Bana kalırsa bu iki durumu birleştirmeliyiz.وبالنسبة لي ، يصبح من الضروري أن نوافق بين الإثنين.
Bana kalırsa bu iki durumu birleştirmeliyiz.結びつけて考える必要を感じています なぜなら最終的に私たちに必要なのは
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.Cred că este un măr copt ce aşteaptă să fie cules.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.Credo che sia manna caduta dal cielo.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.Dla mnie jest to zupełnie proste.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.Ich denke das ist offensichtlich.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.Ik zie het als een enorme kans die voor het grijpen ligt.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.Je pense que c'est une aubaine.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.저는 이게 땅위의 새 둥지라고 생각합니다.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.Myslím, že je to naopak něco velice snadno dosažitelného.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.Saya pikir itu seperti buah yang siap dipetik.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.Tôi nghĩ nó giống như một cái tổ chim trên mặt đất.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.Θεωρώ ότι επιτυγχάνεται πολύ εύκολα.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.Я міг би порівняти це з пташиним гніздом на землі.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.Я мог бы сравнить это с птичьим гнездом на земле.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.אני חושב שהגישה לא חכמה.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.أعتقد أنه عش طائر على الأرض.
Bana kalırsa bu iş çantada keklik.アル ゴアが 映画『不都合な真実』によって
Bana kalırsa bu karmaşık yapıyı anlamak oldukça heyecan verici.Myślę, że dobrze będzie, gdy zrozumiecie coś tak złożonego i wyszukanego jak Bitcoin.
Bana kalırsa bu, ölümden sonraki yaşama kötü bir başlangıç, kendi cenazenize tanıklık edip memnun olmak.A to mi pripadalo ako zlý začiatok posmrtného života, vidieť svoj vlastný pohreb a cítiť sa radostne.
Bana kalırsa bu, ölümden sonraki yaşama kötü bir başlangıç, kendi cenazenize tanıklık edip memnun olmak.그리고 제게 사후에 여러분의 장례식을 보고 만족감을 느끼는 것은 불운한 시작입니다.
Bana kalırsa bu, ölümden sonraki yaşama kötü bir başlangıç, kendi cenazenize tanıklık edip memnun olmak.Og det var for mig en dårlig start på efterlivet, at skulle se sin egen begravelse og føle sig glad.
Bana kalırsa bu, ölümden sonraki yaşama kötü bir başlangıç, kendi cenazenize tanıklık edip memnun olmak.Według mnie to zły początek życia pozagrobowego, patrzeć na własny pogrzeb i czuć zadowolenie.
Bana kalırsa bu, ölümden sonraki yaşama kötü bir başlangıç, kendi cenazenize tanıklık edip memnun olmak.Y, para mí, fue un mal comienzo hacia la otra vida presenciar el propio funeral y sentirse gratificado.
Bana kalırsa bu, ölümden sonraki yaşama kötü bir başlangıç, kendi cenazenize tanıklık edip memnun olmak.Мне кажется, это не лучшее начало загробной жизни, наблюдать за собственными похоронами и чувствовать радость.
Bana kalırsa bu, ölümden sonraki yaşama kötü bir başlangıç, kendi cenazenize tanıklık edip memnun olmak.ובעיני זו התחלה גרועה לחיי העולם הבא, לראות את ההלווייה שלך ולהרגיש מרוצה.
Bana kalırsa bu, ölümden sonraki yaşama kötü bir başlangıç, kendi cenazenize tanıklık edip memnun olmak.死後の生活の始まりとして あまりいいものには思えなかったのです それでは『死者』という短い詩をお聞きください
Bana kalırsa bu seçimi yapmak zorunda değiliz.Ale já myslím, že to nejsou jediné dvě možnosti.
Bana kalırsa bu seçimi yapmak zorunda değiliz.Ich glaube nicht, dass wir diese Wahl treffen müssen.
Bana kalırsa bu seçimi yapmak zorunda değiliz.Ik denk dat die keuze onnodig is.
