kalıt ile cümle
kalıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ama kaliteli sonuçlar veriyorlar.Men dom är av god kvalitet.
Ama kaliteli sonuçlar veriyorlar.Mutta ne ovat hyvälaatuisia.
Ama kaliteli sonuçlar veriyorlar.Nhưng những dữ liệu này rất đáng tin cậy.
Ama kaliteli sonuçlar veriyorlar.Pero son de buena calidad.
Ama kaliteli sonuçlar veriyorlar.Tapi kualitasnya bagus.
Ama kaliteli sonuçlar veriyorlar.Αλλά έχουν καλή ποιότητα.
Ama kaliteli sonuçlar veriyorlar.Но они очень хорошего качества.
Ama kaliteli sonuçlar veriyorlar.Но те са с добро качество.
Ama kaliteli sonuçlar veriyorlar.Проте вони високоякісні.
Ama kaliteli sonuçlar veriyorlar.אבל יש להם איכות טובה
Ama kaliteli sonuçlar veriyorlar.ولكنها تنتج معلومات عالية الجودة
Ama kaliteli sonuçlar veriyorlar.これが限界です
Ama kalitesi çok farklı.Mais la qualité est tellement meilleure.
Ama şimdi biliyoruz ki genetik kalıtım böyle işlemiyor.Acum ştim că nu aşa se transmit genele.
Ama şimdi biliyoruz ki genetik kalıtım böyle işlemiyor.하지만 지금 우리는 유전 형질이 그렇게 작동하는 것이 아니라는 걸 알고 있습니다.
Ama şimdi biliyoruz ki genetik kalıtım böyle işlemiyor.Maar nu weten we dat genetische overerving zo niet werkt.
Ama şimdi biliyoruz ki genetik kalıtım böyle işlemiyor.Ma noi sappiamo che non è così che funziona l'ereditarietà genetica.
Ama şimdi biliyoruz ki genetik kalıtım böyle işlemiyor.Mas hoje sabemos como funciona a herança genética.
Ama şimdi biliyoruz ki genetik kalıtım böyle işlemiyor.Nhưng chúng ta giờ đây biết rằng di truyền thừa kế không hoạt động như thế.
Ama şimdi biliyoruz ki genetik kalıtım böyle işlemiyor.Nie tak działa genetyka.
Ama şimdi biliyoruz ki genetik kalıtım böyle işlemiyor.Nous savons aujourd'hui que la génétique ne fonctionne pas comme ça.
Ama şimdi biliyoruz ki genetik kalıtım böyle işlemiyor.Pero sabemos que la herencia genética no funciona así.
Ama şimdi biliyoruz ki genetik kalıtım böyle işlemiyor.Но сегодня мы знаем, что генетическое наследование работает совсем не так.
Ama şimdi biliyoruz ki genetik kalıtım böyle işlemiyor.אבל אנחנו יודעים עכשיו שלא ככה גנטיקה תורשתית עובדת
Ama şimdi biliyoruz ki genetik kalıtım böyle işlemiyor.لكننا نعرف الآن كيف تشتغل الوراثة الجينية.
Ama yine, asıl mesele hayat şekilleri, kalite -- çalışması daha zevkli iş yerleri.이와같은 실내 정원을 만들었고 공기가 나선형으로 돌아나가도록 했습니다.
Ama yine, asıl mesele hayat şekilleri, kalite -- çalışması daha zevkli iş yerleri.Maar nogmaals, het gaat over de levensstijl, de kwaliteit -- iets dat aangenamer zou zijn als werkplek.
Ama yine, asıl mesele hayat şekilleri, kalite -- çalışması daha zevkli iş yerleri.Mas novamente, trata-se do estilo, da qualidade, duma coisa que seria mais agradável como local de trabalho.
Ama yine, asıl mesele hayat şekilleri, kalite -- çalışması daha zevkli iş yerleri.Pero de nuevo, sobre el estilo de vida, la calidad -- algo que podría disfrutarse más como lugar de trabajo.
Ama yine, asıl mesele hayat şekilleri, kalite -- çalışması daha zevkli iş yerleri.הדרך שניתן ליצור דגם של גנים אלה, הדרך שהם מתפתלים סביב.
Ama yine, asıl mesele hayat şekilleri, kalite -- çalışması daha zevkli iş yerleri.الطريقة التي يمكنك بها أن تخطط تلك الحدائق، الطريقة التي تدوم حولها.
Ama yine, asıl mesele hayat şekilleri, kalite -- çalışması daha zevkli iş yerleri.螺旋状の配置方法 繰り返しますが それらはまさしく ライフスタイル 生活の質--
Ancak daha sonradan "kalite kontrol" dğer bir deyişle " KK" dediğini anladım.Baru kemudian saya menyadari apa yang dia katakan "QC," atau Quality Control (Pengendalian Mutu)
Ancak daha sonradan "kalite kontrol" dğer bir deyişle " KK" dediğini anladım.Chỉ sau đó, tôi nhận ra rằng cô đã có nói "QC", hay kiểm soát chất lượng.
