Bu bölgede sipariş verdiğiniz kahveyi bugün veya yarın teslim alabileceksiniz.Ви тільки-но повернулись на 500 миль
Eğer bir bardak kahveyi ısıtmak istiorsanız Hayattaki bazı şeyler sizi şaşırtabilir.그 샌드위치를 따뜻한 커피와 마시고 싶으시다면 8년 7개월 6일동안 소리질러보세요
Kahveyi nasıl sevdiklerini sorduğunuzuda, insanların daima verdikleri yanıt budur.C'est ce que les gens disent toujours.
Kahveyi nasıl sevdiklerini sorduğunuzuda, insanların daima verdikleri yanıt budur.Das sagen die Leute immer, wenn man sie fragt, wie sie sich ihren Kaffee wünschen.
Kahveyi nasıl sevdiklerini sorduğunuzuda, insanların daima verdikleri yanıt budur.Dat zeggen mensen altijd als je vraagt wat ze van een koffie willen.
Kahveyi nasıl sevdiklerini sorduğunuzuda, insanların daima verdikleri yanıt budur.Det är det alla säger när man frågar dem om kaffe.
Kahveyi nasıl sevdiklerini sorduğunuzuda, insanların daima verdikleri yanıt budur.Đó là những gì mà mọi người thường trả lời khi bạn hỏi họ rằng họ muốn một ly cà phê như thế nào.
Kahveyi nasıl sevdiklerini sorduğunuzuda, insanların daima verdikleri yanıt budur.E ceea ce spun oamenii mereu când îi intrebi ce-şi doresc de la o cafea.
Kahveyi nasıl sevdiklerini sorduğunuzuda, insanların daima verdikleri yanıt budur.É o que as pessoas dizem sempre:
Kahveyi nasıl sevdiklerini sorduğunuzuda, insanların daima verdikleri yanıt budur.Es lo que la gente siempre dice cuando se les pregunta qué es lo que quieren en un café.
Kahveyi nasıl sevdiklerini sorduğunuzuda, insanların daima verdikleri yanıt budur.Ez az, amit az emberek mindig mondanak amikor a kávéról kérdezik őket.
Kahveyi nasıl sevdiklerini sorduğunuzuda, insanların daima verdikleri yanıt budur.Itu jawaban semua orang saat anda bertanya apa yang mereka mau dalam kopi.
Kahveyi nasıl sevdiklerini sorduğunuzuda, insanların daima verdikleri yanıt budur.그 답이 어떤 커피를 원하는지 물었을 때 나오는 일반적인 대답입니다.
Kahveyi nasıl sevdiklerini sorduğunuzuda, insanların daima verdikleri yanıt budur.La gente risponde sempre così. Come lo volete? Denso, nero, forte!
Kahveyi nasıl sevdiklerini sorduğunuzuda, insanların daima verdikleri yanıt budur. Nasıl seversiniz?Саме це кажуть усі, кого не запитай.
Kahveyi nasıl sevdiklerini sorduğunuzuda, insanların daima verdikleri yanıt budur.Niin ihmiset aina sanovat.
Kahveyi nasıl sevdiklerini sorduğunuzuda, insanların daima verdikleri yanıt budur.Tak mówią wszyscy.
Kahveyi nasıl sevdiklerini sorduğunuzuda, insanların daima verdikleri yanıt budur.To je to, čo ľudia vravia, keď sa ich opýtate, čo očakávajú od kávy.
Kahveyi nasıl sevdiklerini sorduğunuzuda, insanların daima verdikleri yanıt budur.To lidé vždy říkají, když se jich zeptáte, co chtějí v kávě.
Kahveyi nasıl sevdiklerini sorduğunuzuda, insanların daima verdikleri yanıt budur.To vedno rečejo ljudje, ko jih vprašaš kakšno kavo imajo radi.
Kahveyi nasıl sevdiklerini sorduğunuzuda, insanların daima verdikleri yanıt budur.Είναι αυτό που λένε όλοι όταν τους ρωτάς τι θέλουν σε ένα καφέ.
Kahveyi nasıl sevdiklerini sorduğunuzuda, insanların daima verdikleri yanıt budur.Люди всегда так отвечают, если спросить, каким они хотят кофе.
Kahveyi nasıl sevdiklerini sorduğunuzuda, insanların daima verdikleri yanıt budur.Хората винаги отговарят така, когато ги питат какво кафе предпочитат.
