kalıntıları ile cümle

kalıntıları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca küçük bir kale kalıntıları bulunmuştur.There are small remains of a castle.
Ardından kalıntıların külleriyle kendisini kapladı.They then stab it to death with spears.
Filmin yapımı Cameron'ın RMS Titanic'in kalıntılarını görüntülediği 1995 yılında başladı.Production began in 1995, when Cameron shot footage of the actual Titanic wreck.
Ertesi gün Gabrielle'in kalıntıları başka bir soğuk hava kütlesi tarafından emildi.By early the next day, the remnants of Gabrielle were absorbed by an approaching cold front.
Avrupa Uzay Ajansı'nın Mars Express'i muhtemel sülfat epsomite ve kieserite kalıntıları bulmuştur.The European Space Agency's Mars Express found evidence of perhaps epsomite and kieserite.
Bugün Yenikale'nin kalıntıları turistler tarafından sıklıkla ziyaret edilmektedir.Today ruins of Yeni-Kale is often visited by tourists.
Süpernova kalıntıları dizini ^ Zhao FY, Strom RG, Jiang SY (2006).Zhao FY, Strom RG, Jiang SY (2006).
1993'te kalıntıları bulunduktan sonra cüce mamut olarak sınıflandırıldılar.After their discovery in 1993, they were considered dwarf mammoths.
Ağızdaki bazı bakteriler besin kalıntılarında yaşar özellikle şeker ve nişastada.Certain bacteria in the mouth live off the remains of foods, especially sugars and starches.
Evin kalıntıları hala oradadır.His dwelling house is still there.
Yere dayalı bir yapının kalıntıları 19. yüzyılda restore edildi.The remains of an overground structure were a 19th-century restoration.
Portekiz Ordusunun son kalıntıları da ülkeyi terk edecektir.The last remaining German troops in Greece withdrew from the country.
Osmanlı dönemine ait medrese kalıntıları yakın zamana kadar görülmüştür.His music was unfamiliar to the average western ear until recently.
Alemanni yerleşim kalıntıları da bu belediyede keşfedildi.The ruins of an Alemanni settlement was also discovered in the municipality.
Manş Adalar orta çağ Normandiya Düklüğün son kalıntılarıdır.The islands represent the last remnants of the medieval Duchy of Normandy.
Fakat şehirde birkaç tane daha Grek kalıntıları mevcuttur.In the town there are still many German remnants.
Kalıntıları hala mevcuttur.Its remnants still exist.
Kalıntıları henüz belirlenememiştir.His remains are yet to be found.
Halen ev kalıntıları bulunmaktadır.It presently houses residences.
Dikdörtgen lejyoner kalenin surlarının kalıntıları, çok yıkılmış olsa da, ayakta kalmıştır.Some remains of the walls of the rectangular legionary fortress survive, though much ruined.
Ancak, yüzeyde yapı kalıntılarının izleri görülmektedir.Traces of foundations survive.
Arkeolojik kalıntıları 1834 yılında Fransız Charles Texier keşfetti.Preliminary research was done by the French archaeologist Charles Texier in 1835.
Healy'nin kalıntıları bir yıl sonra doğu Seattle dağlarında bulundu.Debbie's remains were later found in Southern Virginia.
Bölgede bir insanın iskelet kalıntıları bulunmuştur.There they find a group of humans surviving in the area.
İsrail Krallığı'nın kalıntıları iki yüzyıl daha ayakta kaldı.This second incarnation of the Kingdom of Jerusalem endured for another century.
Bugün toprak üstünde yalnızca şehre su getiren su kemerinin kalıntıları seçilebilmektedir.Thus today only the southern tip of City Point is bordered by water.
Ceneviz duvar kalıntıları hâlâ görülebilir.The ruins of the post station's honjin can still be seen.
Reseptör ayrıca kilomikron kalıntıları ve VLDL kalıntılarında (IDL) bulunan apoE proteini de tanır.The receptor also recognizes the apoE protein found in chylomicron remnants and VLDL remnants (IDL).
Kalıntıları 1979 yılında Dünya Mirası kapsamına alınmıştır.Its remains were designated a World Heritage Site in 1979.
Gözetleme kulesi kalıntıları bulunmuştur.Remnants of the observation tower.
Gözlenen süpernova kalıntıları listesi.This is a list of observed supernova remnants.
Mauritius'ta bulunan fosil kalıntılarından tanımlanmıştır.A fossil species occurred on Mauritius.
