kala ile cümle

kala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Benim konuk evimde kalabilirsin.You can stay in my guest house.
Sen artık burada kalamazsın.You can't stay here any longer.
Sadece burada mı kalacaksın?Are you just going to stay here?
Bir süre etrafta kalabilir misin?Can you stay around for a while?
Daha uzun kalabilirsem kalırım.If I could stay longer, I would.
Burada uzun süre kalamayız.We can't stay in here very long.
Bunun o şekilde kalacağını düşünüyor musunuz?Do you think it'll stay that way?
Eğer istiyorsa Tom benimle kalabilir.Tom can stay with me if he wants.
İstediğin sürece kalabilirsin.You may stay as long as you want.
Garajda kalmak zorunda kalacaksın.You'll have to stay in the garage.
Belki sadece Tom ile burada kalacağım.Maybe I'll just stay here with Tom.
Tom 2.30'a kadar orada kalacağını söyledi.Tom said he'd stay there till 2:30.
Bu gece kalacak bir yere ihtiyacın var mı?Do you need a place to stay tonight?
Tom artık sessiz kalamazdı.Tom couldn't stay silent any longer.
Tom muhtemelen bu gece burada kalacak.Tom will probably stay here tonight.
Tom kalmak istersem kalabileceğimi söyledi.Tom said if I wanted to stay, I could.
İstersen gece burada kalabilirsin.You can stay here tonight if you want.
Sadece biraz daha uzun kalamaz mısın?Can't you just stay a little bit longer?
Tüm öğleden sonra burada mı kalacaksın?Are you going to stay here all afternoon?
Orada yaklaşık bir hafta kalacağım.I'm going to stay there for about a week.
Tom'la kalacağını düşündüm.I thought you were going to stay with Tom.
Tom üç hafta boyunca burada kalabileceğini söylüyor.Tom says he can stay here for three weeks.
Bana kalacak bir yer bulması için Tom'a rica ettim.I asked Tom to help me find a place to stay.
Tom'a asla çok uzun süre boyunca kızgın kalamam.I can never stay angry at Tom for very long.
Burada kalacağım ve yardım edebilip edemeyeceğimi göreceğim.I'm going to stay here and see if I can help.
Üç gün daha Boston'da kalabiliriz.We might stay in Boston for another three days.
Filmin sonuna kadar kalamadım.I wasn't able to stay until the end of the movie.
Tom uyanık kalabilmek için çok kahve içti.Tom drank a lot of coffee so he could stay awake.
Tom üç ay burada bizimle kalacak.Tom will be staying here with us for three months.
Tom birkaç gün bir arkadaşının evinde kalacak.Tom is going to stay at a friend's house for a few days.
Kurtarma ekibi bizi bulana kadar hayatta kalabilmeyi umalım.Let's hope we can stay alive until the rescue team finds us.
Tom Avustralya'ya gitti ve hayatının geriye kalan kısmında orada kaldı.Tom went to Australia and stayed there the rest of his life.
Biraz daha fazla ödemek zorunda kalabilirsin.You may have to pay a little more.
En azından bir gün daha Urfa'da kalacağım.I will stay in Urfa for at least another day.
Tom'a kendin söylemek zorunda kalacaksın.You'll have to tell Tom yourself.
Sonunda Tom'a söylemek zorunda kalacağız.We'll have to tell Tom eventually.
Tom'a söylemek zorunda kalan kişi bendim.I was the one who had to tell Tom.
Tom beni geç kalacağını söylemek için aradı.Tom called to tell me he'd be late.
Sadece Tom'a biraz geç kalacağımızı söyle.Just tell Tom I'll be a little late.
Tom'a burada kalabileceğini söyledin mi?Did you tell Tom he could stay here?
Tom'u ara ve ona geç kalacağımızı söyle.Call Tom and tell him we'll be late.
Tom'a onun hakkında düşünmek zorunda kalacağımı söyledim.I told Tom I'd have to think about it.
Tom sana hikayenin geri kalanını anlattı mı?Has Tom told you the rest of the story?
Tom Mary'yi aradı ve ona geç kalacağını söyledi.Tom called Mary and told her he'd be late.
Beş dakika geç kalacağımı Tom'a söyleyebilir misin?Could you tell Tom that I'll be a few minutes late?
Bana hikayenin geriye kalan kısmını başka bir zaman anlatman gerekecek.You'll have to tell me the rest of the story some other time.
Kalabalık, dakikalar geçtikçe daha da büyüdü.The crowd grew larger minute by minute.
Gecenin geri kalanını onun yanında geçirdim.I spent the rest of the night besides her.
Gecenin geri kalanını onunla geçirdim.I spent the rest of the night with her.
O burada kalacak.She is here to stay.
Onlar burada kalacaklar.They are here to stay.
Kalabalık güvenli bir mesafeden yangını izledi.The crowd watched the fire from a safe distance.
Kalabalık güvenli bir uzaklıktan izliyordu.The crowd watched from a safe distance.
Kalabalık güvenli bir mesafeden izliyordu.The crowd watched from a safe distance.
Treni yakalamak için koşmak zorunda kalacağız.We will have to run to catch the train.
Bana kalan parayı sadece temel şeyler için harcamalıyım.I must spend the money remaining to me only for essential things.
Tom büyük bir olasılıkla geç kalacak.Tom is very likely to be late.
Tamir için ödeme yapmak zorunda kalacaksın.You're going to have to pay for the repair.
Bunun için ödeme yapmak zorunda kalacaksın.You are going to have to pay for it.
Bir süre onlarla birlikte kalacaksın, değil mi?They're going to stay a while with them, aren't they?

İlgili Sayfalar