Ana içeriğe geç
Sözlük

kalacak ile cümle

kalacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom gelecek pazartesiye kadar burada kalacak.Tom will stay here till next Monday.
Bence Tom geç kalacak.I think Tom will late.
Tüm hafta boyunca Boston'da kalacak mısın?Will you stay in Boston all week?
Tom bunu yarın yapmak zorunda kalacak.Tom will have to do that tomorrow.
Tom, Mary'nin kalacak bir yeri olmadığını söyledi.Tom said Mary didn't have a place to stay.
Mary giderse Tom yalnız kalacak.Tom is going to be lonely if Mary leaves.
Bunu yapmak zorunda kalacaksın.You'll have to do that.
Tom pazartesine kadar Boston'da kalacak.Tom will stay in Boston until Monday.
Tom geç kalacak gibi görünüyor.It looks like Tom will be late.
Yemeğe başka kimler kalacak?Who else will be eating with us?
Tom ve Mary yemek için kalacaklar.Tom and Mary will stay for dinner.
Sami doğal hayatının geri kalanında hapishanede kalacak.Sami will remain in jail for the rest of his natural life.
Sami bu belgeyi imzalamak zorunda kalacak.Sami will have to sign this document.
Sami bu dökümanı imzalamak zorunda kalacak.Sami will have to sign this document.
Mary onu kendi başına yapmak zorunda kalacak.Mary will have to do that herself.
Tom önümüzdeki üç hafta boyunca bizimle kalacak.Tom is going to be staying with us for the next three weeks.
Tom buna yapmaya alışmak zorunda kalacak.Tom is going to have to get used to doing that.
Tom bu sabah işe geç kalacak.Tom is going to be late for work this morning.
Tom kendine daha iyi bakmak zorunda kalacak.Tom will have to take better care of himself.
Tom Boston'da kaç ay daha kalacak?How many more months will Tom stay in Boston?
Tom Pazartesi gününe kadar Boston'da kalacak.Tom is going to stay in Boston until Monday.
Tom bir süre burada kalacak.Tom is going to be staying here for a while.
Tom önümüzdeki ekim'e kadar evsiz kalacak.Tom is going to be homeless by next October.
Tom önümüzdeki ay bizimle Boston'da kalacak.Tom will stay in Boston with us next month.
Tom kendi başına bununla ilgilenmek zorunda kalacak.Tom will have to deal with that on his own.
Tom yerde yatmak zorunda kalacak.Tom is going to have to sleep on the floor.
Tom her şeyin bedelini ödemek zorunda kalacak.Tom is going to have to pay for everything.
Bu gece Tom burada bizimle kalacak.Tom is going to stay here with us tonight.
Tom üç hafta burada kalacak.Tom is going to stay here for three weeks.
Tom bunu başka yerde yapmak zorunda kalacak.Tom is going to have to do that elsewhere.
Tom buna alışmak zorunda kalacak.Tom will have to get used to doing that.
Tom bugün eve yürümek zorunda kalacak.Tom is going to have to walk home today.
Tom da bunu yapmak zorunda kalacak.Tom is going to have to do that as well.
Tom onun yaptığı ile yaşamak zorunda kalacak.Tom will have to live with what he did.
Tom kendi başına gitmek zorunda kalacak.Tom is going to have to go by himself.
Tom bunu tekrar yapmak zorunda kalacak.Tom is going to have to do that again.
Tom akşam yemeği için kalacak.Tom is going to be staying for dinner.
Tom bundan daha iyisini yapmak zorunda kalacak.Tom will have to do better than that.
Tom'un kalacak bir yere ihtiyacı olacak.Tom is going to need a place to stay.
Bu gece kalacak bir yerim yok.I don't have a place to stay tonight.
Tom her şeyi ödemek zorunda kalacak.Tom will have to pay for everything.
Tom akşam yemeğine geç kalacak.Tom is going to be late for dinner.
Tom bir hastaneye gitmek zorunda kalacak.Tom will have to go to a hospital.
Tom bu gece burada kalacak.Tom is going to stay here tonight.
Tom bunu yapmayı bırakmak zorunda kalacak.Tom will have to stop doing that.
Tom bir süre kalacak.Tom will be staying for a while.
Eğer gidersen Tom yalnız kalacak.Tom will be lonely if you leave.
Tom muhtemelen yalnız kalacak.Tom is likely going to be alone.
Sadece sabırlı olmak zorunda kalacaksın.You'll just have to be patient.
Tom daha fazla çalışmak zorunda kalacak.Tom will have to study harder.
Tom daha sıkı çalışmak zorunda kalacak.Tom will have to try harder.
Tom bunun bedelini ödemek zorunda kalacak.Tom will have to pay for it.
Tom da bugün geç kalacak.Tom will be late today, too.
Tom bunu yapmak zorunda kalacak.Tom will have to do it.
Gelecek yıl Boston'a gitmek zorunda kalacaksın.You'll have to go to Boston next year.
Hem Tom hem de Mary geç kalacaklarını söylediler.Both Tom and Mary said that they were going to be late.
Tom gelecek yıl ahırını boyamak zorunda kalacak.Tom is going to have to paint his barn again next year.
Tom bir kaç hafta hastanede kalmak zorunda kalacak.Tom will have to stay in the hospital for a few weeks.
Tom bazı çok zor seçimler yapmak zorunda kalacak.Tom is going to have to make some very tough choices.
Tom yarın bununla uğraşmak zorunda kalacak.Tom is going to have to deal with that tomorrow.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod