kalırsın ile cümle

kalırsın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eğer Hindistan'da kör bir çocuksanız, muhtemen en az iki kötü haberle baş etmek zorunda kalırsınız.لو كنت طفلا أعمى في الهند, ستضطر في الأغلب أن تتعامل مع خبرين سيئين على الأقل.
Eğer Hindistan'da kör bir çocuksanız, muhtemen en az iki kötü haberle baş etmek zorunda kalırsınız.少なくとも二つの大きな悪いニュースに 立ち向かわなければなりません 最初の悪いニュースは
Genelde sadece beklemede kalırsınız ve bazı mucizeler gelir bazıları gelmez.Általában, csak szemléljük, és van, ami megtörténik, van ami nem.
Genelde sadece beklemede kalırsınız ve bazı mucizeler gelir bazıları gelmez.Biasanya, Anda hanya berdiam, beberapa datang, beberapa tidak.
Genelde sadece beklemede kalırsınız ve bazı mucizeler gelir bazıları gelmez.D'habitude, on se tient juste prêts, et alors certains se produisent, d'autres pas.
Genelde sadece beklemede kalırsınız ve bazı mucizeler gelir bazıları gelmez.Di solito, si sta alla finestra e qualcosa avviene, qualcos'altro no.
Genelde sadece beklemede kalırsınız ve bazı mucizeler gelir bazıları gelmez.În mod normal doar aștepți și unele vin, unele nu.
Genelde sadece beklemede kalırsınız ve bazı mucizeler gelir bazıları gelmez.일반적으로는 두고 보다보면 어떤 것은 되고 어떤 것은 안되게 말이죠.
Genelde sadece beklemede kalırsınız ve bazı mucizeler gelir bazıları gelmez.Meestal wacht je gewoon af, en soms gebeurt het, soms niet.
Genelde sadece beklemede kalırsınız ve bazı mucizeler gelir bazıları gelmez.Normalerweise steht man quasi nur daneben und manche kommen, andere nicht.
Genelde sadece beklemede kalırsınız ve bazı mucizeler gelir bazıları gelmez.Normalmente, apenas ficamos lá perto, uns acontecem, outros não.
Genelde sadece beklemede kalırsınız ve bazı mucizeler gelir bazıları gelmez.Normalmente, de cierta forma esperas, y algunos vienen, y otros no.
Genelde sadece beklemede kalırsınız ve bazı mucizeler gelir bazıları gelmez.Obvykle sa niektoré stanú, a iné nie.
Genelde sadece beklemede kalırsınız ve bazı mucizeler gelir bazıları gelmez.Obvykle se prostě některé stanou a některé ne.
Genelde sadece beklemede kalırsınız ve bazı mucizeler gelir bazıları gelmez.Thông thường, các bạn có thể là đang sẵn sàng, một vài người đang thực hiện, một số khác thì không.
Genelde sadece beklemede kalırsınız ve bazı mucizeler gelir bazıları gelmez.Zwykle to życie przynosi te cuda, a nie my za nimi gonimy.
Genelde sadece beklemede kalırsınız ve bazı mucizeler gelir bazıları gelmez.Συνήθως, απλώς περιμένουμε και κάποια γίνονται ενώ κάποια άλλα όχι.
Genelde sadece beklemede kalırsınız ve bazı mucizeler gelir bazıları gelmez.Обикновено просто опитваш, и понякога се получава, друг път не.
Genelde sadece beklemede kalırsınız ve bazı mucizeler gelir bazıları gelmez.Обычно жизнь приносит нам чудо или не приносит, а не мы за ним гонимся.
Genelde sadece beklemede kalırsınız ve bazı mucizeler gelir bazıları gelmez.Як правило, ви просто живете, і деякі чудеса з'являються, а деякі - ні.
Genelde sadece beklemede kalırsınız ve bazı mucizeler gelir bazıları gelmez.בדרך כלל, אנחנו בערך עומדים מהצד, חלק מגיע וחלק לא .
Genelde sadece beklemede kalırsınız ve bazı mucizeler gelir bazıları gelmez.عادةً ، عندما تقوم بنوع ما من الإستعداد ، ويأتي البعض ، ولا يأتي آخرون .
Genelde sadece beklemede kalırsınız ve bazı mucizeler gelir bazıları gelmez.しかし このケースでは全速力で前進しなければなりません
Genellikle, hikayeyi 32 sayfaya sıkıştırmak zorunda kalırsınız.보통,32페이지로 이야기를 압축시켜야 합니다.
Genellikle, hikayeyi 32 sayfaya sıkıştırmak zorunda kalırsınız.Általában 32 oldalba kell belesűríteni egy történetet.
Genellikle, hikayeyi 32 sayfaya sıkıştırmak zorunda kalırsınız.Bạn phải thu ngắn lại một câu chuyện dài 32 trang, thường thường là thế.
Genellikle, hikayeyi 32 sayfaya sıkıştırmak zorunda kalırsınız.De obicei, trebuie să comprimi o poveste în 32 de pagini.
Genellikle, hikayeyi 32 sayfaya sıkıştırmak zorunda kalırsınız.Di solito la storia non deve superare le 32 pagine.
Genellikle, hikayeyi 32 sayfaya sıkıştırmak zorunda kalırsınız.Je moet een verhaal terugbrengen tot 32 pagina's, meestal.
Genellikle, hikayeyi 32 sayfaya sıkıştırmak zorunda kalırsınız.Man muss eine Geschichte in 32 Seiten zusammenfassen können, also normalerweise.
Genellikle, hikayeyi 32 sayfaya sıkıştırmak zorunda kalırsınız.On doit faire tenir une histoire en 32 pages généralement.
Genellikle, hikayeyi 32 sayfaya sıkıştırmak zorunda kalırsınız.Zwykle trzeba jakąś historię streścić do 32 stron.
Genellikle, hikayeyi 32 sayfaya sıkıştırmak zorunda kalırsınız.Обикновено трябва да събереш историята на 32 страници.
Genellikle, hikayeyi 32 sayfaya sıkıştırmak zorunda kalırsınız.Обычно нужно сократить рассказ так, чтобы уложиться в 32 страницы.
Genellikle, hikayeyi 32 sayfaya sıkıştırmak zorunda kalırsınız.אתה צריך לדחוס סיפור לתוך 32 עמודים, בדרך כלל.
Genellikle, hikayeyi 32 sayfaya sıkıştırmak zorunda kalırsınız.كل ما عليك فعله هو تلخيص القصة لتصل إلى 32 صفحه، عادةً.
Genellikle, hikayeyi 32 sayfaya sıkıştırmak zorunda kalırsınız.大切なのは伝えたい内容だけに編集すること
Haksız çıkmanız durumunda ise, mevcut bir pazardaki... ...pek çok rakipten birisi olarak kalırsınız.하지만 애초의 계산이 잘못됐다면, 기존시장의 수많은 경쟁자 중 하나로 그치고 말겠죠
Haksız çıkmanız durumunda ise, mevcut bir pazardaki... ...pek çok rakipten birisi olarak kalırsınız.Y si estaban equivocados, bueno, serían uno de los muchos competidores en un mercado existente.
Haksız çıkmanız durumunda ise, mevcut bir pazardaki... ...pek çok rakipten birisi olarak kalırsınız.І якщо Ви не праві, тоді Ви просто один з багатьох конкурентів на існуючому ринку.
Haksız çıkmanız durumunda ise, mevcut bir pazardaki... ...pek çok rakipten birisi olarak kalırsınız.ولو كنت خاطئًا فستكون فقط واحد من المنافسين الكثر في السوق القائمة
Haksız çıkmanız durumunda ise, mevcut bir pazardaki... ...pek çok rakipten birisi olarak kalırsınız.多くの競合他社の1つとなるだけです
Hastalanırsanız doktor ve hastane masraflarını kendiniz ödemek zorunda kalırsınız.Deberá pagar los gastos del médico y el hospital en caso de enfermedad.
Hastalanırsanız doktor ve hastane masraflarını kendiniz ödemek zorunda kalırsınız.Joudut itse korvaamaan lääkärin ja sairaalan kulut, jos sairastut.
Hastalanırsanız doktor ve hastane masraflarını kendiniz ödemek zorunda kalırsınız.Om du insjuknar måste du själv betala läkar- och sjukhuskostnaderna.
Hastalanırsanız doktor ve hastane masraflarını kendiniz ödemek zorunda kalırsınız.Vous devrez vous-même rembourser les frais médicaux et hospitaliers si vous tombez malade.
Hastalanırsanız doktor ve hastane masraflarını kendiniz ödemek zorunda kalırsınız.Если вы заболеете, вам придётся самостоятельно оплачивать расходы на врачей и больницу.
Hastalanırsanız doktor ve hastane masraflarını kendiniz ödemek zorunda kalırsınız.يتوجب عليك أن تعوض بنفسك تكاليف الطبيب والمستشفى إذا مرضت.
"hayatının sonuna dek burada kalırsın."'bạn có thể ở đây đến cuối đời'
"hayatının sonuna dek burada kalırsın.""ci si può rimanere per il resto della propria vita".
"hayatının sonuna dek burada kalırsın.""dann kannst du hier für den Rest deines Lebens bleiben."
"hayatının sonuna dek burada kalırsın.""'ficamos para o resto da vida'".
"hayatının sonuna dek burada kalırsın."'itt maradhatsz egész életedben.'"
"hayatının sonuna dek burada kalırsın."'여기서 한 번 살게되면, 남은 여생을 보내게 될 겁니다.' (책 내용 끝)
"hayatının sonuna dek burada kalırsın."אתה יכול להשאר לשארית חייך.'"
"hayatının sonuna dek burada kalırsın."يمكنك البقاء ما تبقى لك من الحياة."
"hayatının sonuna dek burada kalırsın."彼には望みがあります こうしてコミュニティが始まるんです
Hesap makineniz olsa bile çaresiz kalırsınız.Donc, même si je vous donnais une calculatrice graphique vous seriez impuissants.
Hesap makineniz olsa bile çaresiz kalırsınız.Então mesmo que eu te dê uma calculadora gráfica, você estaria desamparado.
Hesap makineniz olsa bile çaresiz kalırsınız.Så även om jag ger dig en grafisk miniräknare skulle du vara hjälplös.

İlgili Sayfalar