kalacağım ile cümle
kalacağım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Boston'da eniştemle kalacağım.I'm going to stay with my uncle in Boston.
Bir hafta kalacağım.I'll stay for a week.
Ben birkaç gün için seninle kalacağım.I will stay at your place for some days.
Kız kardeşimin evinde kalacağım.I'll stay at my sister's place.
Bir şeyler hakkında kızımla samimi olarak konuşmak zorunda kalacağım.I'll have to talk to my daughter about things heart-to-heart.
Belki beklemek zorunda kalacağım.Maybe I'll have to wait.
Akşama kadar kalacağım.I'll stay until evening.
Yarından sonraki güne kadar kalacağım.I'll stay until the day after tomorrow.
Birkaç gün senin köy evinde kalacağım, sanırım senin için bir sakıncası yok.I'm going to stay at your countryhouse for a couple of days, and I think you don't mind.
Sen geri dönene kadar burada kalacağım.I'll stay right here until you get back.
Kızarmış pirinçli etin nasıl yapılacağını öğrenmek zorunda kalacağım.I will have to learn how to make beef fried rice.
Bunun dışında kalacağım.I'll stay out of it.
Ayrılmanızı istemek zorunda kalacağım.I'll have to ask you to leave.
Korkarım size bazı sorular sormak zorunda kalacağım.I'm afraid I'm going to have to ask you some questions.
Ben burada kalacağım.I'll stay right here.
Senden uzak kalacağım.I'll stay away from you.
Sanırım bugün evde kalacağım.I think I'll stay in today.
Belki sadece Tom ile burada kalacağım.Maybe I'll just stay here with Tom.
Orada yaklaşık bir hafta kalacağım.I'm going to stay there for about a week.
Burada kalacağım ve yardım edebilip edemeyeceğimi göreceğim.I'm going to stay here and see if I can help.
En azından bir gün daha Urfa'da kalacağım.I will stay in Urfa for at least another day.
Sadece Tom'a biraz geç kalacağımızı söyle.Just tell Tom I'll be a little late.
Tom'u ara ve ona geç kalacağımızı söyle.Call Tom and tell him we'll be late.
Tom'a onun hakkında düşünmek zorunda kalacağımı söyledim.I told Tom I'd have to think about it.
Beş dakika geç kalacağımı Tom'a söyleyebilir misin?Could you tell Tom that I'll be a few minutes late?
En azından bir gün daha Boston'da kalacağım.I'll stay in Boston for at least one more day.
O kitabı okumak zorunda kalacağım.I will have to read the book.
Bu konuda seninle yeniden bağlantı kurmak zorunda kalacağım.I'll have to get back to you on that.
Baş konuşmacıyı tanıtmak zorunda kalacağımı bilmiyordum.I didn't know I was going to have to introduce the main speaker.
Boston'da ne kadar kalacağımı bilmiyorum.I don't know how long I'll be in Boston.
Eğer durum düzelmezse, önlem almak zorunda kalacağım.If the situation doesn't improve, I'll be obliged to take measures.
Bana ihtiyacın olduğu sürece burada kalacağım.I'll stay here as long as you need me.
Doktor bir süre ağırdan almak zorunda kalacağımı söyledi.The doctor said I'm going to have to take it easy for a while.
Geç kalacağımızı Tom'a bildirmek istiyorum.I want to let Tom know we'll be late.
Cam sileceklerini değiştirtmek zorunda kalacağım.I have to get my windshield wipers replaced.
Polis çağırmak zorunda kalacağım.I'm going to have to call the police.
Bu almak zorunda kalacağım bir risk.It's a risk I'll have to take.
Bu almak zorunda kalacağımız bir risk.It's a risk we'll have to take.
Buraya gelmekten vazgeçmeni istemek zorunda kalacağım.I'm going to have to ask you to stop coming here.
Muhtemelen biraz geç kalacağım.I'm probably going to be a little late.
Gitmek zorundayım yoksa okula geç kalacağım.I've got to go or I'll be late for school.
Onun hakkında biraz daha düşünmek zorunda kalacağım.I'm going to have to think about that a little longer.
Diğerlerini bize yardım ettirmek zorunda kalacağım.I'm going to have to get the others to help us.
Birkaç gün Boston'da kalacağım.I'm going to stay in Boston for a few days.
Ne kadar süre beklemek zorunda kalacağımızı merak ediyorum.I wonder how long we'll have to wait.
Ne kadar süre beklemek zorunda kalacağımızı görmeye gideceğim.I'll go see how much longer we'll have to wait.
Bunu kısa kesmek zorunda kalacağım.I'm going to have to cut this short.
Şimdi gitmeni istemek zorunda kalacağım.I'm going to have to ask you to leave now.
Maalesef şimdi gitmeni istemek zorunda kalacağımI'm afraid I'm going to have to ask you to leave now.
Muhtemelen bugün işi biraz erken terk etmek zorunda kalacağım.I'm probably going to have to leave work a little early today.
Bugün eve erken gitmek zorunda kalacağım.I'm going to have to go home early today.
Gelecek sefer daha uzun kalacağım.I'll stay longer next time.
Bütün yıl burada kalacağım.I'll stay here all year.
Bir ay boyunca burada kalacağım.I'll stay here a whole month.
Tom'u arayacağım ve ona geç kalacağımızı bildireceğim.I'll call Tom and let him know we'll be late.
Sanırım daha çok çalışmak zorunda kalacağım.I guess I'll have to try harder.
Sanırım biraz daha beklemek zorunda kalacağım.I guess I'll have to wait a little longer.
Sanırım birkaç gün daha kalacağım.I think I'll stay for a few more days.
Bu akşam tüm gece uykusuz kalacağım gibi görünüyor.It seems I'll be staying up all night tonight.
Tom'u uyarmak zorunda kalacağım.I'll have to warn Tom.