kalıntıları ile cümle

kalıntıları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Nitekim İspanyollar Cuzco’ya yerleşirken binalarını İnka tapınaklarının kalıntıları üzerinde yükseltmişlerdir.For å komme til Cuzco hvor de bygget tempelet reiste de i underjordiske huler.
Anıtsal kalıntıları, yüzyıllar boyunca gezginlerin ve yazarların ilham kaynağı oldu.Dets monumentale ruiner har inspirert fantasien til besøkende og skribenter i århundrer.
Bunlardan bazıları iyice harap durumdadır ve sadece kalıntıları görülebilmektedir.Noen arter, som kan gjøre mye skade, utvikler seg i bløte frukter (se skadedyr).
Günümüze ait kalıntıları Arjantin'in Misiones Eyaletinde bulunmaktadır.Den levde i krittperioden i det som nå er Argentina.
Kayacık yaylacılarına ait yayla kalıntıları yörede hâlâ mevcuttur.Restene av disse øvingsskyttergravene finnes fremdeles på Plevnahöjden.
Ancak kalenin kalıntılarını görmek mümkündür.Man kan enda se rester av bosetningen.
Kişinin fiziksel kalıntılarını belirtir.Enkeltmenneskets siste skanse.
Tapınağin kalıntıları hala ayaktadır.Fundamentet til dette tempelet står ennå.
Kalıntıları henüz belirlenememiştir.Ingen presteklasse har ennå blitt identifisert.
Olgunlar mahallesinde de kilise kalıntıları vardır.I kirkene finnes også relikvier.
Dağın üzerinde geç Hitit medeniyetine (MÖ 8. yüzyıl) tarihlenen yerleşme kalıntıları bulunmuştur.Pada saat itu pula, di Bumi manusia mendeteksi ada sesuatu yang jatuh di bulan.
Anıtsal kalıntıları, yüzyıllar boyunca gezginlerin ve yazarların ilham kaynağı oldu.Reruntuhan-reruntuhan monumentalnya menjadi inspirasi bagi pengelana dan penulis selama berabad-abad.
Bu iki çiçeğin kalıntıları II. Ramses'in mezarında bulunmuştur.Peninggalan dari kedua jenis teratai asli Mesir ini ditemukan di makam Ramses II.
1993'te kalıntıları bulunduktan sonra cüce mamut olarak sınıflandırıldılar.Setelah ditemukan pada tahun 1993, mereka dianggap sebagai mamut kerdil.
Kalıntıları 1979 yılında Dünya Mirası kapsamına alınmıştır.Puing-puingnya diresmikan sebagai situs Warisan Dunia pada tahun 1979.
Diolkos'un kalıntıları bugün halâ modern kanal boyunca görülebilir durumdadır.Sisa-sisa Diolkos masih ada sampai saat ini di sebelah terusan modern.
Bu eski Rustavi kentinden günümüze sadece kale kalıntıları kalmıştır.Hanya reruntuhan yang tersisa di benteng ini sekarang.
Günümüzde bu eserlerin sadece ufak tefek kalıntıları vardır.Hari ini teori ini hanya memiliki sedikit dukungan.
Bugün antik Al Mansur şehrinin sadece birkaç kalıntıları vardır.Hari ini tidak banyak yang tersisa dari kota kuno Al Mansur.
Günümüzde bu kalıntıların tümü Homo erectus olarak sınıflandırılır.Bagian atas tengkorak tersebut kini diidentifikasi sebagai milik spesies Homo erectus.
Kalıntıların bir bölümü müzenin alt katında görülebilmektedir.Sisa-sisa benteng dapat dilihat di ruang bawah tanah museum.
Evin kalıntıları hala oradadır.Disinilah bupati Klaten tinggal.
Titanik' in kalıntılarını bulmuştu.Dia adalah korban laki-laki terakhir dari Titanic.
Bu odalarda insan kemikleri ve olası mezar kalıntıları ya da adak sunuları bulundu.Tulang manusia dan kemungkinan harta benda makam atau persembahan nazar ditemukan di ruang-ruang ini.
Böylece Yugoslavya'nın son kalıntıları da ortadan kalktı.Dengan ini, berakhirlah perjalanan panjang negara Yugoslavia.
Ceneviz duvar kalıntıları hâlâ görülebilir.Monumen tersebut masih bisa dilihat.
Tula kentinin kalıntılarının büyük kısmı halen keşfedilmemiş halde, toprak altında durmaktadır.Kebanyakan wilayah kota hilir masih belum ditemukan.
Titanic'in kalıntılarına saygı gösterilmesi gerektiğini ısrarla vurgulamıştım.Hal ini membuat Paramount harus menunda perilisan Titanic di Amerika Serikat.
Bu iki çiçeğin kalıntıları II. Ramses'in mezarında bulunmuştur.Các dấu tích của cả hai loại hoa này đều được tìm thấy trong lăng mộ của Ramesses II.
SN 1054'ün bulutsu kalıntıları şimdi Yengeç Bulutsusu olarak bilinmektedir.Các tàn tích dạng mây của SN 1054 được biết đến như là tinh vân Con Cua.
Chow Chow'un iskelet yapısı birkaç milyon yıl öncesine dayanan fosilleşmiş köpek kalıntılarına benzemektedir.Chow chow có ngoại hình rất giống với hình mẫu chó đá hoá thạch từ hàng triệu năm trước.
