kaldı ile cümle

kaldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Sen gerçekten geç kaldın.You're actually late.
Tekrar geç kaldın.You're back late.
Onun sesi azaldı ve sessiz kaldı.His voice trailed off and he remained silent.
Partide ne kadar süre kaldın?How long did you stay at the party?
Boston'da ne kadar süre kaldın?How long did you stay in Boston?
Baştan başlamak zorunda kaldım ve ben bundan hiç hoşlanmadım.I had to start from the beginning, and I didn't like that at all.
Tom kaldı mı?Did Tom stay?
Sadece Tom kaldı.Only Tom stayed.
Tom Mary'ye hayran kaldı.Tom admired Mary.
Tom geç kaldı.Tom is late.
Tom geride kaldı.Tom remained behind.
Tom sakin kaldı.Tom remained calm.
Tom harika kaldı.Tom remained cool.
Tom hareketsiz kaldı.Tom remained motionless.
Tom şaşkın kaldı.Tom remained puzzled.
Tom oturmuş kaldı.Tom remained seated.
Tom ayakta kaldı.Tom remained standing.
Tom durgun kaldı.Tom remained still.
Tom sabırlı kaldı.Tom remained stoic.
Tom uyanık kaldı.Tom stayed awake.
Tom yakın kaldı.Tom stayed close.
Tom burada kaldı.Tom stayed here.
Tom dışarıda kaldıTom stayed outside.
Tom yatıya kaldı.Tom stayed over.
Tom güçlü kaldı.Tom stayed strong.
Tom orada kaldı.Tom stayed there.
Tom beklemede kaldı.Tom stood by.
Dondu kaldı.Tom stood frozen.
Kardan mahsur kaldık.We're snowed in.
Biz zaten geç kaldık.We're already late.
Arkadaşların geç kaldılar.Your friends are late.
Güçlükle hayatta kaldık.We barely survived.
Geride kaldık.We stayed back.
Açık kaldık.We stayed clear.
İçeride kaldık.We stayed inside.
Onların hepsi nefes nefese kaldı.They all gasped.
Onlar arkadaş kaldılar.They stayed friends.
Onlar çok geç kaldı.They're too late.
Tom beni kaldırdı.Tom raised me.
Herkes sessiz kaldı.Everyone kept quiet.
Herkes sakin kaldı.Everyone stayed calm.
Herkes ayakta kaldı.Everyone stayed standing.
Geç kaldım.I was late.
Kapıda kaldım.I'm locked out.
O, alışıldığı şekilde geç kaldı.She is habitually late.
Onu yukarı kaldır.Lift it up.
Onu kaldır.Put that away.
Taktiklerimizi değiştirmek zorunda kaldık.We were forced to change our tactics.
Çok denedim ama vazgeçmek zorunda kaldım.I tried hard, but I had to give up.
Biz bir dağ evinde kaldık.We stayed in a chalet.
Kim seni kaldırdı?Who raised you?
Onu kim kaldırdı?Who removed it?
Arkadaşının işine hayran kaldı.He admired his friend's work.
Biz konuşuyorken o sessiz kaldı.He kept quiet while we were talking.
O, gücünü göstermek için bağajı kaldırdı.He lifted the trunk to show off his strength.
Parasız kaldım.I'm in a jam.
Patron ona biraz avans para vermek zorunda kaldı.The boss had to advance him some money.
Onun işi başarısız olduğunda, o beş parasız kaldı.When his business failed, he was left penniless.
Lütfen acele et. Zaten geç kaldıkPlease hurry. We're late already.
Biz biraz geç kaldık.We arrived a little late.
İlgili Sayfalar