Bana kalırsa bu seçimi yapmak zorunda değiliz.Jag tror inte att vi måste göra det valet.
Bana kalırsa bu seçimi yapmak zorunda değiliz.Jeg tror ikke, at vi behøver tage det valg.
Bana kalırsa bu seçimi yapmak zorunda değiliz.Je ne pense pas que nous soyons obligés de faire ce choix.
Bana kalırsa bu seçimi yapmak zorunda değiliz.그러나 저는 그런 선택을 할 필요가 없다고 생각합니다.
Bana kalırsa bu seçimi yapmak zorunda değiliz.Mislim, da ne potrebujemo takšne odločitve.
Bana kalırsa bu seçimi yapmak zorunda değiliz.Não acho que tenhamos de fazer essa escolha.
Bana kalırsa bu seçimi yapmak zorunda değiliz.Nemyslím si, že sa musíme rozhodovať.
Bana kalırsa bu seçimi yapmak zorunda değiliz.Nie sądzę, że jesteśmy na niego skazani.
Bana kalırsa bu seçimi yapmak zorunda değiliz.Non credo che siamo costretti a fare questa scelta.
Bana kalırsa bu seçimi yapmak zorunda değiliz.Nu cred că trebuie să recurgem la această alegere.
Bana kalırsa bu seçimi yapmak zorunda değiliz.Pienso que no hay obligación de elegir.
Bana kalırsa bu seçimi yapmak zorunda değiliz.Saya pikir kita tak harus mengambil pilihan semacam itu.
Bana kalırsa bu seçimi yapmak zorunda değiliz.Szerintem nem kell ezt a döntést meghoznunk.
Bana kalırsa bu seçimi yapmak zorunda değiliz.Tôi không nghĩ là chúng ta phải chọn lựa.
Bana kalırsa bu seçimi yapmak zorunda değiliz.Δεν νομίζω πως πρέπει να την κάνουμε.
Bana kalırsa bu seçimi yapmak zorunda değiliz.Аз не мисля, че трябва да избираме.
Bana kalırsa bu seçimi yapmak zorunda değiliz.Але я не думаю, що нам потрібно його робити.
Bana kalırsa bu seçimi yapmak zorunda değiliz.Я не считаю, что мы должны делать этот выбор.
Bana kalırsa bu seçimi yapmak zorunda değiliz.אני לא חושב שאנחנו צריכים לבצע את הבחירה הזו.
Bana kalırsa bu seçimi yapmak zorunda değiliz.لا اعتقد ان علينا الاخذ بذلك الخيار.
Bana kalırsa bu seçimi yapmak zorunda değiliz.別な道があります
Bana kalırsa bu tasarım yolcuğuna kendini bırakmak.Credo che tutto questo sia parte del lasciarsi trasportare dal viaggio nel design.
Bana kalırsa bu tasarım yolcuğuna kendini bırakmak.Dit alles hoort bij de overgave aan de tocht van design.
Bana kalırsa bu tasarım yolcuğuna kendini bırakmak.Et je pense que tout cela fait partie du fait de s'abandonner au voyage du design.
Bana kalırsa bu tasarım yolcuğuna kendini bırakmak.I myślę, że to wszystko jest częścią poddawania się przygodzie projektowania.
Bana kalırsa bu tasarım yolcuğuna kendini bırakmak.또 디자인의 행로를 인정하고 받아들이는 과정이죠.
Bana kalırsa bu tasarım yolcuğuna kendini bırakmak.Și cred că toate aceste lucruri fac parte din actul de a ne preda călătoriei design-ului.
Bana kalırsa bu tasarım yolcuğuna kendini bırakmak.Und ich denke dass das alles Teil davon ist uns auf die Entwurfsreise einzulassen.
Bana kalırsa bu tasarım yolcuğuna kendini bırakmak.Và tôi nghĩ rằng đó là tất cả của quy phục trước chuyến du hành của thiết kế.
Bana kalırsa bu tasarım yolcuğuna kendini bırakmak.Y creo que todo esto es parte de rendirse ante el viaje de diseño.