kalıyoruz ile cümle

kalıyoruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Her gün, artık hepimiz bilgi tasarımına maruz kalıyoruz.Simt că în fiecare zi, cu toții suntem împroșcați de design informațional.
Her gün, artık hepimiz bilgi tasarımına maruz kalıyoruz.Szerintem minden nap, mindannyian ki vagyunk téve az információ megjelenésnek.
Her gün, artık hepimiz bilgi tasarımına maruz kalıyoruz.Tôi nhận thấy mỗi ngày, tất cả chúng ta bị choáng ngợp trước hàng loạt thông tin.
Her gün, artık hepimiz bilgi tasarımına maruz kalıyoruz.Zdá sa mi, že dnes sme všetci každodenne obklopení informačným dizajnom.
Her gün, artık hepimiz bilgi tasarımına maruz kalıyoruz.Мені здається, що на всіх нас, щоденно, обрушується лавина інформаційного дизайну.
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.어느 날, 여러 연구들이 사람들이 어디에서건 10~200번 거짓말을 한다고 밝혀냈습니다
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.10回から200回嘘をつかれています 確かにうした嘘の多くは罪のないものです
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.A cada dia que passa, os estudos mostram que podem mentir-nos desde 10 a 200 vezes.
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.Egy tetszőleges napon, a tanulmányok szerint, önöknek valahol 10 és 200 közötti alkalommal hazudnak.
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.Estudios muestran que cada día nos mienten entre 10 y 200 veces.
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.Într-o singură zi, studiile arată că ești mințit între 10 și 200 de ori.
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.In una giornata tipo, si è studiato che gli altri ci possono mentire tra le 10 e le 200 volte.
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.Les études montrent que pour un jour donné, on vous ment peut-être entre 10 et 200 fois.
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.Op een willekeurige dag word je volgens onderzoek 10 tot 200 maal belogen.
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.På en given dag, viser undersøgelser at man bliver løjet for mellem 10 til 200 gange.
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.Podľa štúdií vás môžu oklamať asi od 10 do 200-krát za deň.
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.Setiap harinya, penelitian menunjukkan bahwa Anda mungkin berbohong sebanyak 10 hingga 200 kali.
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.Stude ukazují, že za jediný den můžete být obelháni desetkrát až dvěstěkrát.
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.Studien zeigen, dass man jeden Tag 10 bis 200 mal belogen werden kann.
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.Studier visar, att under en dag ljuger folk för dig någonstans mellan 10 och 200 gånger.
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.Vào một ngày nhất định, nghiên cứu cho thấy rằng bạn có thể nói dối ở bất cứ đâu, từ 10 đến 200 lần.
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.Wykazano, że każdego dnia jesteśmy okłamywani 10 do 200 razy.
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.Μια οποιαδήποτε μέρα, οι έρευνες δείχνουν ότι μπορεί να σας πουν ψέματα από 10 έως 200 φορές.
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.В течение одного дня, согласно исследованиям, вам могут солгать где-то от 10 до 200 раз.
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.Згідно з дослідженнями, кожного дня ми чуємо брехню від 10 до 200 разів.
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.Проучванията показват, че за един ден могат да ни излъжат между 10 и 200 пъти.
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.ביום נתון, מחקר מראה שיתכן וישקרו לך בין 10 ל-200 פעמים.
