kalabalık ile cümle
kalabalık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ama sahne kalabalıklaştı.Mas o palco está lotado.
Ama sahne kalabalıklaştı.Namun panggungnya semakin penuh.
Ama sahne kalabalıklaştı.Nhưng cuộc chơi đã có nhiều người tham gia hơn.
Ama sahne kalabalıklaştı.Pero el escenario está colmado.
Ama sahne kalabalıklaştı.Αλλά πλέον υπάρχουν πολλοί περισσότεροι επί σκηνής.
Ama sahne kalabalıklaştı.Однако сцена переполнена.
Ama sahne kalabalıklaştı.אבל היום צפוף על הבמה.
Ama sahne kalabalıklaştı.ولكن المسرح غدا مزدحما.
Ama sahne kalabalıklaştı.舞台は 多くの出演者で混み合っています
Amma kalabalık.Este lugar fervilha de vida.
Amma kalabalık.Hvilket livligt sted.
Amma kalabalık.In questo posto c'è un gran movimento.
Amma kalabalık.Onpa tämä vilkas paikka.
Amma kalabalık.Qué ambiente.
Amma kalabalık.To miasto tętni życiem.
Amma kalabalık.Vilket livligt ställe.
Amma kalabalık.Τι πολυκοσμία.
Amma kalabalık.Тут всё бурлит.
Ancak Faz 1'in içi çok kalabalık, sanırım burada 114 veya 115 milyon kişi var.Ale stále je toho mnoho ve fázi jedna. Myslím, že máme 114 nebo 115 milionů lidí.
Ancak Faz 1'in içi çok kalabalık, sanırım burada 114 veya 115 milyon kişi var.Але їх так багато в першій фазі. Думаю, ми маємо 114 чи 115 мільйонів людей тут.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.A išiel za ním veliký zástup, lebo videli jeho divy, ktoré činil pri nemocných.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.A šel za ním zástup veliký; nebo viděli divy jeho, kteréž činil nad nemocnými.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.Een menigte mensen volgde Hem, omdat zij zagen dat Hij de zieken genas.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.E seguia-o uma grande multidão, porque via os sinais que operava sobre os enfermos.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.És nagy sokaság követé õt, mivelhogy látják vala az õ csodatételeit, a melyeket cselekszik vala a betegeken.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.e una grande folla lo seguiva, vedendo i segni che faceva sugli infermi
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.In za njim je šla velika množica, ker so videli njegove čudeže, ki jih je delal na bolnikih.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.I szedł za nim lud wielki, iż widzieli cuda jego, które czynił nad chorymi.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.Ja häntä seurasi paljon kansaa, koska he näkivät ne tunnusteot, joita hän teki sairaille.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.큰 무리가 따르니 이는 병인들에게 행하시는 표적을 봄이러라
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.Một đoàn dân đông theo Ngài , vì từng thấy các phép lạ Ngài làm cho những kẻ bịnh .
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.Một đoàn dân đông theo Ngài, vì từng thấy các phép lạ Ngài làm cho những kẻ bịnh.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.Och mycket folk följde efter honom, därför att de sågo de tecken som han gjorde med de sjuka.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.Og en stor Skare fulgte ham, fordi de så de Tegn, som han gjorde på de syge.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.og meget folk fulgte ham, fordi de så de tegn han gjorde på de syke.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.O mare gloată mergea după El, pentrucă vedea semnele pe cari le făcea cu cei bolnavi.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.Und es zog ihm viel Volks nach, darum daß sie die Zeichen sahen, die er an den Kranken tat.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.Une grande foule le suivait, parce qu`elle voyait les miracles qu`il opérait sur les malades.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.y le seguía una gran multitud, porque veían las señales que hacía en los enfermos
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.και ηκολουθει αυτον οχλος πολυς, διοτι εβλεπον τα θαυματα αυτου, τα οποια εκαμνεν επι των ασθενουντων.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.За Ним последовало множество народа, потому что видели чудеса, которые Он творил над больными.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.І йшло за Ним багато народу, бо бачили Його ознаки, що робив над недужими.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.וילכו אחריו המון עם רב כי ראו אותתיו אשר עשה עם החולים׃
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.وتبعه جمع كثير لانهم ابصروا آياته التي كان يصنعها في المرضى.
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.有 許 多 人 、 因 為 看 見 他 在 病 人 身 上 所 行 的 神 蹟 、 就 跟 隨 他
Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi.有 許 多 人 、 因為 看見 他 在 病人 身 上 所 行 的 神蹟 、 就 跟 隨他
Ayrıca, kalabalık tümüyle IBM yöneticileri ve programcılarından oluşuyordu,De zaal zat vol met vips en programmeurs van IBM die hun kleine lieveling toejuichten.
Ayrıca, kalabalık tümüyle IBM yöneticileri ve programcılarından oluşuyordu,그리고 관중석은 그들이 사랑하는 작은 컴퓨터를 응원하는
Ayrıca, kalabalık tümüyle IBM yöneticileri ve programcılarından oluşuyordu,Y el público estaba repleto de personalidades y programadores de IBM echando porras a su preciosura,
Ayrıca, kalabalık tümüyle IBM yöneticileri ve programcılarından oluşuyordu,והקהל היה מלא ב-סגני נשיאים ומתכנתים של IBM
Ayrıca, kalabalık tümüyle IBM yöneticileri ve programcılarından oluşuyordu,وكان الحشد ممتلئ بموظفين أي بي أم والمبرمجين
Ayrıca, kalabalık tümüyle IBM yöneticileri ve programcılarından oluşuyordu,自分の子を応援してるわけです
‹‹Bakın, halkınız Mısırlılardan daha kalabalık, oysa siz onların işini engellemeye çalışıyorsunuz.››A faraon povedal ešte: Hľa, už teraz je mnoho ľudu v zemi, a zdržujete ich od ich robôt.
‹‹Bakın, halkınız Mısırlılardan daha kalabalık, oysa siz onların işini engellemeye çalışıyorsunuz.››Disse mais Faraó: Eis que o povo da terra já é muito, e vós os fazeis abandonar as suas cargas.
‹‹Bakın, halkınız Mısırlılardan daha kalabalık, oysa siz onların işini engellemeye çalışıyorsunuz.››Ezt is mondja vala a Faraó: Ímé a föld népe most sok, és ti elhagyatjátok velök az õ munkáikat.
‹‹Bakın, halkınız Mısırlılardan daha kalabalık, oysa siz onların işini engellemeye çalışıyorsunuz.››In Faraon reče: Glejta, preveč je že ljudstva v deželi, in vidva mu hočeta dati počitek od rabote njegove!
‹‹Bakın, halkınız Mısırlılardan daha kalabalık, oysa siz onların işini engellemeye çalışıyorsunuz.››또 가로되 이제 나라에 이 백성이 많거늘 너희가 그들로 역사를 쉬게 하는도다 하고
‹‹Bakın, halkınız Mısırlılardan daha kalabalık, oysa siz onların işini engellemeye çalışıyorsunuz.››Og Farao sagde: "Folket er så vist dovent nok; og nu vil I have dem fri fra deres Trællearbejde!"
‹‹Bakın, halkınız Mısırlılardan daha kalabalık, oysa siz onların işini engellemeye çalışıyorsunuz.››Orang-orang itu sudah terlalu banyak jumlahnya. Dan sekarang kamu mau supaya mereka berhenti bekerja!
‹‹Bakın, halkınız Mısırlılardan daha kalabalık, oysa siz onların işini engellemeye çalışıyorsunuz.››Řekl také Farao: Hle, již nyní mnoho jest lidu toho v zemi, a vy odvozujete je od robot jejich.