o quedaron atrapados en esta tormenta.
Ya Scar onları hakladı, ya da fırtınada mahsur kaldılar.Είτε τους σκότωσε ο Σκαρ, είτε έχουν παγιδευτεί στη θύελλα.
Ya Scar onları hakladı, ya da fırtınada mahsur kaldılar.Либо Шрам их убил, либо они завязли где-то в снегу.
Yetkiyle konuştuğu için Onun öğretişine şaşıp kaldılar.a žasli nad jeho učením, lebo jeho reč bola mocná.
Yetkiyle konuştuğu için Onun öğretişine şaşıp kaldılar.Ei erau uimiţi de învăţătura Lui, pentrucă vorbea cu putere.
Yetkiyle konuştuğu için Onun öğretişine şaşıp kaldılar.e maravilharam-se da sua doutrina, porque a sua palavra era com autoridade.
Yetkiyle konuştuğu için Onun öğretişine şaşıp kaldılar.És csodálkozának az õ tudományán, mert beszéde hatalmas vala.
Yetkiyle konuştuğu için Onun öğretişine şaşıp kaldılar.I divili se velmi učení jeho, nebo mocná byla řeč jeho.
Yetkiyle konuştuğu için Onun öğretişine şaşıp kaldılar.In čudijo se nauku njegovemu, ker je bila beseda njegova oblastna.
Yetkiyle konuştuğu için Onun öğretişine şaşıp kaldılar.I zdumiewali się nad nauką jego; bo była mocna mowa jego.
Yetkiyle konuştuğu için Onun öğretişine şaşıp kaldılar.Ja he olivat hämmästyksissään hänen opetuksestansa, sillä hänen puheessansa oli voima.
Yetkiyle konuştuğu için Onun öğretişine şaşıp kaldılar.저희가 그 가르치심에 놀라니 이는 그 말씀이 권세가 있음이러라
Yetkiyle konuştuğu için Onun öğretişine şaşıp kaldılar.Mereka kagum melihat caranya Ia mengajar, sebab Ia berbicara dengan wibawa
Yetkiyle konuştuğu için Onun öğretişine şaşıp kaldılar.Mọi người đều cảm động về sự dạy dỗ của Ngài; vì Ngài dùng quyền phép mà phán.
Yetkiyle konuştuğu için Onun öğretişine şaşıp kaldılar.Mọi người đều cảm_động về sự dạy_dỗ của Ngài ; vì Ngài dùng quyền phép mà phán .
Yetkiyle konuştuğu için Onun öğretişine şaşıp kaldılar.Och de häpnade över hans undervisning, ty han talade med makt och myndighet.
Yetkiyle konuştuğu için Onun öğretişine şaşıp kaldılar.Og de bleve slagne af Forundring over hans Lære, thi hans Tale var med Myndighed.
Yetkiyle konuştuğu için Onun öğretişine şaşıp kaldılar.og de var slått av forundring over hans lære; for hans tale var med myndighet.
Yetkiyle konuştuğu için Onun öğretişine şaşıp kaldılar.On était frappé de sa doctrine; car il parlait avec autorité.
Yetkiyle konuştuğu için Onun öğretişine şaşıp kaldılar.Rimanevano colpiti dal suo insegnamento, perché parlava con autorità
Yetkiyle konuştuğu için Onun öğretişine şaşıp kaldılar.Und sie verwunderten sich seiner Lehre; denn seine Rede war gewaltig.
Yetkiyle konuştuğu için Onun öğretişine şaşıp kaldılar.Y se asombraban de su enseñanza, porque su palabra era con autoridad
Yetkiyle konuştuğu için Onun öğretişine şaşıp kaldılar.και εξεπληττοντο δια την διδαχην αυτου, διοτι ο λογος αυτου ητο μετα εξουσιας.
Yetkiyle konuştuğu için Onun öğretişine şaşıp kaldılar.И дивились учению Его, ибо слово Его было со властью.
Yetkiyle konuştuğu için Onun öğretişine şaşıp kaldılar.и учудваха се на учението Му, защото Неговото слово беше с власт.
Yetkiyle konuştuğu için Onun öğretişine şaşıp kaldılar.І дивувались вони наукою Його, бо з властю було слово Його.
Yetkiyle konuştuğu için Onun öğretişine şaşıp kaldılar.וישתוממו על תורתו כי עצום דברו׃
İlgili Sayfalar