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.ففي يوم ما، تظهر الدراسات بأنك ربما كذبت في أي مكان من 10 إلى 200 مرة.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.Acredito que sabemos isto, mas acabamos presos numa espécie de círculo narrativo.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.Cred că știm asta, dar suntem, totuși captivi într-un fel de buclă narativă.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.Creo que lo sabemos bien, aunque nos encontramos atrapados en una forma de rizo narrativo.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.Ich glaube, wir wissen das, und doch sind wir in einer Art Erzählschleife gefangen.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.Ik denk dat we dit wel weten, toch blijven we gevangen in een soort verhalencyclus.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.제 생각엔 우리는 이걸 알고 있지만, 우리 자신이 서사의 루프같은 것에 갇혀 있죠.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.Tôi tin chắc rằng chúng ta biết điều này, như tự bẫy chúng ta vào cái thòng lọng của những câu chuyện.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.Verím, že to vieme, napriek tomu sa nachádzame uväznení v tejto rozprávačskej slučke.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.Věřím, že to víme, a i přesto se nacházíme uvězněni v jakési vypravěčské smyčce.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.Wierzę, że to wiemy, ale znaleźliśmy się w potrzasku pętli narracyjnej.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.Νομίζω πως το γνωρίζουμε αυτό, όμως βρισκόμαστε παγιδευμένοι σε μια επαναλαμβανόμενη διαδικασία.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.Вярвам, че ние знаем това и въпреки това се оказваме хванати в капана на нашия разказ.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.Я вважаю, що ми знаємо це, тим не менше ми знаходимо себе в пастці свого роду оповідної петлі.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.Я думаю, что мы знаем это, иначе мы снова обнаружим себя в сказочной ловушке.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.ולדעתי אנו יודעים זאת, אך אנו מוצאים עצמנו במעגל קסמים של אגדות.
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.وانا اعتقد اننا نعي هذا جيداً ولكن رغم هذا نجد انفسنا في دائرة مغلقة
İnanıyorum ki bunun farkındayız, ancak kendimizi bir çeşit anlatı döngüsü içinde takılıp kalıyoruz.しかし同じ物語の繰り返しから抜け出せずにいるのです 同じような退屈な物語を
Ki biz evrensel demokratik kültürü desteklemekte karasız kalıyoruz, çünkü buna ortaklık ediyoruz우리는 민주주의 문화의 보편성을 채택하는데 있어서 주저합니다 왜냐하면 우리는 극단주의자들과 함께
Ki biz evrensel demokratik kültürü desteklemekte karasız kalıyoruz, çünkü buna ortaklık ediyoruzאנו מהססים לצדד באוניברסליות של התרבות הדמוקרטית, כי אנו מקשרים זאת—
Ki biz evrensel demokratik kültürü desteklemekte karasız kalıyoruz, çünkü buna ortaklık ediyoruzأننا نتردد في تبني عولمة ثقافة الديمقراطية ، لأننا مشتركون في --
Ki biz evrensel demokratik kültürü desteklemekte karasız kalıyoruz, çünkü buna ortaklık ediyoruzためらいを感じます なぜなら 自分たちの 価値観の普遍性を信じることは
Lütfen sessiz olun. Geç kalıyoruz, gidelim.من فضلك اسكتي, لقد تأخرنا لنذهب
Nasıl oluyor da biz hala bu hastalığın salgınına maruz kalıyoruz?¿Cómo es que aún tenemos una epidemia de esta enfermedad?
Nasıl oluyor da biz hala bu hastalığın salgınına maruz kalıyoruz?Pourquoi cette maladie est-elle toujours une épidémie ?
Nasıl oluyor da biz hala bu hastalığın salgınına maruz kalıyoruz?Почему мы до сих пор имеем эпидемию этого заболевания?
Nasıl oluyor da biz hala bu hastalığın salgınına maruz kalıyoruz?איך זה שאנו עדיין סובלים מהמגיפה הזאת?
Nasıl oluyor da biz hala bu hastalığın salgınına maruz kalıyoruz?لماذا لا يزال الاكتئآب وباء؟
Şovu izlemek için kesinlikle kalıyoruz.Assolutamente restiamo a vedere lo show.
Şovu izlemek için kesinlikle kalıyoruz.Ok, ok , wir werden sicher fur den show bleiben.
Şovu izlemek için kesinlikle kalıyoruz.On va d'office rester pour le show.
Şovu izlemek için kesinlikle kalıyoruz.Θα μείνουμε σίγουρα στο σόου.
Şovu izlemek için kesinlikle kalıyoruz.Ладно, мы останемся на шоу.

İlgili Sayfalar