kalıtsal ile cümle
kalıtsal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.54
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Sade konuşmak için, bu konuda Ormstein büyük House, kalıtsal kralların etkisi altına Bohemya. "Rent ud sagt, sagen er belastende for store House of Ormstein, arvelige konger af Bøhmen. "
Sade konuşmak için, bu konuda Ormstein büyük House, kalıtsal kralların etkisi altına Bohemya. "Zu sprechen, deutlich, impliziert die Frage der großen House of Ormstein, erbliche Könige von Böhmen. "
Sade konuşmak için, bu konuda Ormstein büyük House, kalıtsal kralların etkisi altına Bohemya. "Για να μιλήσω ξεκάθαρα, το θέμα εμπλέκει του Μεγάλου Οίκου της Ormstein, κληρονομικούς βασιλείς της Βοημίας. "
Sade konuşmak için, bu konuda Ormstein büyük House, kalıtsal kralların etkisi altına Bohemya. "За да говоря ясно, въпросът е насочено голяма къща на Ormstein, наследствени царе на Бохемия ".
Sade konuşmak için, bu konuda Ormstein büyük House, kalıtsal kralların etkisi altınaGovoriti jasno, zadevo implicira velike hiše Ormstein, dedno kralji
Sade konuşmak için, bu konuda Ormstein büyük House, kalıtsal kralların etkisi altınaHovoriť jasne, vec dotýka veľkého domu Ormstein, dedičnými kráľovi
Sade konuşmak için, bu konuda Ormstein büyük House, kalıtsal kralların etkisi altınaMluvit jasně, věc dotýká velkého domu Ormstein, dědičnými králi
Sade konuşmak için, bu konuda Ormstein büyük House, kalıtsal kralların etkisi altınaMówić otwarcie, sprawa dotyczy również wielkich Dom Ormstein, królów dziedzicznych
Sade konuşmak için, bu konuda Ormstein büyük House, kalıtsal kralların etkisi altınaMuốn nói chuyện rõ ràng, vấn đề implicates Nhà Ormstein, vua cha truyền con nối
Sade konuşmak için, bu konuda Ormstein büyük House, kalıtsal kralların etkisi altına단도직입적으로 말씀, 문제가 Ormstein의 위대한 하원, 유전 왕을 연루
Sade konuşmak için, bu konuda Ormstein büyük House, kalıtsal kralların etkisi altınaPuhua selvästi, asia syytöksiä suuren talon Ormstein, perinnöllinen kuninkaat
Sade konuşmak için, bu konuda Ormstein büyük House, kalıtsal kralların etkisi altınaUntuk berbicara jelas, hal itu berimplikasi besar Gedung Ormstein, raja turun-temurun
Sade konuşmak için, bu konuda Ormstein büyük House, kalıtsal kralların etkisi altınaЕсли говорить откровенно, то этот вопрос подразумевает большой дом Ormstein, наследственные цари
Sade konuşmak için, bu konuda Ormstein büyük House, kalıtsal kralların etkisi altınaЯкщо говорити відверто, то це питання має на увазі великий будинок Ormstein, спадкові царі
Sade konuşmak için, bu konuda Ormstein büyük House, kalıtsal kralların etkisi altınaאם לדבר בגילוי לב, העניין מסבכת את הבית הגדול של Ormstein, מלכים תורשתית
Sade konuşmak için, bu konuda Ormstein büyük House, kalıtsal kralların etkisi altınaلنتكلم بصراحة ، فإن المسألة تورط البيت الكبير من Ormstein والملوك وراثي
Sade konuşmak için, bu konuda Ormstein büyük House, kalıtsal kralların etkisi altınaボヘミアの。"
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.A sinestesia ocorre em famílias, então Galton disse que tem uma base hereditária, uma base genética.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.A szinesztézia öröklődik, Galton szerint genetikai alapja van.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.공감각증은 집안대대로 나타난다는 것입니다. 그래서 갈튼은 이것이 유전적인, 유전자에 기반한다고 했습니다.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.La sinestesia corre nelle famiglie, quindi Galton disse che aveva una base ereditaria, una base genetica.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.La sinestesia se da en familias, por lo que Dalton dijo que tenía una base hereditaria, genética.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.Sinestezia apare în familii şi Galton zice că are o bază ereditară, genetică.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.Synästhesie liegt in der Familie. Galton sagte, dass es eine erbliche, eine genetische Grundlage gibt.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.Synestesia kulkee suvuittain, Galtonin mukaan sillä on perinnöllinen, geneettinen perusta.