kalacağım ile cümle

kalacağım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom’la Boston’da kalacağım.I'm going to stay with Tom in Boston.
Boston'daki amcamla kalacağım.I'll stay with my uncle in Boston.
Gelecek yaz Boston'a gitmek zorunda kalacağım gibi görünüyor.It looks like I may have to go to Boston next summer.
Tom'un evinde kalacağım.I'll stay at Tom's house.
Bunun hakkında Tom'la konuşmak zorunda kalacağım.I'll have to talk to Tom about it.
Ben burada kalacağım ve sana eşlik edeceğim.I'll stay here and keep you company.
Tom çıkana kadar kalacağım.I'll stay until Tom leaves.
Tam arkanda kalacağım.I'll stay right behind you.
Gelecek hafta Boston'da kalacağım.I'll be staying in Boston all next week.
Beni istediğin kadar yanında kalacağım.I'll stay with you as long as you want me to.
Kesinlikle birkaç günlüğüne Boston'da kalacağım.I'll definitely stay in Boston for a few days.
Bir arkadaşımın evinde kalacağım.I'm going to stay at a friend's house.
Bir arkadaşta kalacağım.I'm going to stay at a friend's house.
Sen gidince yalnız kalacağım.I'm going to be lonely when you leave.
Tom'a o konuda sessiz kalacağımı söyledim.I told Tom that I'd keep quiet about that.
Sen nereye gidersen ben de oraya gideceğim, sen nerede kalırsan ben de orada kalacağım.Wherever you go, there you are.
Eğer iyi bir şey gelirse burada kalacağım. " dedi.If something good came along I'd stay, though."
Bir zombi olarak uyanacak ve ben onu öldürmek zorunda kalacağım!" diye bağırır.When defeated, he has a tendency of yelling; "I'LL GET YOU NEXT TIME!
Yaratıldığım günden beri demokratça yaşadım, ölünceye kadar da demokrat kalacağım.I can participate by staying a Democrat.
Yakında o gidecek ben kalacağım.I’ll be out soon.
Eğer çok üstüme gelirseniz, sonunda 7. maddeye sığınmak zorunda kalacağım.If you ask me to do that I'm just going to end up in Chapter 7 eventually.
Hep yanınızda kalacağımI'll stay right here
Bu, bu olacak-- Bu renkte kalacağım.So this is going to be-- I'll stay color coded.
Tamam. Bende avukatınla görüşmek zorunda kalacağımWell, I'll have to talk to your lawyer.
Evet, onlarla iletişim halinde kalacağım.Biz çok şanslıyız,Yes, I'll, you know, be in touch.
Bugünden itibaren ben de sarayda kalacağım.Today is also my... first day entering the palace.
Şimdi de yalnız kalacağım diye korkuyorum.Now I'm just afraid of being without you.
Otuz bes sene kalacagimi dusunuyorum -- belki olurum.I think I'm going to stay for 35. Maybe -- maybe I'll die.
Efendim. Yoluna devam et! Geç kalacağım.Leaving.
Ve bir kanser uzmanı olarak, işsiz kalacağım günleri dört gözle bekliyorum.And as a cancer doctor, I'm looking forward to being out of a job.
Zaten orada bir kaç gün kalacağımızı zannediyordum, çünkü benim isteğim bu doğrultudaydı.I thought we were only gonna be there for a few days anyhow, that's what I wanted.
Bu eşittir--ve tekrar yeşile bağlı kalacağım.This'll be equal to-- and I'll just stick to the green.
Yalnızca doğum günü kıyafetimde kalacağımI'll just strut in my birthday suit
Geç kalacağım, geç kalacağım.I'm going to be late, I'm going to be late.
Ve artık Tezsler öldüğüne göre ben de yeminime bağlı kalacağım.And now he's dead, so I'm stuck with my vow.
Hayır, ben bu konuda fikrimi yaptık; Mabel yaşıyorum, ben burada kalacağım!No, I've made up my mind about it; if I'm Mabel, I'll stay down here!
Ve ben kanser olunca, tamamen yalnız kalacağımızı düşünmüştük.And when I had cancer, we thought it'd be everybody running the other way.
" Ben burayı çok sevdim burada kalacağım. " diyemezsiniz."I like it here. I'm going to stay here."
O zaman ben nerede kalacağım?Then where do I stay?
Veya bu, alıp/almama konusunda nötr kalacağım nokta.Or, I'm neutral.
Sonu tam karşımızda duruyor bu yüzden bütün gece çalışmak zorunda kalacağım.The end is right in front of us so I think I'll have to pull an all-nighter.
Senin haber iyi mi, kötü mü? ya söyleyin, ben durumda kalacağım; buna cevapIs thy news good or bad? answer to that; Say either, and I'll stay the circumstance:
Kuşkusuz bir noktada, okumalarınızdan geride kalacağım.No doubt at some point I'll fall behind.
Onlara biraz geç kalacağımı söyle.I will be out. Please let them know I'll be a little late.
Yemin ederim metne sadık kalacağım.I swear I'II go by the script.
Ben burada kalacağım.I want to be stuck like this,
- Burada kalacağım.- Stuck like this...
Şimdi gitmeliyim .Geç kalacağım.I have to go now. I'll be late.
Eğer bedenime geri dönmezsem, bu dünyayı sonsuza dek terk etmek zorunda kalacağımı biliyordum.I knew if I didn't return to my body, I'd have to leave this world forever.
Sadece positif tarafta, birinci bölgede, kalacağım. .So I'm just going to stay in the positive, in the first quadrant here.
Kısa bir süre burada kalacağım.I'm going to stay here for a while.
Ne kadar burada kalacağımı bilmiyorum ama bu zaman zarfında lütfen bana iyi bakın.I'm not quite sure how long it will be, but for the time being, I appreciate your assistance.
Eğer bunu 7'ye bölersem neyle kalacağım?If I divide that by 7, what am I going to be left with?
Yalnız kalacağım, içinde gerçek bir hatanın olduğu ufak bir cümle,I'll get a lonely, little sentence with real error in it,
Lisias, ben nerede kalacağım konusunda endişeleniyorum.Lísias, I'm worried about where I'm going to stay.
Seni "abi" diye çağırmak zorunda kalacağım gün kendimi çatıdan atarım!The day I have to call you "senior", I will dive from the rooftop!
Bana minnettarsın, değil mi? Evet, uzun süre kalacağım burada. Hayır, ben hallederim.Thankful, aren't ya?
Ne zamana dek düşman sancağını görmek, Boru sesini duymak zorunda kalacağım?How long shall I see the standard, and hear the sound of the trumpet?
Ama Pentikost Gününe dek Efeste kalacağım.But I will stay at Ephesus until Pentecost,
Bu mümkün değil. ... Balkanlar'a açılmak zorunda kalacağımız ortada.It's impossible … We will obviously have to open up to the Balkans.

İlgili Sayfalar