Bütün gece burada mı kalacaksın?Θα μείνεις εδώ όλη νύχτα;
Bütün ülkede›› diyor RAB, ‹‹Halkın üçte ikisi vurulup ölecek, Üçte biri sağ kalacak.dan di seluruh negeri dua pertiga dari penduduknya akan tewas
Bütün ülkede›› diyor RAB, ‹‹Halkın üçte ikisi vurulup ölecek, Üçte biri sağ kalacak.Dans tout le pays, dit l`Éternel, Les deux tiers seront exterminés, périront, Et l`autre tiers restera.
Bütün ülkede›› diyor RAB, ‹‹Halkın üçte ikisi vurulup ölecek, Üçte biri sağ kalacak.În toată ţara, zice Domnul, două treimi vor fi nimicite, vor pieri, iar cealaltă treime va rămînea.
Bütün ülkede›› diyor RAB, ‹‹Halkın üçte ikisi vurulup ölecek, Üçte biri sağ kalacak.In tutto il paese, - oracolo del Signore - due terzi saranno sterminati e periranno; un terzo sarà conservato
Bütün ülkede›› diyor RAB, ‹‹Halkın üçte ikisi vurulup ölecek, Üçte biri sağ kalacak.여호와가 말하노라 이 온 땅에서 삼분지 이는 멸절하고 삼분지 일은 거기 남으리니
Bütün ülkede›› diyor RAB, ‹‹Halkın üçte ikisi vurulup ölecek, Üçte biri sağ kalacak.Og i hele Landet lyder det fra HERREN, skal to Tredjedele udryddes og udånde, men een Tredjedel skal levnes.
Bütün ülkede›› diyor RAB, ‹‹Halkın üçte ikisi vurulup ölecek, Üçte biri sağ kalacak.Og i hele landet, sier Herren, skal to tredjedeler utryddes og omkomme, bare en tredjedel skal levnes der.
Bütün ülkede›› diyor RAB, ‹‹Halkın üçte ikisi vurulup ölecek, Üçte biri sağ kalacak.Tweederde van het volk Israël zal worden uitgeroeid en sterven, maar éénderde zal in het land overblijven.
Bütün ülkede›› diyor RAB, ‹‹Halkın üçte ikisi vurulup ölecek, Üçte biri sağ kalacak.И будет на всей земле, говорит Господь, две части на ней будут истреблены, вымрут, а третья останется на ней.
Bütün ülkede›› diyor RAB, ‹‹Halkın üçte ikisi vurulup ölecek, Üçte biri sağ kalacak.והיה בכל הארץ נאם יהוה פי שנים בה יכרתו יגועו והשלשית יותר בה׃
Bütün ülkede›› diyor RAB, ‹‹Halkın üçte ikisi vurulup ölecek, Üçte biri sağ kalacak.ويكون في كل الارض يقول الرب ان ثلثين منها يقطعان ويموتان والثلث يبقى فيها.
Bütün ülkede›› diyor RAB, ‹‹Halkın üçte ikisi vurulup ölecek, Üçte biri sağ kalacak.耶 和 華 說 、 這 全 地 的 人 、 三 分 之 二 、 必 剪 除 而 死 、 三 分 之 一 仍 必 存 留
Bütün ülkede›› diyor RAB, ‹‹Halkın üçte ikisi vurulup ölecek, Üçte biri sağ kalacak.耶和華 說 、 這全 地 的 人 、 三分之二 、 必 剪除 而 死 、 三分之一 仍 必 存留
Bu yakalamak için, o bir koşuşturma içinde gitmek zorunda kalacak.Aby złapać tego jednego, będzie musiał pójść w szalonym pędzie.
Bu yakalamak için, o bir koşuşturma içinde gitmek zorunda kalacak.Chytiť, že jeden by musel ísť v šialenom zhone.
Bu yakalamak için, o bir koşuşturma içinde gitmek zorunda kalacak.Chytit, že jeden by musel jít v šíleném spěchu.
Bu yakalamak için, o bir koşuşturma içinde gitmek zorunda kalacak.Để bắt rằng một trong những, ông sẽ phải đi trong một bùng nổ.