Ancak daha sonradan "kalite kontrol" dğer bir deyişle " KK" dediğini anladım.Csak sokkal később jöttem rá, hogy amit mondott, az "QC" [quality control], vagyis minőség-ellenőrzés.
Ancak daha sonradan "kalite kontrol" dğer bir deyişle " KK" dediğini anladım.Erst später erkannte ich, dass sie sagte "QC" oder auch Qualitätskontrolle.
Ancak daha sonradan "kalite kontrol" dğer bir deyişle " KK" dediğini anladım.Mult mai târziu mi-am dat seama că spunea "QC" - controlul calității.
Ancak daha sonradan "kalite kontrol" dğer bir deyişle " KK" dediğini anladım.Później zorientowałam się, że mówiła "QC", quality control (kontrola jakości).
Ancak daha sonradan "kalite kontrol" dğer bir deyişle " KK" dediğini anladım.전 나중에서야 그녀가 했던말이 품질관리의 약자인 "QC" 라는 것을 알게되었습니다.
Ancak daha sonradan "kalite kontrol" dğer bir deyişle " KK" dediğini anladım.'qiu xi'. Pas veel later besefte ik dat ze "QC", of kwaliteitscontrole, had gezegd.
Ancak daha sonradan "kalite kontrol" dğer bir deyişle " KK" dediğini anladım."qiu xi". Šele dosti kasneje sem ugotovila, da je s tem mislila "QC" ali nadzor kakovosti.
Ancak daha sonradan "kalite kontrol" dğer bir deyişle " KK" dediğini anladım."qiu xi". Só mais tarde percebi que ela tinha dito "CQ" ou "controlo de qualidade".
Ancak daha sonradan "kalite kontrol" dğer bir deyişle " KK" dediğini anladım.Solo molto più tardi mi sono resa conto che stava dicendo "QC", controllo di qualità.
Ancak daha sonradan "kalite kontrol" dğer bir deyişle " KK" dediğini anladım.Sólo mucho después, me percaté que decía "QC," o control de calidad [quality control]
Ancak daha sonradan "kalite kontrol" dğer bir deyişle " KK" dediğini anladım.Πολύ μετά συνειδητοποίησα ότι αυτό που έλεγε ήταν "ΕΠ" ή έλεγχος ποιότητας.
Ancak daha sonradan "kalite kontrol" dğer bir deyişle " KK" dediğini anladım."кю кси." Едва много по-късно разбрах, че тя е казала "КюСи" или контрол на качеството.
Ancak daha sonradan "kalite kontrol" dğer bir deyişle " KK" dediğini anladım.Лише потім я зрозуміла, що вона мала на увазі "к'ю сі" або контроль якості.
Ancak daha sonradan "kalite kontrol" dğer bir deyişle " KK" dediğini anladım.Только позже я поняла, что она имела в виду "KK", т.е. контроль качества.
Ancak daha sonradan "kalite kontrol" dğer bir deyişle " KK" dediğini anladım.רק מאוחר יותר הבנתי שהיא אמרה, קיו-סי, או "בקרת איכות".
Ancak daha sonradan "kalite kontrol" dğer bir deyişle " KK" dediğini anladım.فقط في وقت لاحق من ذلك بكثير أدركت أنها كانت تقول "QC"، أو مراقبة الجودة.
Ancak daha sonradan "kalite kontrol" dğer bir deyişle " KK" dediğini anladım.彼女が言ったのは 「QC」つまり クオリティーコントロールだったのです 作業場での実際の役割を 説明することは出来ず
Ancak günümüzde, çocuklar kalite ile büyüdüler.Сьогодні, молодь росте знаючи якість.
Ancak sanatçı aynı zamanda desenlerin kulanımına, dekoratif kalitenin yüksek olmasına da çok önem vermiş.Ale ke kráse se dostáváme také skrz vzor, který je čistě dekorativní povahy.
Ancak sanatçı aynı zamanda desenlerin kulanımına, dekoratif kalitenin yüksek olmasına da çok önem vermiş.Но также - использование ритма, некоторое ощущение чистой декоративности.
Ancak sanatçı aynı zamanda desenlerin kulanımına, dekoratif kalitenin yüksek olmasına da çok önem vermiş.Також завдяки стилю створюється відчуття чистої декоративності.
Ancak, su kaynaklarının kalitesini artırmak için, çabaların devam etmesi gerekmektedir.31 que ceux dont le statut socio-économique est plus élevé (
Ancak, su kaynaklarının kalitesini artırmak için, çabaların devam etmesi gerekmektedir.D W N w aglomeracjach UE-27 o liczbie mieszkańców
Ancak, su kaynaklarının kalitesini artırmak için, çabaların devam etmesi gerekmektedir.EU-27 -maiden taajamissa, joissa on yli 250 000 asukasta
Ancak, su kaynaklarının kalitesini artırmak için, çabaların devam etmesi gerekmektedir.Exposición a largo plazo (media anual) a ruido día-tarde-noche por encima del indicador (L
Ancak, su kaynaklarının kalitesini artırmak için, çabaların devam etmesi gerekmektedir.Hlásené dlhodobé (ročný priemer) vystavenie účinkom hluku počas dňa, večera a noci (L