Çocuklar yerde uyumak zorunda kalacaklar gibi.It seems that the children will have to sleep on the floor.
Büyük olasılıkla, bir hafta uzak kalacaklar.In all likelihood, they'll be away for a week.
Giderlerini kısmak zorunda kalacaklar.They will have to cut down their expenses.
Komutan kalacaklarını söyledi.The commander said they would stay.
Onlar ne kadar zaman kalacaklar?How long will they stay?
Bana geç kalacaklar gibi görünüyor.It seems to me that they will be late.
Onlar beklemek zorunda kalacaklar.They'll have to wait.
Gelecek nesiller senin heykeline hayran kalacaklar.Future generations will admire your statue.
Beklemek zorunda kalacaklarını onlara söyle.Tell them they're going to have to wait.
Benimle kalacaklar.They'll stay with me.
Onlar burada kalacaklar.They are here to stay.
Kızlar bu akşam geç kalacaklar.The girls are going to be late this evening.
Sanıyorumki evlerini satmak zorunda kalacaklar.I think that they will need to sell their house.
Biz bütün çocukların birlikte kalacakları konusunda anlaştık.We agreed that all the kids would stay together.
Tom ve Mary yemek için kalacaklar.Tom and Mary will stay for dinner.
Hem Tom hem de Mary geç kalacaklarını söylediler.Both Tom and Mary said that they were going to be late.
Tom ve Mary birlikte çalışmak zorunda kalacaklar.Tom and Mary are going to have to work together.
Birkaç gün boyunca burada kalacaklar.They are going to stay here for several days.
Örneğin, Konstantinopolis'a gönderilen elçililer genellikle yıllarca kalacaklardı.For example, embassies to Constantinople would often stay on for years.
Kornilov Olayına dek hapiste kalacaklardır.Kornilov was taken into custody.
Eğer üvendire onları dürtmese, çuvallarına tıkılmış olarak mı kalacaklardır?And if they eat his flesh, is it not within them?"
Burada dokuz yıl kalacaklardı.He remained there nine years.
Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedi kalacakları cennetlere sokacaktır.And He will admit them to Gardens beneath which Rivers flow, to dwell therein (for ever).
Bunlar Lozan Antlaşması bitimine kadar bölgemizde kalacaklardır.We shall keep this on our agenda until the evil is ended.
Tesise giren ekip kısa bir süre sonra korkunç bir gerçekle karşı karşıya kalacaklardır.The brothers soon witness something truly awful.
Gerçekten önemli bazı şeyleri yapmakta da fazlasıyla iyi olmak zorunda kalacaklar.They're going to have to be far bettter at doing some really important things.
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""These boys will have to live with this the rest of their lives."
Şimdi bu borçtan kurtulmak zorunda kalacaklar.Insurance Company 1. Now they're going to have to unload that debt.
Ayakta kalacaklarını hiçbir zaman düşünmedim zaten.I never thought it would survive.
Fakat sayı olarak kalacaklar, organizmaya dönüşemeyecekler.But they're just going to stay numbers; they're not going to become organisms.
- Ben de üzülüyorum.. çünkü doktor masrafını ödemek zorunda kalacaklar. - Evet.I just feel sorry for their parents because they have to pay the medical bills.
Ve orada kalacaklar.And they will stay there.
Ne kadar kalacaklar?How long are they going to stay?
Bankalar, bu CDO'ların kendi bilançolarındaki değerini 200 milyon $'a indirmek zorunda kalacaklar.They would have to mark this down to $200 million.
Doğdukları andan kendi başlarına kalacakları ana dek 12 güne ihtiyaçları var.They only need 12 days from the moment they're born until they're on their own.
HIV'sız kişiler nasıl böyle... ...kalacaklarını bilmelidirler.Those who are HlV-negative must know how to stay negative.
"Rab Pershore burada kalacaklar gece, Jeeves, "Ben soğuk bir tavırla."Lord Pershore will be staying here from to-night, Jeeves," I said coldly.
Çünkü bir kez öğrendikleri zaman, ona sadık kalacaklar.Because once they learn it, they will stay with it.
Böyleleri yaşlanınca da meyve verecek, Taptaze ve yeşil kalacaklar.They will still bring forth fruit in old age. They will be full of sap and green,
İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar ise ateş halkıdır, onlar orada ebedi kalacaklardır.But those who deny and reject Our signs will belong to Hell, and there abide unchanged."
İnanıp yararlı işler yapanlara gelince, onlar da cennet halkıdır, orada sürekli kalacaklardır.But those who believe and do good deeds are people of Paradise, and shall live there forever.
(O da) onları aydınlıktan karanlıklara çıkarır. Onlar ateş halkıdır, orada ebedi kalacaklardır.They are the residents of Hell, and will there for ever abide.
(Allah onu affeder). Kim tekrar (ribaya) dönerse onlar ateş halkıdır, orada ebedi kalacaklardır.But those who revert to it again are the residents of Hell where they will abide for ever.
Yüzleri ağaranlar ise Allah'ın rahmeti içindedirler, orada sürekli kalacaklardır.And those with bright faces shall be under God's grace and enjoy it for ever.
Onlar ateş halkıdır; onlar orada sürekli kalacaklardır.They are the residents of Hell where they will live for ever.
Sadece cehennemin yoluna (iletecek ve) orada sürekli kalacaklardır. Bu da Allah'a çok kolaydır.Except to Hell, where they will abide for ever; and this is how (the law of God) works inevitably.
Onlar için altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler vardır."For them will be gardens with streams running by, where they will for ever abide."
Onların yaptıkları işler, boşa çıkmıştır. Ve onlar, ateşte sürekli kalacaklardır.Meaningless will be their acts, and in Hell they will bide for ever,
Orada ebedi kalacaklardır.Which they will enjoy for ever.
Allah, onlar için altlarından ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır.God has provision for them of gardens with Streams of running water, where they will abide for ever.
İşte onlar cennet halkıdır, orada ebedi kalacaklardır.They are people of Paradise, where they will abide for ever.
Gökler ve yer durdukça orada sürekli kalacaklardır. Meğer Rabbin, çıkmalarını dilemiş olsun.Where they will dwell so long as heaven and earth endure, unless your Lord will otherwise.
Onlar orada sürekli kalacaklardır.They are the inmates of Hell, where they will abide for ever.
Orada sürekli kalacaklardır. Oradan hiç ayrılmak istemezler.Where they will abide for ever, never wanting a change.
Sürekli olarak o yükün altında kalacaklardır.And will live for ever under it.
Şimdi sen ölürsen onlar ebedi mi kalacaklar?So then if you die, will they live ever after?
Eğer onlar tanrı olsalardı oraya girmezlerdi. Oysa hepsi orada sürekli kalacaklardır.Had they really been gods they would not have entered it: They will all abide in it for ever.
Onlar (en yüksek cennet olan) Firdevs'e varis olacaklar, orada ebedi kalacaklardır.Who will inherit Paradise, and live in it for ever.
O gün cennet halkının kalacakları yer daha iyi, dinlenip safa sürecekleri yer daha güzeldir.The inmates of Paradise will have a better abode that day, and a better resting place.
Orada ebedi kalacaklardır. Ne güzel karargah ve ne güzel makamdır orası!And abide there for ever: What an excellent destination and abode!