Ana içeriğe geç
Sözlük

kahveyi ile cümle

kahveyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ben kahveyi siyah çaydan daha fazla severim.I like coffee more than black tea.
Tom Mary'nin onun için yaptığı kahveyi içmedi.Tom wouldn't drink the coffee Mary made for him.
Hangisini daha çok içersin, kahveyi mi yoksa çayı mı?Which do you drink more, coffee or tea?
Kahveyi neredeyse klavyeme döküyordum.I almost spilled the coffee on my keyboard.
Tuzlu kahveyi sevdiğin doğru mu?Is it true you love salted coffee?
Açık kahveyi tercih ederim.I prefer weak coffee.
Güzel kahveyi severim.I like good coffee.
Dedem ve büyükannem sütlü kahveyi katiyen sevmezlerdi.My grandparents never liked coffee with milk.
Mary kahveyi süzmek için kağıt filtre kullanır.Mary uses a paper filter to strain coffee.
Tom kahveyi Maria'nın önüne bıraktı.Tom left the cafe in front of Maria.
Biz kahveyi severiz.We like coffee.
Tom çay havluları nerede? Kahveyi döktüm.Tom where are the tea towels? I have spilled coffee.
Neredeyse kahveyi klavyeme döküyordum.I almost spilled coffee on my keyboard.
Kahveyi mi yoksa çayı mı tercih edersin ?Would you prefer coffee or tea?
Tom kahveyi dökmemek için gerçekten dikkatliydi.Tom was really careful not to spill the coffee.
Sıcak kahveyi severim.I like hot coffee.
Ben sıcak kahveyi severim.I like hot coffee.
Tom sıcak kahveyi yudumladı.Tom sipped the hot coffee.
Hangisini tercih edersiniz, kahveyi mi yoksa çayı mı?Which do you prefer, coffee or tea?
Kahveyi kim ödedi?Who paid for the coffee?
Ilık kahveyi sevmem.I don't like lukewarm coffee.
Sami kahveyi kokladı.Sami smelt the coffee.
Sami kahveyi tattı.Sami tasted the coffee.
Sami kahveyi yaptı.Sami made the coffee.
Kahveyi tükettik.We've run out of coffee.
Kahveyi nasıl içiyorlar?How do they want their coffee?
Kahveyi çaydan daha çok sever.He likes coffee better than tea.
Mary genellikle kahveyi tercih ediyor olsa da bugün çay içiyor.Although Mary usually prefers coffee, today she's drinking tea.
Buna göre David'in kahveyi saat 7:05'te gömleği üzerine dökmesi gerekmektedir.Harry is to spill coffee on David's shirt by 7:05 AM so that David will miss his bus.
Kato, bulduğu hazır kahveyi New York'taki Pan-Amerikan Fuarı'nda tanıtmıştır.Kato introduced the powdered substance in Buffalo, New York, at the Pan-American Exposition.
Tütün ve kahveyi yasakladı.Quit smoking and drinking coffee.
Yayında Lawler, Kaufman’a tokat attı ve Kaufman’da Lawler’ın yüzüne kahveyi fırlattı.Kaufman responded by throwing his coffee on Lawler.
Su, sanıldığı gibi kahvenin sonunda değil; kahveyi içmeden önce içilmektedir.You should not drink this to the end unless you want to "eat" the ground coffee.
Kahveyi nasıl sevdiklerini sorduğunuzuda, insanların daima verdikleri yanıt budur.It's what people always say when you ask them.
Onun yerine, beni uyandırmasına son derece ihtiyaç duyduğum bir fincan kahveyi düşünüyorum.Instead, I'm thinking about that cup of coffee I desperately need to wake me up.
Para harcayan biziz fakat kahveyi başkaları içiyor.We spend the money in this department store, and it looks like the wrong person got the coffee.
Biz kahveyi alıyoruz, kavuruyoruz, ve daha sonra bunu birilerine satmak istiyoruz.We get the coffee, we roast it, and then we want to sell it to somebody.
Kaliteli kahveyi biliyorlar.They know quality coffee.
Kahveyi seviyorum.I love coffee.
Çeşitli Nespresso OriginalLine kapsülleri: her renk farklı bir çeşit kahveyi gösterir.Assorted Nespresso OriginalLine capsules: each color indicates a variety of coffee
Kahveyi çaydan daha çok seviyorum.Ich mag lieber Kaffee als Schwarztee.
Kahveyi nasıl içiyorsun?Wie trinkst du den Kaffee?
Amerikalılar genelde çay yerine kahveyi tercih ederler.Amerikaner bevorzugen meist Kaffee gegenüber Tee.
Kahveyi yerden uzak tutmak için kahve filtresi.Daher suchte er nach einer Möglichkeit, dem Kaffee das Koffein zu entziehen.
Kato, bulduğu hazır kahveyi New York'taki Pan-Amerikan Fuarı'nda tanıtmıştır.Kato l'introduit à Buffalo, État de New York, à l'Exposition Pan-américaine.
Tütün ve kahveyi yasakladı.Il interdit également l’alcool, le café et le tabac.
Kahveyi sıcak severim.El café me gusta caliente.
Ben kahveyi çaya tercih ederim.Prefiero el café al té.
Kahveyi seviyorum.Me encanta el café.
Sütlü kahveyi tercih ederim.Prefiero el café con leche.
O, kahveyi sevmez.No le gusta el café.
Kahveyi çok severim.Me gusta mucho el café.
Biz kahveyi seviyoruz.Nos gusta el café.
Onlar kahveyi severler.A ellos les gusta el café.
O gençken, kahveyi Japon çayına tercih ederdi.Cuando era joven, prefería el café al té japonés.
Ben kahveyi siyah çaydan daha fazla severim.Me gusta más el café que el té negro.
Konuk kahveyi içtikten sonra yine aynı miktarda kahve doldurulur.Después de preparar el café, se sirve en tazas pequeñas a los invitados.
Kahveyi yerden uzak tutmak için kahve filtresi.Filtrar el agua para eliminar las hojas.
Tütün ve kahveyi yasakladı.Preparò il caffè e fumò una sigaretta.
Konuk kahveyi içtikten sonra yine aynı miktarda kahve doldurulur.Dalla coltura del caffè si ritornò a quella del tè.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod