kaldı ile cümle
kaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom uçak kazasında hayatta kaldı.Tom survived the plane crash.
Aynı yerde tıkılı kaldım.I'm stuck in the same place.
Tom uyarı parmağını kaldırdı.Tom held up a warning finger.
Daha fazla çiçek sipariş etmek zorunda kaldım.I had to order more flowers.
CBS'in bu diziyi kaldırması gerekir.CBS should cancel this show.
Kaldırımlar bomboş.The sidewalks are deserted.
Kaldırımlar terk edilmiş.The sidewalks are deserted.
Ben aynı yerde kaldım.I stayed in the same place.
Tom şapkasını kibarca kaldırdı.Tom lifted his hat politely.
Bardaklarımızı bir tost için kaldıralım.Let's raise our glasses for a toast.
Dost bir biçimde kaldılar.They have stayed friendly.
Tom kibarca geri çevirmek zorunda kaldı.Tom had to politely decline.
Tom, Mary'nin yatmasına yardım etmek zorunda kaldı.Tom had to help Mary to bed.
Tom başka bir yol bulmak zorunda kaldı.Tom had to find another way.
Yeni yılın girmesine 5 dakika kaldı.It is only 5 minutes left for New Year.
Tom hayatta kaldığı için mutluyum.I'm happy Tom survived that.
Tom yan çizgide kaldı.Tom stayed on the sideline.
Tom neden hiç şaka kaldıramıyor?Why can't Tom take a joke?
İhtiyacım olan şey kaldıraçtır.What I need is leverage.
Tom bunu kaldıramadı.Tom couldn't live with it.
Tom sözüne bağlı kaldı.Tom stuck to his promise.
Tom bir şey söylemek zorunda kaldı.Tom had to say something.
Tom işini bırakmak zorunda kaldı.Tom had to leave his job.
Tom her zaman fakir kaldı.Tom always remained poor.
Tom neden ölmek zorunda kaldı?Why did Tom have to die?
Tom olduğu yerde kaldı.Tom stayed where he was.
Tom kamyonda kaldı.Tom stayed in the truck.
Tom feneri kaldırdı.Tom held up the lantern.
Tom yenilgiyi kabul etmek zorunda kaldı.Tom had to admit defeat.
Bütün zaman orada kaldı.He stayed there the whole time.
Tom hızlı düşünmek zorunda kaldı.Tom had to think fast.
Biz arkadaş kaldık.We remained friends.
Tom bile gülmek zorunda kaldı.Even Tom had to laugh.
Tom için ne kaldı?What's left for Tom?
Tom pozitif kaldı.Tom stayed positive.
Biz temasta kaldık.We stayed in touch.
Sadece sessiz kaldım.I just kept silent.
Beni kaldıramaz mısın?Can't you lift me?
Kadehini kaldır.Raise your glass.
Tom utangaç bir biçimde elini kaldırdı.Tom shyly raised his hand.
Mary utanarak elini kaldırdı.Mary shyly raised her hand.
Biz geceleyin Boston'da kaldık.We stayed overnight in Boston.
Biz birlikte oraya gitmek zorunda kaldık.We had to go there together.
Biz bütün gün evde kaldık.We stayed at home all day.
Birlikte yaşamak zorunda kaldık.We had to live together.
Kaldırım kenarına çok yakın durmayın.Don't stand so close to the curb.
Araba kazasında hayatta kaldım ve şimdi bir sigaraya ihtiyacım var.I survived the car accident and now I need a cigarette.
Çok fazla yiyecek kaldı.There is a lot of food left.
Tom ağırlık kaldırır.Tom lifts weights.
Annenin bakkaliyeleri kaldırmasına yardım et.Help your mother put away the groceries.
Yeni bir çizme almak zorunda kaldım.I had to buy a new pair of boots.
Tom oldukça geç kaldı.Tom was pretty late.
Kaldığın için sağ ol.Thank you for staying.
Tom farklı şeyler yapmak zorunda kaldı.Tom had to do different things.
Tom tekrar konuşmayı öğrenmek zorunda kaldı.Tom had to learn to talk again.
Tom teklifi geri çevirmek zorunda kaldı.Tom had to turn down the offer.
Utanarak "özür dilerim, geç kaldım" dedi."I'm sorry I was late," he said shyly.
Tom çok hastalandı ve eve gitmek zorunda kaldı.Tom got awfully sick and had to go home.
Tom o gece Jacksonlarla kaldı.Tom stayed with the Jacksons that night.
Tom benim kaldığım aynı otelde kalıyor.Tom is staying at the same hotel where I'm staying.
İlgili Sayfalar