kal ile cümle
kal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir dolma kalem aldım fakat onu kaybettim.I bought a pen, but I lost it.
Ben otelde kaldım ama diğerleri alışverişe gitti.I stayed at the hotel, but the others went shopping.
Ben otel rezervasyonlarımı iptal ettim ve arkadaşlarla kaldım.I canceled my hotel reservations and stayed with friends.
Neredeyse her gün saat altıda kalkarım.I get up at six almost every day.
Sütün birazını içtim ve geriye kalanını dolapta tuttum.I drank some of the milk and kept the rest in the refrigerator.
Bir gün daha orada kalmamız gerektiğini önerdim.I suggested that we should stay there another day.
Birkaç hafta daha kalıyorum.I am staying for another few weeks.
Üç gün daha burada kalacağım.I'll be staying here for another three days.
Ben gitmek zorunda kaldım.I was forced to go.
İlaç almak zorunda kaldım.I was forced to take medicine.
Plandan vazgeçmek zorunda kaldım.I was forced to abandon the plan.
Los Angeles'ta kalırken Hollywood'u ziyaret ettim.I visited Hollywood while I stayed in Los Angeles.
Londra'da kalışım sırasında onunla arkadaş oldum.I made friends with her during my stay in London.
Daha önce asla okula geç kalmadım.I had never been late for school before.
Ben bir çanta taşıdım ama diğeri geride kaldı.I carried one bag, but the other one was left behind.
Yalnız kalmak istiyorum.I don't like to be alone.
Oraya tek başıma gitmek zorunda kaldım.I had to go there alone.
Ben işi yalnız başıma yapmak zorunda kaldım.I was compelled to do the work alone.
Bütün gün evde kaldım.I stayed home all day.
İlk treni yakalamak için yeterince erken kalktım.I got up early enough to catch the first train.
İlk treni yakalamak için ertesi sabah erken kalktım.I got up early the next morning to catch the first train.
Yağmur yağdığında kalçamın ağrıdığının farkındayım.I am aware that my hip aches when it rains.
Kalkışımızı yağmur nedeniyle erteledik.We put off our departure because of the rain.
Sinemaya gitme yerine bütün gün boyunca evde kaldım.I stayed home all day long instead of going to the movies.
İki düzine kalem satın aldım.I bought two dozen pencils.
Kurşun kalemimi keskinleştirmek için bir bıçak istiyorum.I want a knife to sharpen my pencil with.
Ona benim kalemimi ödünç verdim.I lent my pencil to him.
Yaz için halamlarda kalıyorum.I'm staying at my aunt's for the summer.
Ben evde kalmak zorundayım.I have to stay home.
Ben evde kalacağım.I will stay at home.
Onların evde kalmasını sağlamak için çok uğraştım fakat onlar beni dinlemeyi reddettiler.I tried hard to make them stay home, but they refused to listen to me.
Ben eve gittim ve Bill ofiste kaldı.I went home and Bill stayed at the office.
Toplantıya katılmak için erken kalktım.I got up early in order to attend the meeting.
Dışarı çıkmak yerine evde kaldım.I stayed at home instead of going out.
Okula on dakika geç kaldım.I was ten minutes late for school.
Okula geç kaldığım için koştum.I ran because I was late for school.
Okula geç kaldığım için özür diledim.I apologized for having been late for school.
Okula asla geç kalmamakla gurur duyuyorum.I am proud of never being late for school.
Okula geç kalmamak için acele ettim.I hurried in order not to be late for school.
Ben öğrenciyken geç saatlere kadar uyanık kaldım.I stayed up much later when I was a student.
Acilen bir konuşma yapmak zorunda kaldım.I had to make a speech at short notice.
Halamla Kyoto'da kalacağım.I am going to stay with my aunt in Kyoto.
Kyoto'da amcamla birlikte kalacağım.I'm going to stay with my uncle in Kyoto.
Senin burada daha uzun kalmanı istiyorum.I want you to stay here longer.
Kalabalıkta onu gördüm.I caught sight of her in the crowd.
Kararıma sadık kaldım.I adhered to my decision.
Sağlıklı kalmak istediğim için egzersiz yapıyorum.I exercise because I want to stay healthy.
Sağlıklı kalabildiğim sürece uzun yaşamak isterim.I want to live as long as I can stay in good health.
Geride kalmak yerine terk etmeyi seçtim.I chose to leave instead of staying behind.
Bir trafik sıkışıklığı nedeniyle geç kaldığımı ev sahibine açıkladım.I explained to the host that I had been delayed by a traffic jam.
Sanırım bunu düşünmek zorunda kalacağım.I guess I'll have to think it over.
Gitmedim fakat evde kaldım.I didn't go, but stayed at home.
Konferansın ortasında uyuya kaldık.I fell asleep in the middle of the lecture.
Şimdi eski bir kaledeyim.I am now in an old castle.
Bu sabah geç kalktım.I got up late this morning.
Bu sabah altıda kalktım.I got up at six this morning.
Bu sabah her zamankinden daha geç kalktım.This morning I got up later than usual.
Bu sabah çok geç kalktım.I got up very late this morning.
Bu sabah okula geç kaldım.I was late for school this morning.
Bu sabah altıda kalkmaya çalıştım.I tried to get up at six this morning.