kaldık ile cümle
kaldık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Herhangi bir kira ödemeden altı yıl orada kaldık.Siamo rimasti lì per sei anni senza pagare l'affitto.
Herhangi bir kira ödemeden altı yıl orada kaldık.Spędziliśmy tam 6 lat, nie płacąc czynszu.
Herhangi bir kira ödemeden altı yıl orada kaldık.Vi höll till där i sex år utan att betala hyra.
Herhangi bir kira ödemeden altı yıl orada kaldık.We verbleven er zes jaar zonder huur te betalen.
Herhangi bir kira ödemeden altı yıl orada kaldık.Wir blieben 6 Jahre da, ohne Miete zu zahlen.
Herhangi bir kira ödemeden altı yıl orada kaldık.Zostali sme tam 6 rokov a neplatili žiaden nájom.
Herhangi bir kira ödemeden altı yıl orada kaldık.Μείναμε εκεί για έξι χρόνια, χωρίς να πληρώσουμε καθόλου ενοίκιο.
Herhangi bir kira ödemeden altı yıl orada kaldık.Ми залишились там на 6 років і не платили нічого за оренду.
Herhangi bir kira ödemeden altı yıl orada kaldık.Мы пробыли там шесть лет и ни разу не заплатили за аренду.
Herhangi bir kira ödemeden altı yıl orada kaldık.Останахме там шест години без да плащаме наем.
Herhangi bir kira ödemeden altı yıl orada kaldık.עבדנו שם במשך 6 שנים מבלי לשלם שכירות.
Herhangi bir kira ödemeden altı yıl orada kaldık.بقينا هناك لمدة ست سنوات دون دفع أي إيجار.
Herhangi bir kira ödemeden altı yıl orada kaldık.(笑)(拍手)
Her ikimiz de tanıdığımız insanlardan hiçbirine uymayan bu etiketler karşısında şaşırıp kaldık.A obě jsme se podivily nad tím, že tyto nálepky nesedí na nikoho, koho vlastně známe.
Her ikimiz de tanıdığımız insanlardan hiçbirine uymayan bu etiketler karşısında şaşırıp kaldık.Dan kita semua kagum pada label yang sesuai dengan tidak ada seorangpun yang benar-benar kita ketahui.
Her ikimiz de tanıdığımız insanlardan hiçbirine uymayan bu etiketler karşısında şaşırıp kaldık.E ambas admirámos os rótulos que não se enquadram em nenhuma das pessoas que realmente conhecemos.
Her ikimiz de tanıdığımız insanlardan hiçbirine uymayan bu etiketler karşısında şaşırıp kaldık.En we waren allebei verbaasd over de etiketten die op geen van de mensen die we kenden, pasten.
Her ikimiz de tanıdığımız insanlardan hiçbirine uymayan bu etiketler karşısında şaşırıp kaldık.그리고 우린, 우리가 실제로 아는 어떤 사람들도 그런 표현에 들어맞지 않는다는 것에
Her ikimiz de tanıdığımız insanlardan hiçbirine uymayan bu etiketler karşısında şaşırıp kaldık.Razem nie mogłyśmy się nadziwić tym etykietom, które nie pasowały do nikogo, kogo znałyśmy.
Her ikimiz de tanıdığımız insanlardan hiçbirine uymayan bu etiketler karşısında şaşırıp kaldık.Și am rămas uimite că aceste etichete nu se potrivesc nici unora dintre oamenii pe care îi cunoaștem.
Her ikimiz de tanıdığımız insanlardan hiçbirine uymayan bu etiketler karşısında şaşırıp kaldık.Und wir waren beide erstaunt über die Etiketten, die auf niemanden passten, den wir tatsächlich kannten.
Her ikimiz de tanıdığımız insanlardan hiçbirine uymayan bu etiketler karşısında şaşırıp kaldık.Y ambas nos asombramos de las etiquetas que no cuadran con ninguna de las personas que realmente conocemos.
Her ikimiz de tanıdığımız insanlardan hiçbirine uymayan bu etiketler karşısında şaşırıp kaldık.И двете се зачудихме на етикетите, които не подхождат на хората, които познаваме в действителност.
Her ikimiz de tanıdığımız insanlardan hiçbirine uymayan bu etiketler karşısında şaşırıp kaldık.И мы обе недоуменно взирали на эти ярлыки, абсолютно не подходившие ни к одному из наших знакомых.
Her ikimiz de tanıdığımız insanlardan hiçbirine uymayan bu etiketler karşısında şaşırıp kaldık.І ми обидвоє дивувались тому, що ті ярлики не пасують жодній людині котру ми, власне, знаємо.
Her ikimiz de tanıdığımız insanlardan hiçbirine uymayan bu etiketler karşısında şaşırıp kaldık.והיינו מופתעות מהתוויות שלא התאימו לאנשים
Her ikimiz de tanıdığımız insanlardan hiçbirine uymayan bu etiketler karşısında şaşırıp kaldık.ودهشنا كلينا بالعناوين التي كانت تطلق من كلا الطرفين والتي لا تنطبق على أي منها ..