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.Synestesi finns i vissa släkter så Galton påstod att det är ärftligt med en genetisk bas.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.Synestézia sa vyskytuje v rodinách, takže Galton usúdil, že má dedičný základ, genetický základ.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.Synestezie prochází skrz rodiny, takže Galton se domníval, že je dědičná, na genetické bázi.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.Ten eerste is synesthesie een familietrekje. Galton stelde dat het een erfelijke aandoening was.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.Синестезията се предава в семейството, оттам Галтън твърди, че е по наследство, на генетична основа.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.Синестезія - це сімейна ознака, тож Ґальтон сказав, що в неї спадкова, генетична основа.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.ראשית, התכונה הזאת משפחתית, אז גאלטון אמר שיש בה בסיס תורשתי, גנטי.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.السينيستيزيا موجودة في العوائل، فهكذا قال جالتون أن لهذا أساس وراثي، أساس جيني.
Sinestezi aileden geçer, bu yüzden Galton kalıtsal temelli demiştir, genetik temelli.それでゴルトンは これは遺伝的なものだと考えました もう一点 これがこの講座のメインテーマである-
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır.Así que el que uno se encuentre en el centro o en los extremos se debe en parte a la herencia.
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır.Che vi troviate al centro o ai bordi della rete, dunque, è anch'esso un tratto parzialmente ereditabile.
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır.Deci dacă te găsești la mijloc sau la margine, este parțial moștenit.
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır.Jadi apakah anda menemukan diri anda di tengah atau di pinggir juga sebagian diwariskan.
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır.즉 여러분이 연결망 중심이나 가장자리에 위치해있는 상태도 부분적으로는 대물림될 수 있습니다.
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır.Ob Sie sich also selber in der Mitte oder am Rande befinden, ist auch teilweise vererbbar.
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır.Of je jezelf in het midden of aan de rand bevindt, is ook deels erfelijk.
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır. Peki, ne anlama geliyor bu?Vậy nên việc bạn thấy mình ở giữa hay ở rìa, một phần là do di truyền. '
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır.Portanto, se se encontrarem no meio ou no limite também é parcialmente hereditário.
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır.Que vous vous retrouviez au milieu ou sur les bords est aussi en partie héréditaire.
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır.Så om man finder sig selv i midten eller i udkanten er også delvist arveligt.
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır.Umiestnenie v strede alebo na okraji siete je teda čiastočne dedičné.
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır.Vagyis az, hogy a szélen vagy középen helyezkedsz el, részben örökletes.
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır.Więc to czy znajdujesz się w środku czy też na krawędzi, jest również częściowo odziedziczone.
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır.Ετσι, το αν βρισκεστε στη μεση ή στην ακμή κι αυτο εν μερει κληρονομείται.
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır.Така че, дали ще се окажете в средата или в края, е също и донякъде наследимо.
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır.То есть, [оказался] человек в середине или на краю - тоже фактор частично наследственный.
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır.יוצרים מעין קור דחוס של קשרים שבתוכם הם מוטמעים בנוחות. ולסיום, אפילו מצאנו
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır.إذاً سواء وجدت نفسك في المنتصف أو على الحافة، فذلك ايضاً موروث جيني في جانب منه.
Yani kendinizi ağın ortasında veya ucunda bulmanız da bir ölçüde kalıtsaldır.一部は遺伝なのです ではこれは何を意味するのでしょうか?