Kahveyi nasıl sevdiklerini sorduğunuzuda, insanların daima verdikleri yanıt budur.זה מה שאנשים תמיד אומרים כששואלים אותם מה הם רוצים מקפה.
Kahveyi nasıl sevdiklerini sorduğunuzuda, insanların daima verdikleri yanıt budur.هذا ما يقوله دائما الناس عندما يراد معرفة عما يحبون ان تكون قهوتهم.
Kahveyi nasıl sevdiklerini sorduğunuzuda, insanların daima verdikleri yanıt budur.濃くて、豊かで、深いロースト!
Kahveyi seviyorum.Miluji kávu.
Kahveyi seviyorum.Я люблю каву.
Kaliteli kahveyi biliyorlar.Вони знають, що таке якісна кава.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Em vez disso, estou a pensar naquela chávena de café de que preciso desesperadamente para acordar.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Ik denk aan die kop koffie waar ik naar snak, om wakker te worden.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Inkább egy csésze kávéra gondolok, melyre égetően szükségem van, hogy felébresszen.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.În schimb, mă gândesc la ceaşca de cafea de care am mare nevoie pentru a mă trezi.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Istället tänker jag på den där koppen kaffe som jag så desperat behöver för att vakna till.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.I stedet for tænker jeg på den kop kaffe, som jeg desperat har brug for for at vågne op.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.그 대신, 커피 한잔을 마셔냐겠다거나 졸음을 쫓아야겠다는 절박한 생각이 들죠.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Más bien, estoy pensando en esa taza de café que necesito desesperadamente para despejarme.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Místo toho myslím na šálek kávy který zoufale potřebuji, abych se probudila.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Myślę o filiżance kawy, której potrzebuję by się rozbudzić.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Namun, saya berpikir tentang segelas kopi yang sangat saya perlukan untuk membuat saya terjaga.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Par contre, je pense à cette tasse de café dont j'ai terriblement besoin pour me réveiller.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Piuttosto penso a quella tazza di caffè di cui ho un disperato bisogno per svegliarmi.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Stattdessen denke ich an die Tasse Kaffee, die ich dringend brauche, um wieder wach zu werden.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Thay vào đó, tôi nghĩ về một li cà phê để giúp tôi thoát khỏi cơn buồn ngủ.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Αντ' αυτού, σκέφτομαι εκείνο το φλιτζάνι καφέ που απελπισμένα χρειάζομαι για να με ξυπνήσει.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Мисля за чаша кафе, от което се нуждая, за да ме събуди.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Натомість, я думаю про чашечку кави, яка так мені необхідна, щоб прокинутися.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.אני חושבת על כוס הקפה שאני נורא זקוקה לה כדי להתעורר.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.بالعكس، فإنني أفكر في كوب القهوة الذي احتاجه بشدة ليوقظني
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.目覚ましの一杯がどうしても必要だと 私が苦しんでいるのは「美術館疲れ」です
Para harcayan biziz fakat kahveyi başkaları içiyor.C'est nous qui dépensons pour ce salon, et c'est les autres qui ont le café.
Para harcayan biziz fakat kahveyi başkaları içiyor.Gastamos el dinero en esta tienda departamental... y parece que la persona equivocada obtiene el café.
Para harcayan biziz fakat kahveyi başkaları içiyor.Kita salah satu yang menyimpan uang, orang lain yang meminumnya
Para harcayan biziz fakat kahveyi başkaları içiyor.Mi vagyunk azok, akik pénz költünk itt, mégis más issza a kávét.
Para harcayan biziz fakat kahveyi başkaları içiyor.My jsme ti, kdo utrácí peníze ale někdo jiný si pije kafe.
Para harcayan biziz fakat kahveyi başkaları içiyor.Noi abbiamo speso denaro in questo Grande Magazzino, ma qualcun altro ha bevuto il nostro caffč.
Para harcayan biziz fakat kahveyi başkaları içiyor.Noi cheltuim bani in acest centru comercial, si se pare ca cafeaua o primeste altcineva.
Para harcayan biziz fakat kahveyi başkaları içiyor.Tiền cà phê của trung tâm mua sắm cho chúng tôi lại bị người khác không liên quan uống mất.
Para harcayan biziz fakat kahveyi başkaları içiyor.Ние харчим пари тук, а други просто пият кафе.
Para harcayan biziz fakat kahveyi başkaları içiyor.Тратим деньги мы, а кофе пьёт кто-то другой.