Bu yakalamak için, o bir koşuşturma içinde gitmek zorunda kalacak.Để bắt rằng một trong những, ông sẽ phải đi vào một cuộc chạy đua điên.
Bu yakalamak için, o bir koşuşturma içinde gitmek zorunda kalacak.Elkapni, hogy egy, volna menni egy őrült rohanás.
Bu yakalamak için, o bir koşuşturma içinde gitmek zorunda kalacak.For at fange, at en, ville han have til at gå i en gal kapløb.
Bu yakalamak için, o bir koşuşturma içinde gitmek zorunda kalacak.För att fånga den där, skulle han behöva gå i en galen kapplöpning.
Bu yakalamak için, o bir koşuşturma içinde gitmek zorunda kalacak.Kiinni, että yksi, hän olisi mennä hullun kiire.
Bu yakalamak için, o bir koşuşturma içinde gitmek zorunda kalacak.그 하나를 잡으려고, 그는 화를 서두를 가야 할 것입니다.
Bu yakalamak için, o bir koşuşturma içinde gitmek zorunda kalacak.Para atrapar a ese, que tendría que ir en tropel.
Bu yakalamak için, o bir koşuşturma içinde gitmek zorunda kalacak.Para pegar esse, ele teria que ir em uma corrida louca.
Bu yakalamak için, o bir koşuşturma içinde gitmek zorunda kalacak.Pentru a prinde ca unul, el ar trebui să meargă într-o grabă nebună.
Bu yakalamak için, o bir koşuşturma içinde gitmek zorunda kalacak.Per catturare quello, avrebbe dovuto andare in fretta e furia.
Bu yakalamak için, o bir koşuşturma içinde gitmek zorunda kalacak.Pour attraper celui-là, il aurait à aller dans une course folle.
Bu yakalamak için, o bir koşuşturma içinde gitmek zorunda kalacak.Te vangen dat een, zou hij moeten gaan in een gekke rush.
Bu yakalamak için, o bir koşuşturma içinde gitmek zorunda kalacak.Um den Rückstand, dass man, würde er sich in eine halsbrecherische Jagd zu gehen.
Bu yakalamak için, o bir koşuşturma içinde gitmek zorunda kalacak.Untuk menangkap yang satu itu, ia akan harus pergi terburu-buru gila.
Bu yakalamak için, o bir koşuşturma içinde gitmek zorunda kalacak.Za ulov, da je ena, bi moral iti v nori naglici.
Bu yakalamak için, o bir koşuşturma içinde gitmek zorunda kalacak.Για να πιάσουν εκείνο το ένα, θα πρέπει να πάμε σε μια τρελή βιασύνη.
Bu yakalamak için, o bir koşuşturma içinde gitmek zorunda kalacak.За да хванеш, че един, той ще трябва да отидат в един луд прилив.
Bu yakalamak için, o bir koşuşturma içinde gitmek zorunda kalacak.Чтобы поймать, что один, ему придется идти в безумный порыв.
Bu yakalamak için, o bir koşuşturma içinde gitmek zorunda kalacak.Щоб зловити, що один, йому доведеться йти в божевільний порив.
Bu yakalamak için, o bir koşuşturma içinde gitmek zorunda kalacak.כדי לתפוס אחד, הוא היה צריך ללכת בחיפזון מטורף.
Bu yakalamak için, o bir koşuşturma içinde gitmek zorunda kalacak.للقبض على أن واحدا ، وقال انه يجب أن تذهب في الاندفاع المجنون.
Bu yakalamak için, o bir koşuşturma içinde gitmek zorunda kalacak.サンプルの収集は、まだ荷物をまとめていなかった、と彼は本当に、特に感じませんでした
Bu yine 16 x artı 14 olarak kalacak.그냥 16x + 14 입니다
Büyükbaba, biraz daha hızlı ol. Geç kalacaksın!Bunicule, mergi putin mai repede, o sa intarzii!
Bu yüzden denklemin sol tarafında elimizde sadece x kalacak. -3 szorozva valamennyi osztva hárommal az akkor csak ez a valamennyi lesz. Csak az x marad meg a bal oldalon.
Bu yüzden denklemin sol tarafında elimizde sadece x kalacak. -Dostajemy po lewej stronie samego x.