Her ikimiz de tanıdığımız insanlardan hiçbirine uymayan bu etiketler karşısında şaşırıp kaldık.レッテルはどの知り合いにも 当てはまらないという事実に 驚愕しました
Içinde sadece iki hafta kaldıktan sonra Amerika'ya.America from Within nach einem Aufenthalt von nur zwei Wochen.
Içinde sadece iki hafta kaldıktan sonra Amerika'ya.America od znotraj, ko so bili le dva tedna.
Içinde sadece iki hafta kaldıktan sonra Amerika'ya.Amerika belül után tartózkodás mindössze két hét alatt.
Içinde sadece iki hafta kaldıktan sonra Amerika'ya.Amerika fra Inden efter et ophold på kun to uger.
Içinde sadece iki hafta kaldıktan sonra Amerika'ya.Amerika från Inom efter en vistelse på bara två veckor.
Içinde sadece iki hafta kaldıktan sonra Amerika'ya.Amerikassa sisällä oleskeltuaan vain kaksi viikkoa.
Içinde sadece iki hafta kaldıktan sonra Amerika'ya.Amerika van binnen na een verblijf van slechts twee weken.
Içinde sadece iki hafta kaldıktan sonra Amerika'ya.Amérique de l'intérieur après un séjour de deux semaines seulement.
Içinde sadece iki hafta kaldıktan sonra Amerika'ya.Ameryka od wewnątrz, po pobycie tylko dwa tygodnie.
Içinde sadece iki hafta kaldıktan sonra Amerika'ya.Dalam Amerika dari setelah tinggal hanya dua minggu.
Içinde sadece iki hafta kaldıktan sonra Amerika'ya.Do Ameriky z po pobyte iba dva týždne.
Içinde sadece iki hafta kaldıktan sonra Amerika'ya.Do Ameriky z po pobytu pouze dva týdny.
Içinde sadece iki hafta kaldıktan sonra Amerika'ya.In America da dopo un soggiorno di due settimane.
Içinde sadece iki hafta kaldıktan sonra Amerika'ya.두 주간의 숙박 후 내부에서 미국.
Içinde sadece iki hafta kaldıktan sonra Amerika'ya.America din cadrul după o şedere de doar două săptămâni.
Içinde sadece iki hafta kaldıktan sonra Amerika'ya.Mỹ từ Trong thời hạn sau một thời gian lưu trú chỉ có hai tuần.
Içinde sadece iki hafta kaldıktan sonra Amerika'ya.Μέσα από την Αμερική μετά από παραμονή δύο μόνο εβδομάδες.
Içinde sadece iki hafta kaldıktan sonra Amerika'ya.Америка зсередини після перебування всього два тижні.
Içinde sadece iki hafta kaldıktan sonra Amerika'ya.Америка изнутри после пребывания всего две недели.
Içinde sadece iki hafta kaldıktan sonra Amerika'ya.Америка отвътре след престой от само две седмици.
Içinde sadece iki hafta kaldıktan sonra Amerika'ya.أميركا من الداخل بعد بقاء اسبوعين فقط.
Içinde sadece iki hafta kaldıktan sonra Amerika'ya.私は私と一緒に貴重Mottyを取るのが大好きはずが、ときに彼貧しい少年は、その病気の取得
İnsanlar aslında işlerini yapmak için bir yerlere işe gitmek zorunda kaldıklarında.Als die Menschen woanders hingehen mussten, um zu arbeiten und um ihre Arbeit auszuführen.
İnsanlar aslında işlerini yapmak için bir yerlere işe gitmek zorunda kaldıklarında.Amikor az embereknek lényegében valahova máshova kellett dolgozni menniük és elvégezniük a munkát.
İnsanlar aslında işlerini yapmak için bir yerlere işe gitmek zorunda kaldıklarında.Când oamenii trebuiau să meargă la muncă și să îndeplinească o sarcină.
İnsanlar aslında işlerini yapmak için bir yerlere işe gitmek zorunda kaldıklarında.Cuando las personas básicamente tenían que ir a otro lugar a trabajar y desempeñar el trabajo.
İnsanlar aslında işlerini yapmak için bir yerlere işe gitmek zorunda kaldıklarında.Kiedy ludzie musieli zmienić pracę, i wykonywać ją.
İnsanlar aslında işlerini yapmak için bir yerlere işe gitmek zorunda kaldıklarında.사람들이 기본적으로 어딘가에 가서 일을하고 작업을 수행해야만 했을때 말이죠.
İnsanlar aslında işlerini yapmak için bir yerlere işe gitmek zorunda kaldıklarında.Quand les gens en gros ont été obligés de se déplacer pour aller au travail et l'effectuer.
İnsanlar aslında işlerini yapmak için bir yerlere işe gitmek zorunda kaldıklarında.Quando as pessoas tinham que ir para outro sítio para trabalhar e executar o seu trabalho.
İnsanlar aslında işlerini yapmak için bir yerlere işe gitmek zorunda kaldıklarında.Saat orang-orang harus pergi ke tempat lain untuk bekerja dan melakukan tugasnya.
İnsanlar aslında işlerini yapmak için bir yerlere işe gitmek zorunda kaldıklarında.Sostanzialmente quando la gente ha dovuto spostarsi per lavorare e per eseguire il lavoro.
İlgili Sayfalar