Görev sırasında Romanenko o dönemde uzayda en uzun kalma rekoru olan 326 gün uzayda kalır.このミッションで、ロマネンコはミールで326日間を過ごし、当時の最長宇宙滞在記録を樹立した。
Sadece iki çocuk sağ kalır.2人の子どもはまだ生きている。
Ölmeleri üzerine hepsi Hasbî'ye kalır ama o da yiyemeden ölür.「死なんのん(死なない)」「生きんのん(生きないの)」「食べんのん(食べないの)」。
Ancak Smolensk'i almayı başaramayan Ruslar 1634 Polyanovka Antlaşması'nı imzalamak durumunda kalırlar.しかしロシアはスモレンスクを奪うことはできず、1634年にポリャノフカ条約を受け入れた。
Buralara, parmakla bastırılınca bir süre çukur (gode) kalır.また加工時にタップが傾いているとネジがゆるくなる。
Kar yaklaşık 265 gün kalır.鉄鋲数約650個。
Sonra Milo dahil herkes susuz kalır.マイコ先生と同じく酒に弱い。
Burada yaşayan ailesinin yanında 3 yıl kalır.さゆりの3歳離れた妹。
Tersine, kendisi ceza ödemek zorunda kalır.それ自身も処罰の対象。
Semeni mezarın üzerinde kalır ve hiç kimse dokunmaz.ワーウルフ族の妻がいて彼女には頭が上がらない。
Odada söylenen odada kalır.部屋にいた一人が言った。
Kızgınlık döneminde gebe kalırsa genellikle o yıl içinde bir daha kızgınlık göstermez.興奮期に妊娠すると一般的に同じ年では更なる発情期を迎えない。
Elektronlar atomlarına bağlı kalır fakat yakın atomlara transfer edilebilir.電子は原子に束縛されているものの、隣接した原子へも移動することができる。
Bakanın özel sekreteri Bernard Woolley (Derek Fowlds) ise çoğunlukla iki tarafın arasında kalır.彼の第一個人秘書官であるバーナード・ウーリー(英語版)(デレク・フォールズ(英語版))は往々にしてこの2人の板ばさみに陥る。
Evrende bunların miktarları hep aynı kalır.物質の総量は常に同じだ。
Kabul edilir ve orada kalır.取り返しに来てそのまま居残る。
Burada yaklaşık on yıl kalırlar.約10年続く。
Stark ağır yaralanır ama sağ kalır.長男は重傷を負ったが、生き残っている。
(Oyuna geç kalırsanız koltuğunuzu kaybedebilirsiniz.)(その際ビリ〜がやられてしまうとゲームオーバーになってしまう。
Saadet Hanım'ın önünde tek bir yol kalır, Rusya'dan gizlice kaçmak.ザザの一大事にはどこへでも駆けつけるお嬢様。
Bu pozisyon 10 gün boyunca ve mümkün olursa 60 gün ve daha uzun kalır.滞留日数は10日間とかなり長く取る。
Geri kalanı namlu içinde ince bir kurum tabakası olarak kalır.残りは山札として伏せておいておく。
Biraz onunla kalır.ONUと対となる。
Bu arada Valerie hareketsiz kalır.しかし、ミカは動じない。
Orada bir tek Gandalf kalır.オデュッセウス1人が残される。
Los Angeles, bir suç dalgasına maruz kalır.ロサンゼルスにて、脳卒中のため死去。
Irak'ta kalırlarsa ne yapacaklar?日本に帰ったら何が食べたい?
