Beklemek ve görmek zorunda kalacaksın.You'll have to wait and see.
Bu sınavda başarısız olursan, kursu tekrar etmek zorunda kalacaksın.If you flunk this exam, you'll have to repeat the course.
Bir süre burada bizimle kalacaksın.For a while you will stay here with us.
Onunla ilgilenmek zorunda kalacaksın.You're going to have to deal with that.
Bununla yüzleşmek zorunda kalacaksın.You will have to face it.
Fransa'da ne kadar zaman kalacaksın?How much time are you going to stay in France?
Bir bilet almak için en azından bir saat beklemek zorunda kalacaksın.In order to buy a ticket, you'll have to wait at least an hour.
Halanın evinde ne kadar kalacaksın?How long will you be at your aunt's house?
Ne kadar süre Oxford'da kalacaksın?How long are you going to be in Oxford for?
Eğer özgürlük istiyorsan, ebeveynlerinle yüzleşmek zorunda kalacaksın.If you want freedom, you'll have to face your parents.
Kaç gece kalacaksın?How many nights will you stay?
Bunu tertemiz yapmak zorunda kalacaksın.You'll have to clean this up.
Birkaç zorluğun üstesinden gelmek zorunda kalacaksın.You'll have to overcome a few difficulties.
En fazla, sadece otuz dakika geç kalacaksın.At the most, you'll only be 30 minutes late.
Burada mı kalacaksın yoksa gidecek misin?Are you going to stay here or are you going to go?
Boston'da ne kadar kalacaksın?How long are you going to stay in Boston?
Acele et yoksa geç kalacaksın.Hurry up, otherwise you'll be late.
Daha çok yemek pişirmek zorunda kalacaksın.You'll have to cook more food.
Sen terk etmek zorunda kalacaksın.You're going to have to leave.
Şimdi ne kadar çok yaparsan, yarın o kadar az yapmak zorunda kalacaksın.The more you do now, the less you'll have to do tomorrow.
Bir tane istiyorsan, kendininkini bulmak zorunda kalacaksın.If you want one, you'll have to find your own.
Yemek pişirmeyi öğrenmek zorunda kalacaksın.You'll have to learn to cook.
Sen hala oturmayı öğrenmek zorunda kalacaksın.You'll have to learn to sit still.
Acele edin kızlar, geç kalacaksınız.Hurry up, girls, you're going to be late.
Acele edin arkadaşlar, geç kalacaksınız.Hurry up, guys, you're going to be late.
Yalnız gitmek zorunda kalacaksın.You're going to have to go alone.
Hayatta kalacaksın.You will survive.
Burada kalacaksın.You'll stay here.
Koyunu öldürdükten sonra onun derisini yüzmek zorunda kalacaksın.After you kill the sheep, you'll have to skin it.
Gitmezsen, özür dilemek zorunda kalacaksın.If you don't go, you'll have to apologize.
Doğrudan havaalanına git. Yoksa geç kalacaksın.Go directly to the airport. Otherwise, you'll be late.
Bence memnun kalacaksın.I think you'll be pleased.
Bence memnun kalacaksınız.I think you'll be pleased.
Bence çok memnun kalacaksın.I think you'll be very pleased.
Bence çok memnun kalacaksınız.I think you'll be very pleased.
Sen Sile'nin evinde kalacaksın.You'll stay in Síle's house.
Cevabı bilmek istiyorsan Tom'a sormak zorunda kalacaksın.You'll have to ask Tom if you want to know the answer.
Onun hakkında Tom'a sormak zorunda kalacaksın. Ben bilmiyorum.You'll have to ask Tom about that. I don't know.
Patron olmak zorunda kalacaksın.You'll have to be the boss.
İşe geç kalacaksın.You'll be late for work.
Terk etmek zorunda kalacaksın.You'll have to leave.
Ödemek zorunda kalacaksın.You'll have to pay.
Gitmek zorunda kalacaksın.You'll have to go.
Onu Tom'la tartışmak zorunda kalacaksın.You'll have to discuss that with Tom.
Daha özel olmak zorunda kalacaksın.You'll have to be more specific.
Ne içmek zorunda kalacaksın?What'll you have to drink?
Acele etsen iyi olur, aksi takdirde randevun için geç kalacaksın.You'd better hurry, otherwise you'll be late for your appointment.
Acele etsen iyi olur, yoksa geç kalacaksın.You'd better hurry, otherwise you'll be late.
Şimdi gitsen iyi olur, yoksa geç kalacaksın.We'd better leave now, otherwise we'll be late.
"Bugün ofiste ne kadar kalacaksın?" "Uzun bir süre için. Ben nöbetteyim.""How long will you be in the office today?" "For a long time. I'm on call."
Arabayı kriko ile kaldırmak zorunda kalacaksın.You'll have to jack up the car.
Kaç kez dişçiye gitmek zorunda kalacaksın?How many times will you have to go to the dentist?
Onu pratik yapmak zorunda kalacaksın.You'll have to practice it.
Sonunda Tom'a söylemek zorunda kalacaksın.Eventually you'll have to tell Tom.
Nerede kalacaksın?Where will you stay?
Boston'da kaç gün kalacaksın?How many days will you stay in Boston?
Boston'da ne kadar süre kalacaksın?How much time are you going to stay in Boston?
Bütün gün yatakta mı kalacaksın?Are you going to stay in bed all day?
Çağırılıncaya kadar burada kalacaksın.You will remain here until you are summoned.
İkiniz de bundan daha iyisini yapmak zorunda kalacaksınız.You'll both have to do better than that.