kaldılar ile cümle

kaldılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bazı öğrenciler okula geç kaldılar.Some of the students were late for school.
Evde kaldılar, çünkü yağmur yağıyordu.They stayed at home, because it rained.
Lincoln'un ebeveynleri tüm hayatları boyunca fakir kaldılar.Lincoln's parents remained poor all their lives.
Çok soğuk olduğu için evde kaldılar.It being very cold, they stayed at home.
Askerler kahramanca savaştılar fakat sonunda teslim olmak zorunda kaldılar.The soldiers fought valiantly, but finally they had to give in.
Fabrikada 300 adamı kovmak zorunda kaldılar.They had to fire 300 men at the factory.
Genç arkadaşlar bütün gece konuşarak ayakta kaldılar.The teenage friends stayed up talking all night.
Siyah insanlar otobüsün arkasında oturmak ya da doluysa ayakta durmak zorunda kaldılar.Black people had to sit in the back of the bus, or stand if the back was full.
Komşularımız evlerini satmak zorunda kaldılar.Our neighbors were compelled to sell their houses.
Araba bozuldu, bu yüzden yürümek zorunda kaldılar.The car broke down, so they had to walk.
İnsanlar patlamalarda ağır kayıplara maruz kaldılar.People suffered heavy losses in the eruptions.
Onlar kan ter içinde kaldılar.They sweated gallons.
O hastaydı ve bu yüzden onlar sessiz kaldılar.He was ill, and so they were quiet.
Tepeden güzel manzaraya hayran kaldılar.They admired the fine view from the hill.
Tüm gün mecburen orada mı kaldılar?Did they have to stay there all day?
Eylül ayına kadar Roma'da kaldılar.They stayed in Rome till September.
Arabayı sırayla itmek zorunda kaldılar.They had to take turns pushing the car.
Onlar mekandan uzak kaldılar.They stayed away from the place.
Onların hepsi sessiz kaldılar.All of them remained silent.
Bir hafta boyunca otelde kaldılar.They stayed at the hotel for a week.
Kitabı defalarca okumak zorunda kaldılar.They had to read the book many times.
Onlar yarım saattir sıkışık bir trafikte saplanıp kaldılar.They were hung up in a traffic jam for half an hour.
Onlar sadece kendi çocuklarının hatırı için birlikte kaldılar.They only stayed together for the sake of their children.
Kobe'de yeni bir otelde kaldılar.They stayed at a new hotel in Kobe.
Ona zarar vermekten korktukları için sessiz kaldılar.They kept silent for fear of offending her.
Sahip oldukları parayı kullanmak zorunda kaldılar.They had had to use what money they had.
Nagasaki'yi o kadar çok sevdiler ki, orada bir hafta kaldılar.They loved Nagasaki so much that they stayed there for a week.
Yolcular bir deniz kenarı otelinde kaldılar.The travelers stayed at a seaside hotel.
Tren geç vardığı için onlar programını değiştirmek zorunda kaldılar.They had to change their schedule because the train arrived late.
Onlar her zamanki gibi geç kaldılar.They're late, as usual.
Her zaman olduğu gibi geç kaldılar.They're late, as usual.
Onlar Tennessee'de kaldılar.They remained in Tennessee.
Onlar gelecekle yüzleşmek zorunda kaldılar.They were forced to face the future.
Meksika yasalarına uymak için söz vermek zorunda kaldılar.They had to promise to obey the laws of Mexico.
Malzemelerini New York'ta almak zorunda kaldılar.They had to buy their supplies in New York.
Tom ve Mary el ele tutuşurken manzaraya hayran kaldılar.Tom and Mary admired the scenery as they held hands.
Onlar bütün gece odada benimle kaldılar.They stayed with me in the room all night.
Tom ve ailesi depremde hayatta kaldılar.Tom and his family survived the earthquake.
Çok soğuktu, bu yüzden evde kaldılar.It was very cold, so they stayed at home.
Onlar planlanan zaman çizelgesine göre otuz dakika geç kaldılar.They are thirty minutes late according to the planned timetable.
Onlar bütün gece boyunca odada benimle kaldılar.They stayed in the room with me for the whole night.
Onlar bir gün daha birlikte kaldılar.They stayed one more day together.
Bir süre öyle kaldılar.They stayed like that for a while.
Onlar bütün gece uyanık kaldılar.They stayed awake all night.
Bina yıkılmasına rağmen, onlar hayatta kaldılar.They survived, even though the building was destroyed.
Arkadaşların geç kaldılar.Your friends are late.
Onlar arkadaş kaldılar.They stayed friends.
Onlar beş yıldızlı bir otelde kaldılar.They stayed at a five-star hotel.
Onlar dört saat boyunca asansörde mahsur kaldılar.They were stuck in the elevator for four hours.
Tom ve Mary iyi arkadaşlar olarak kaldılar.Tom and Mary remained good friends.
Tom ve Mary arkadaş kaldılar.Tom and Mary remained friends.
Tom ve Mary sessiz kaldılar.Tom and Mary kept silent.
Onlar her zaman geç kaldılar.They were always late.
Tom ve John akademide birlikte kaldılar.Tom and John roomed together at the academy.
Akşam yemeğine geç kaldılar.They were late for dinner.
Tom ve Mary Avustralya gezilerini iptal etmek zorunda kaldılar.Tom and Mary had to cancel their trip to Australia.
Tom ve Mary planlarını değiştirmek zorunda kaldılar.Tom and Mary had to change their plans.
Tom ve Mary dönüşlerini ertelemek zorunda kaldılar.Tom and Mary had to postpone their departure.
Tom ve Mary balaylarını ertelemek zorunda kaldılar.Tom and Mary had to postpone their honeymoon.
Tom ve Mary gezilerini ertelemek zorunda kaldılar.Tom and Mary had to postpone their trip.
İlgili Sayfalar