kalacağım ile cümle
kalacağım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Bir horozun öttüğünü duydum ve yakında yataktan çıkmak zorunda kalacağımı biliyordum.I heard a rooster crow and knew I'd soon have to get out of bed.
Bir veya iki gün daha kalacağım.I'm going to stay for another day or two.
Hiçbir yere gitmiyorum burada kalacağım.I've got no place to go, so I'm going to stay here.
Ben nasıl hayatta kalacağımı biliyorum.I know how to survive.
Birkaç gün kalacağımı söyledim.I said I'd stay for a couple days.
Sanırım gelecekte daha dikkatli olmak zorunda kalacağım.I suppose I'll have to be more careful in the future.
Tom'a nasıl hayatta kalacağımı öğrettim.I taught Tom how to survive.
Sanırım biraz daha kalacağım.I think I'll stay a while longer.
Sanırım birkaç dakika daha burada kalacağım.I think I'll stay here for a few more minutes.
Seninle kalacağım.I'll stay with you.
Sizinle kalacağım.I'll stay with you.
Ben arkada kalmak ve Tom'un temizlik yapmasına yardımcı olmak zorunda kalacağım.I'll have to stay behind and help Tom clean up.
Havuzda biraz daha kalacağım.I'm going to stay in the pool a little longer.
Ben sadece biraz daha uzun kalacağım.I'm going to stay just a little bit longer.
Randevumu iptal etmek zorunda kalacağım.I'm going to have to cancel my appointment.
Tom'a bundan bahsetmek zorunda kalacağım.I'm going to have to tell Tom about this.
Tom geç kalacağımızı düşünüyor gibi görünüyordu.Tom seemed to think we would be late.
Burada birkaç dakika kalacağım.I'm going to stay here a few minutes.
Size geri dönmek zorunda kalacağım.I'm going to have to get back to you.
Üç ay Boston'da kalacağım.I'll stay in Boston for three months.
Bundan sonra sana güvenmek zorunda kalacağım.I'll have to rely on you from now on.
Tom'la onun hakkında konuşmak zorunda kalacağım.I'll have to talk to Tom about that.
Bunu iyice düşünmek zorunda kalacağım.I'll have to give this some thought.
Bıçağına el koymak zorunda kalacağım.I'll have to confiscate your knife.
Bunu geçmek zorunda kalacağım.I'm going to have to pass on that.
Bütün gün yatakta kalacağım.I'm going to stay in bed all day.
Tom'la konuşmak zorunda kalacağım.I'm going to have to talk to Tom.
Ben otobüse geç kalacağım.I'm going to be late for the bus.
Bundan Tom'a söz etmek zorunda kalacağım.I'll have to mention this to Tom.
Burada Tom'la birlikte kalacağım.I'm going to stay here with Tom.
Akşam yemeğine geç kalacağım.I'm going to be late for dinner.
Programı kontrol etmek zorunda kalacağım.I'll have to check the schedule.
Geç saatlere kadar çalışmak zorunda kalacağım.I'm going to have to work late.
Tom'a söylemek zorunda kalacağım.I'm going to have to tell Tom.
Onu daha fazla çalışmak zorunda kalacağım.I'll have to study it further.
Ona alışmak zorunda kalacağım.I'll have to get used to that.
Sana geri dönmek zorunda kalacağım.I'll have to get back to you.
Bunu elle yapmak zorunda kalacağım.I'll have to do it manually.
Tom'a danışmak zorunda kalacağım.I'll have to check with Tom.
Ben Tom'a geç kalacağımızı söyledim.I told Tom we'd be late.
Tom'la kalacağım.I'm going to stay with Tom.
Tam olduğum yerde kalacağım.I'll stay right where I am.
Onu hatırlamak zorunda kalacağım.I'll have to remember that.
Birkaç gün daha kalacağım.I'll stay a few more days.
Ben çok geç kalacağımı düşündüm.I thought I'd be too late.
Sadece bir saat kalacağım.I'm only staying an hour.
Koşmak zorunda kalacağım.I'm going to have to run.
Bakmak zorunda kalacağım.I'll have to take a look.
Ben yarım saat geç kalacağım.I'll be a half hour late.
Tom'u izlemek için kalacağım.I'll stay and watch Tom.
Birilerine sormak zorunda kalacağım.I'll have to ask around.
Ben seninle kalacağım.I'll stay up with you.
Ben arabada kalacağım.I'll stay in the car.
Onu kanadından vurmak zorunda kalacağım.I'll have to wing it.
Tom ile kalacağım.I'll stay with Tom.
Sanırım kalacağım.I think I'll stay.
Kalacağımı düşünüyorum.I think I'll stay.
Bu gece bir röportaj yapmak zorunda kalacağım.Tonight, I'll have to do an interview.
Boston'da amcamla kalacağım.I'm going to stay with my uncle in Boston.
Boston'da dayımla kalacağım.I'm going to stay with my uncle in Boston.