Nan Madol adı "aralarındaki boşluk" anlamına gelir ve kalıntıları çaprazlayan kanallara atıfta bulunur.Tên gọi Nan Madol có nghĩa là "khoảng không ở giữa" là tham chiếu cho những con kênh rạch khắp tàn tích.
Bu, hayvan kalıntılarının üç boyutlu yapısını koruduğu anlamına gelmektedir.Điều này có nghĩa là con vật vẫn còn giữ lại cấu trúc ba chiều.
Bu kalıntıların yaşları 300.000 ila 125.000 yıl arasına tarihlenmiştir.Những hóa thạch này có niên đại giữa 300.000 và 125.000 năm.
Diolkos'un kalıntıları bugün halâ modern kanal boyunca görülebilir durumdadır.Chứng tích của Diolkos vẫn còn tồn tại bên cạnh con kênh đào hiện đại ngày nay.
Kalıntıları bugün de mevcuttur.Các di tích này ngày nay vẫn còn.
Günümüzde bu kalıntıların tümü Homo erectus olarak sınıflandırılır.Ngày nay, chúng được phân loại là Homo erectus ("người đứng thẳng").
Tapınağin kalıntıları hala ayaktadır.Đền thờ ông nay vẫn còn.
Günümüze ait kalıntıları Arjantin'in Misiones Eyaletinde bulunmaktadır.Ngày nay, nó thuộc tỉnh Misiones, Argentina.
Yapının restore edilmiş kısmı, yapının orijinal kalıntılarından kırmızı boyalı bir çizgi ile ayırt edilmiştir.Phần phục hồi của tòa nhà đã được phân biệt với phần còn lại ban đầu của phế tích bởi một dòng sơn màu đỏ.
Maden ve komşusu Black Trout Adit, gümüş madencilik endüstrisinin kalıntılarıdır.Mỏ bạc và cửa thoát nước Black Trout gần đó là những tàn dư của ngành công nghiệp khai thác bạc.
Eski zaman kalıntılarındaki her insan kafalı hayvan sfenks sayılmaz.Không phải tất cả các động vật có đầu người thời cổ đều là nhân sư.
Mağara girişlerinde, bodrum ve yıkık bina kalıntılarında bulunurlar.Nó sống ở lối vào hang động, tầng hầm và các tòa nhà bị phá hủy.
Ayrıca bunların Dorset kültürünün son kalıntıları olduğuna dair de kanıtlar bulunmuştur.Tuy nhiên nó lại có những dấu vết của thời kỳ văn hóa tiền Dorset.
Titanik' in kalıntılarını bulmuştu.Vụ chìm tàu Titanic.
Savaş ve tapınak kalıntıları vardır.Miếu và đền đều có thủ nhang riêng.
Bu, kalıntıları gözlemelenmiş ilk GIP'tı.Ðó là lần đầu tiên tiền sắt được nhắc đến.
Kalıntıları hala mevcuttur.Hàng hóa vẫn còn nguyên.
Fier, Apollonia antik kentinin kalıntılarından 8 km uzaklıktadır.Fier có cự ly 8 km so với phế tích thành phố Hy Lạp Apollonia.
Bunun yanında köyün sınırları içinde kalıntıları mevcut 4 adet kilise bulunmaktadır.Ngoài các chùa thờ Phật, trong làng còn có 4 ngôi đình thờ Thành hoàng.
Ağızdaki bazı bakteriler besin kalıntılarında yaşar özellikle şeker ve nişastada.Một số vi khuẩn trong miệng sống bằng thức ăn thừa, đặc biệt là đường và tinh bột.
Titanic'in kalıntılarına saygı gösterilmesi gerektiğini ısrarla vurgulamıştım.Nó được kỳ vọng sẽ thay thế Titanic một cách hoàn hảo.
Bu köyün kalıntılarına halen rastlanmaktadır.Phố đông còn nhớ bản làng?
Sene 1992'de geminin kalıntıları Fransız arkeolog Franck Goddio tarafından bulundu.海底遺跡は2000年にフランスの考古学者フランク・ゴディオ(Franck Goddio) によって発見された。
Bu galaksilerin çoğunda birleşme kalıntıları vardır.これらの銀河の多くは融合残骸である。
Nova kalıntıları, süpernova kalıntılarından veya gezegenimsi bulutsulardan daha az kütleye sahiptir.新星残骸は、超新星残骸や惑星状星雲と比べて質量が小さい。
Kendilerinden öncekilerin bıraktıkları nimf ve pup kalıntılarını tüketirler.『法華経』以前の諸経では、実相と仏智とが別々の立場を取っていた境智各別(きょうちかくべつ)であった。
İlk keşfedilen GIP son parılıtısı, GRB 970228'in X ışını kalıntılarıydı.最初に発見されたガンマ線バーストの残光はGRB 970228のX線で、X線を研究するために設計されたベッポサックスによって発見された。
Pirlepe, antik "Styberra" şehrinin kalıntıları üzerine kurulmuştur.プリレプは古代都市Styberraの遺構の上に建てられた。
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?または、大外枠のさらに外側の枠に入れることもある(これを外枠発走と呼ぶ)。

İlgili Sayfalar