Bu yüzden denklemin sol tarafında elimizde sadece x kalacak. -Vi får altså kun x på venstre side.
Bu yüzden denklemin sol tarafında elimizde sadece x kalacak. -그러므로 좌변에는 x가 남습니다
Bu yüzden denklemin sol tarafında elimizde sadece x kalacak. -残りますね。 一方、右辺の
‹‹Çakalların uğrağı Hasor, Sonsuza dek viran kalacak, Orada kimse oturmayacak, İnsan oraya yerleşmeyecek.››Hazor bliver Sjakalers Bo, en Ørken til evig Tid; der skal ej bo et Menneske, ej dvæle et Menneskebarn.
‹‹Çakalların uğrağı Hasor, Sonsuza dek viran kalacak, Orada kimse oturmayacak, İnsan oraya yerleşmeyecek.››Hazor será morada de chacales, perpetua desolación. No morará allí nadie, ni la habitará hijo de hombre.
‹‹Çakalların uğrağı Hasor, Sonsuza dek viran kalacak, Orada kimse oturmayacak, İnsan oraya yerleşmeyecek.››I bude Azor příbytkem draků, pustinou až na věky; neosadí se tam žádný, aniž bude bydleti v něm syn člověka.
‹‹Çakalların uğrağı Hasor, Sonsuza dek viran kalacak, Orada kimse oturmayacak, İnsan oraya yerleşmeyecek.››하솔은 시랑의 거처가 되어 영원히 황무하리니 거기 거하는 사람이나 그 중에 우거하는 아무 인자가 없게 되리라
‹‹Çakalların uğrağı Hasor, Sonsuza dek viran kalacak, Orada kimse oturmayacak, İnsan oraya yerleşmeyecek.››והיתה חצור למעון תנים שממה עד עולם לא ישב שם איש ולא יגור בה בן אדם׃
‹‹Çakalların uğrağı Hasor, Sonsuza dek viran kalacak, Orada kimse oturmayacak, İnsan oraya yerleşmeyecek.››وتكون حاصور مسكن بنات آوى وخربة الى الابد. لا يسكن هناك انسان ولا يتغرب فيها ابن آدم
‹‹Çakalların uğrağı Hasor, Sonsuza dek viran kalacak, Orada kimse oturmayacak, İnsan oraya yerleşmeyecek.››夏 瑣 必 成 為 野 狗 的 住 處 、 永 遠 淒 涼 . 必 無 人 住 在 那 裡 、 也 無 人 在 其 中 寄 居
‹‹Çakalların uğrağı Hasor, Sonsuza dek viran kalacak, Orada kimse oturmayacak, İnsan oraya yerleşmeyecek.››夏瑣必 成 為野 狗 的 住處 、 永遠淒涼 . 必無人 住在 那 裡 、 也無人 在 其中 寄居
"Cin epey bir sabit kalacak gibi gozukuyordu... o kadar uzun ki tum zenginlikler onun oluncaya kara..."중국은 오랫동안 움직이지 않는 것 처럼 보였는데 분명 오래 전 그들의 법과 제도의 특성과 일치하는
"Cin epey bir sabit kalacak gibi gozukuyordu... o kadar uzun ki tum zenginlikler onun oluncaya kara..."נראה שסין שרויה בקיפאון זמן רב ומן הסתם השיגה מזמן את מלוא העושר
"Cin epey bir sabit kalacak gibi gozukuyordu... o kadar uzun ki tum zenginlikler onun oluncaya kara..."الصين تبدو ساكنة بلا حراك، ومن المحتمل أنها قد حصلت على كامل الإعجاب والإحترام للثراء منذ فترة طويلة
"Cin epey bir sabit kalacak gibi gozukuyordu... o kadar uzun ki tum zenginlikler onun oluncaya kara...あらゆる富を とても古くから集積した 中国の法制度がそれを後押しした
‹‹Çoluk çocuğumuz, sığırlarımızla öbür hayvanlarımız burada, Gilat kentlerinde kalacak.A mi kicsinyeink, feleségeink, juhaink és mindenféle barmaink ott lesznek Gileád városaiban;