Kalıntıları ilk kez 1950'lerde, daha sonra 1990'larda Ankara yakınlarında bulunmuştur.Its remains were found close to Ankara in central Turkey beginning in the 1950s.
Ayrıca Fırat kıyısında bir liman ve bu limana ait bir mendirek kalıntıları bulunmuştur.In fact, remains of an elaborate entrance were found on this side of the villa complex.
Günümüzde ise sarnıcın kalıntıları hâlâ görülmektedir.Today only the remains of the ramparts are visible.
Masal, aynı zamanda Şamanizmin kalıntıları (Gök Tanrı inanışları) ile örülüdür.Blessed is He that cometh in the Name of the Lord.
Araştırmacılar, gölün sularında en az 500 kişinin kalıntılarına ulaştı.Scientists believe that less than 500 mature individuals remain in the wild.
O zaman sadece Etrurya ve Roma kalıntılarını içeriyordu.Then the big push out and the capture of Rome.
Ayrıca bölgede antik Trakya kale kalıntıları bulunmuştur.You can also discover the old catch pits in the area.
Göl kıyısında ise, antik liman kentleri Herakleia ve Pyrrha'nın kalıntıları bulunur.Beyond the Grachtengordel are the former working class areas of Jordaan and de Pijp.
Son olarak 1966 civarında atış talimi için kullanılan geminin kalıntıları şimdi batık halindedir.Last used for target practice around 1966, the remains are now submerged.
Savaş ve tapınak kalıntıları vardır.The prejudices and hatreds have survived.
Troya kalıntılarının bulunduğu ildir.The remainder were tropical storms.
Rodos'ta endemik cüce fil kalıntıları ortaya çıkarılmıştır.On the island of Rhodes, bones of an endemic dwarf elephant have been discovered.
Krallığın kalıntıları 494 yılında Goguryeo Krallığı tarafından ilhak edilmiştir.Its remnants were absorbed by the neighboring and brotherhood kingdom of Goguryeo in 494.
Sırp Cumhuriyeti Ordusu (VRS), 12 Mayıs 1992'de Yugoslav Halk Ordusu'nun kalıntılarından kuruldu.The Army of Republika Srpska (Vojska Republike Srpske, VRS) was established on 12 May 1992.
Ancak bugün medresenin kalıntılarına ait hiçbir bulgu yoktur.Today nothing of Waldo remains.
Bu şekilde yapılmış bir köyün kalıntıları Haumessergrund yakınlarında bulunmuştur.As a result, a nearby thatched cottage was in danger.
Bu kalıntıların yanı sıra, bölgede başka medeniyetlerin yaşadığı da tahmin edilmektedir.Besides the mountain relieves, there are another geographic spots in La Unión.
Doğusundaki Ġgantija tapınağının kalıntıları çok ünlüdür.The decorative features in the temple are notable.
Sırtına ve onun taraf ona toz, iplik, saç ve kalıntıları carted yiyecek.On his back and his sides he carted around with him dust, threads, hair, and remnants of food.
Altı milyondan fazla insanın kalıntıları oraya yerleştirilmiştir; bazıları 1300 yıldan eski.The remains of over six million people are housed in there, some over 1,300 years old.
Bugün, kalıntılarını buzullarda buluyoruz. Yer altına geçen kuşlar var.There's burrowing birds.
Ancak, bir günlük bazda, bulduğunuz şeyler Selam ve Lucy gibi, insan kalıntıları değildir.But what you find are not the human remains, such as Selam and Lucy, on a day-to-day basis.
Vücut içinde kalan metal kalıntılarına bakmamız çok kolay.It's very easy to look at metal artifacts that we can show inside of the body.
Gördüğümüz büyük ölçüde Augustan'dan 2. yüzyıla kadar olan dönemin kalıntıları.What you see is largely on the Augustan to second century A.D. levels.
Ambalaj ipi kalıntıları ve gül eski kek, ince bir gösteri yapmak için scatter'd mıydı.Remnants of packthread, and old cakes of roses, Were thinly scatter'd, to make up a show.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Rivers washed sediment into the seas, until the organic remains of the algae were buried.
Antik dönem kalıntıları ile çevrelenmiş.He's surrounded by the ruines of classical antiquity.
O şehrin kalıntıları işlek yollar üzerinde hala durmaktadır.This (city) lies on a road that still survives.

İlgili Sayfalar