Kedi kahverengidir.That cat is brown.
İki büyük kahve, lütfen.Two large coffees, please.
Kahveme biraz süt koydum.I put some milk in my coffee.
O kahvesine süt koydu.He put milk in his coffee.
Ben biraz daha kahve alabilir miyim?Could I have some more coffee?
Biraz kahve yapacağım. Sen de biraz ister misin?I'm going to make some coffee. Would you like some, too?
Kahve içmem.I don't drink coffee.
Çay ve kahve arasında seçim yapabilirim.I can choose between tea and coffee.
Lütfen iki çay bir kahve alabilir miyim?Please can we have two teas and one coffee.
Lütfen iki bardak çay ve bir fincan kahve alabilir miyiz?Please can we have two cups of tea and one cup of coffee.
Kahve içerim.I drink coffee.
Tom'un şirketi Brezilya'dan kahve ithal ediyor.Tom's company imports coffee from Brazil.
Tom kahvesine çok fazla şeker ve krema koyar.Tom puts a lot of sugar and cream in his coffee.
Tom kahveyi çaydan daha çok sever.Tom likes coffee better than tea.
Tom'un kahverengi saçı var.Tom has brown hair.
Tom daha önce üç fincan kahve içti.Tom has already drunk three cups of coffee.
Tom saçını koyu kahverengine boyadı.Tom dyed his hair dark brown.
Tom kendini uyanık tutmak için birkaç fincan kahve içti.Tom drank a few cups of coffee to keep himself awake.
Tom bir fincan kahve içti.Tom drank a cup of coffee.
Tom hiç kahve istemiyor.Tom doesn't want any coffee.
Tom kahvesine şeker koymaz.Tom doesn't put sugar in his coffee.
Tom İrlanda kahvesini sevmez.Tom doesn't like Irish coffee.
Tom şekerli kahve sevmez.Tom doesn't like coffee with sugar.
Tom'un bir fincan kahve için yeterli parası yok.Tom doesn't have enough time for a cup of coffee.
Tom kahve içmez.Tom doesn't drink coffee.
Tom her zaman kahvesini koyu içer.Tom always drinks his coffee strong.
Tom her zaman sabah kahve içer.Tom always drinks coffee in the morning.
Tom her zaman sabahleyin en az üç fincan kahve içer.Tom always drinks at least three cups of coffee in the morning.
Tom Mary'nin çok fazla kahve içtiğini düşünüyorTom thinks that Mary drinks too much coffee.
Tom Mary'ye bir fincan kahve doldurdu.Tom poured Mary a cup of coffee.
Tom Mary'den biraz kahve demlemesini rica etti.Tom asked Mary to brew some coffee.
Tom ve Mary her ikisi de kahverengi şapka giyiyorlar.Tom and Mary are both wearing brown hats.
Hem Tom hem de Mary kahverengi şapka giyiyorlar.Tom and Mary are both wearing brown hats.
Kahveni döktün.You spilled your coffee.
Lütfen bana biraz kahve ver.Please give me some coffee.
Lütfen bana bir kahve ver.Please give me a coffee.
Lütfen bana bir fincan kahve ver.Please give me a cup of coffee.
İtalyan, Almanya'da kahvesi için Yunan euro parası ile ödeme yaptı.The Italian paid for his coffee in Germany with Greek euro coins.
Tom kahve demlemeye başladı, sonra epostasını kontrol etti.Tom started the coffee brewing, then checked his email.
Tom Mary'ye bir fincan kahve koydu ve kendi fincanını tepeleme doldurdu.Tom poured Mary a cup of coffee and topped off his own.
Bu kedi, kahverengi renklidir.This cat is brown-colored.
Kahveme krema koyarım.I put cream in my coffee.
Hızlı kahverengi tilki tembel köpeğin üstünden atlamadı.The quick brown fox didn't jump over the lazy dog.
Demlikte neredeyse hiç kahve yok.There's hardly any coffee left in the pot.
Demlikte neredeyse hiç kahve kalmadı.There's almost no coffee left in the pot.
Neredeyse demlikte hiç kahve yok.There's almost no coffee left in the pot.
Kahve mi yoksa çay mı?Coffee or tea?
Tom'un acelesi vardı bu yüzden ikinci fincan kahvesini içmeden bıraktı.Tom was in a hurry so he left his second cup of coffee undrunk.
Tom strafor bir fincandan kahve içiyorduTom was drinking coffee out of a Styrofoam cup.
Tom bir fincan kahve içmek istiyor.Tom wants to drink a cup of coffee.
Tom gününe genellikle sıcak bir fincan kahveyle başlar.Tom usually starts his day with a hot cup of coffee.
Tom bir yudum kahve aldı.Tom took a sip of coffee.
Tom Mary'yi kahve için dışarı çıkmaya ikna etti.Tom talked Mary into going out for coffee.
Tom kendine ikinci fincan kahveyi doldurdu.Tom poured himself a second cup of coffee.
Tom mükemmel bir fincan kahveyi demlemeyi öğrenmeye çalışıyor.Tom has been trying to learn how to brew the perfect cup of coffee.
Tom çok fazla kahve içmişti bu yüzden uyuyamadı.Tom had drunk too much coffee so he couldn't sleep.
Tom ikinci fincan kahveyi içti ve bir çörek daha yedi.Tom drank a second cup of coffee and ate another doughnut.
Tom akşam yemeğinden sonra bir fincan kafeinsiz kahve içti.Tom drank a cup of decaf after dinner.
Tom dün akşam yemeğinden sonra çok fazla kahve içtiği için uyuyamadı.Tom couldn't get to sleep because he had drunk too much coffee after supper.
Tom garsondan bir fincan kahve daha istedi.Tom asked the waiter for another cup of coffee.