Çiftler çoğunlukla yıllarca beraber kalır.ふたりは幾年にもわたって親密なままでいることになる。
Bill'e hâlâ kör olduğunu söylemek zorunda kalır.その中で、ハルは自分が盲目であることを認識していくことになる。
İhaleye girecek kişi en az 8 diyebilir , 7den kalır.したがって前者の数え方では7個で、後者では8個となる。
İkisi de cevaplayamadıkları sorularla baş başa kalırlar.しかし、両方の質問に答えることはできない。
Yarışı bitiremeyen kahvaltıyı hazırlamak zorunda kalır.レースに情熱を持たない彼女に業を煮やす。
Bir süre burada kalır ve para kazanmak için iş yaparlar.そして、長期間、海外に滞在して仕事をするので、その活動費を稼ぐため。
ABD, nükleer saldırılar altında kalır...全面核攻撃によって合衆国は崩壊する。
Ancak maddi imkânsızlıklar nedeniyle okuyamaz ve Adana’ya dönmek durumunda kalır.しかし、彼は神託の内容を理解できず、アテーナイへ帰還する。
Böylece 16 yıl önce takımıyla beraber bu adada mahsur kalır.16年前に須栄島に漂着する。
Ancak hayatta kalır ve Hannibal'ın peşine düşer.また、警察もハンニバルに見当を付けて彼を追う。
Yedi Uyurlar yıllarca burada kalır.7年間寝たきり生活をしている。
Bu yüzden çekilmek zorunda kalır.それに伴い退団することになった。
Sonraki 20 yıl boyunca orada asılı kalır.その後、20年以上放置される。
Dişiler yılda bir gebe kalır ve kasım ya da aralık ayında yavrularlar.繁殖期は年中行われ、11月と12月にピークを迎える。
Kafiye bakımından da ana kafiye düzenine bağlı kalırlar.相手に対して無慈悲なまでに竹刀を振う。
Fakat, ışın kılıcını kaybeder, başarısızlığa uğradığı için geri çekilmek zorunda kalır.その後も戦闘を継続していたが、久遠の落日が完全に失敗したことで剣を収めて撤退した。
Öykü bir sabah okula geç kalır ve taksiyle gitmek zorundadır.午前授業日は登校便のみ運転。
Ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk bu.生存する画家の作品としては史上最高額。
Jack ardından hastaneden acil bir telefon alır ve oradan ayrılmak zorunda kalır.その後、ジャックの元にハワードから身代金の催促の電話がかかってくる。
Vajinada 24 saatten fazla kalırsa toksik şok sendromu oluşabilir.ジアゼパムを24時間以上点滴されたならば、耐性が形成される。
Bazen platform sabit kalır taşların ağırlığı artar.ちなみに、深くまで採掘すると、石が固くなっていく。
Ve nihayetinde de gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır.最終的に事件の真相にたどり着くのは彼である。
Zamanla beraber olurlar ve Madonna hamile kalır.二人は結婚し、公主は妊娠。
Yaşlı amca orada kalır ve bir daha haber de alınamaz.母親はまた姿を消し、それ以降消息はわかっていない。
Tedavi ilerledikçe Elena işini bırakıp hastaneye yatmak zorunda kalır.しかし、病状は悪化を続け、絶望したエレナは病院を飛び出してしまう。
Filmde, okula giden iki kardeş ayakkabılarını değişerek giymek zorunda kalırlar.ただし、学校内では運動靴に履き替え可。
İsolde ölmüş olan sevgilisi yanına yığılır kalır.亡くなっている娼婦の恋人のことを懐かしんでいる。
Birinci sınıf ise mescitte kalır.初中級者で混雑する。
Elde 1 kalır.余次元は1。
Kral talebi kabul etmek zorunda kalır.王は彼を受け入れることを告げる。
Fakat askerimiz amacına ulaşsada geç kalır.しかしサームらは到着があまりに遅過ぎた。
Bu kontrol demeti kapatıldığında ve ışık demeti kaybolduğunda madde kopyası geriye kalır.この制御ビームがオフになり、光パルスが消えると「物質のコピー」が残る。
Onu doğrultmaya çalışırsan kırarsın, hali üzerinde bırakırsan öyle kalır.”座右の銘は「けけも歩けば棒に当たる」。