Erkek palp, femur ve patella sarı, tibia ve tarsus koyu kahverengi.Coxa und Femur sind heller, Tibia und Tarsus rötlich braun.
Sırtında sarımsı kahverengi bir çizgi vardır.Auf dem Rücken befindet sich eine Kette roter Flecke.
Karnı (abdomen, opisthosoma) yeşil, gri veya açık kahverengi olup iki tümseklidir.Von oben nach unten: grün (doppelte Breite), weiß, rot (vierfache Breite), weiß, grün (doppelte Breite).
Kafası ve gövdesinin üst kısmı koyu kahverengi ya da siyah tüylerle kaplıdır.Der größte Teil des Körpers ist von einem dunkelbraunen oder schwarzen Fell bedeckt.
Kahve çekirdekleri, 15 ile 70 saat içinde sindirilir.Das Gebiss entwickelt sich innerhalb von 15 bis 17 Wochen.
Güzelgöz, kütüphaneyi sosyalleşme merkezi olarak köy kahvesine bir seçenek haline getirmek istemektedir.Die Bibliothek wurde als Volkseigentum eine öffentliche Bezirksbibliothek.
Kahve, krema vasıtasıyla içilir.Wie aus Kaffee Gold wird.
Kahvehane hala bir aile işletmesi özelliğini taşımaktadır.Das Kaufhaus wird nach wie vor als Familienunternehmen geführt.
Dişi, biraz daha koyu kahverengidir.Der Mantel ist etwas dunkler.
Sırtı ve yanları gri-kahverengi, alt kısmı daha açık renktedir.Sie sind oberseits auf den Rippen und den Rändern rau, die Unterseite ist glatt.
Kahveme şeker atmam.Je ne mets pas de sucre dans mon café.
Kahve sevmiyorum.Je n'aime pas le café.
Kahvemi halının üzerine devirdim.J'ai renversé mon café sur le tapis.
Bu kahve yalnızca ılıktır.Le café est seulement tiède.
Bir kahve alabilir miyim, lütfen?Pourrais-je avoir un café s'il vous plaît ?
Bir bisküvi ve bir kahve alıyorum.Je prends une biscotte et un café.
Aşkım konuklara kahve sunuyor.Chérie, offre du café aux invités.
Bu kahve çok sert.Ce café est trop fort.
Kahve enerji verir!Le café donne de l'énergie !
Kahve sana enerji verir!Le café te procure de l'énergie !
O şimdi kahve içiyor.À l'instant, elle est en train de boire du café.
Ben sabahleyin her zaman iki fincan kahve içerim.Moi, le matin, je bois toujours deux tasses de café.
Kahveye ihtiyacım var.J'ai besoin de café.
Kahvenin mideye kötü etkileri olabilir.Le café peut avoir des effets néfastes pour l'estomac.
Sanırım biraz daha kahve istiyorum.Je pense que je voudrais un peu plus de café.
Kahve hazırladım.J'ai préparé du café.
Tom'un köpeği kahverengi.Le chien de Tom est brun.
Kahve hazırla.Prépare du café.
Mary'nin kahverengi gözleri var, kızınınkiler yeşil ve küçük oğlununkiler mavi.Marie a les yeux marrons, sa fille les a verts et son petit-fils a les yeux bleus.
Bana biraz kahve yapabilirmisin, ister misin? - Tabii ki, tabii ki ...Fais-moi un peu de café, veux-tu ? — Bien sûr, bien sûr...
Genellikle Türk ya da Arap kahvesi tercih edilir.Le café est généralement préparé à la turque ou à la manière arabe.
Samuel Anderson, 2011 yılında bir Carte Noir kahve reklamında oynamıştır.Samuel Anderson a joué Mr Romantic dans une campagne de publicité du café Carte Noire en 2011.
Arabica kahvesi dünya kahve üretiminin %70'ini oluşturur.Les graines d'arabica comptent pour 70 % de la production mondiale de café.
(Çay veya Kahve?)Thé ou café.
Kahve sabahleyin ve gün boyunca hazırlanır ve çay genellikle akşamda içilir.Le café est servi le matin et au long de la journée, tandis que le thé est plutôt siroté le soir.
Çoğunlukla kahverengi pirinçten yapılır ve genellikle şekersizdir.Il est majoritairement composé de riz brun, souvent non sucré.
Dişi de erkeğe benzer ancak sırtı ve tepesi kahverengidir.Le côté droit est semblable sauf que le lys et la palme sont desséchés.
Bu, bilinen en az kütleye sahip yıldızlar/kahverengi cüceler dizinidir.Ceci est une liste des étoiles et naines brunes les moins massives connues.
En ünlü kültürleme bitkisi Etiyopya’nın yüksek kesimlerinde yetiştirilen kahvedir.La plus célèbre culture domestiquée sur les plateaux d'Éthiopie est le café.
Saçını kesip koyu kahverengiye boyadı ve bu rol için yaklaşık 15 pound aldı.Pour ce rôle, il a dû se teindre les cheveux en noir et prendre quinze kilos.
Genellikle yanında kahve ile yenilir.Il est fréquemment accompagné de café.
Arap kahvesi, Türk kahvesine benzer fakat kakule ile baharatlanır ve çoğunlukla şekersizdir.Le café « à l'arabe » est semblable au café turc mais parfumé à la cardamome et habituellement non édulcoré.
Café con leche (İspanyolca: "sütlü kahve") İspanyol beyaz kahvesidir.Café con leche signifie « Café au lait » en espagnol.
Daha dün buradaydı ve şu masada kahvesini içiyordu.Elle avait quitté la salle à manger en emportant sa tasse à café dans la chambre.
Çok kahve içerler.Il buvait une très grande quantité de café.
Günde üç yerine bir kahve için" dedi.Nous ne prenions de repas chauds que deux jours par semaine ».
Hazır Kahve Üretimi (İngilizce)Article détaillé : Café Anglais.
Sırtı ve yanları gri-kahverengi, alt kısmı daha açık renktedir.L'auriculaire est posé, arrondi et sur son extrémité, sur le dessus de la baguette.
Sonra yerime gelerek bir kahve içtim.Il sort ensuite prendre un café.
Köyde İnternet cafe bulunmakta olup faal çalışan kahve (kıraathane) bulunmamaktadır.Y a pas de service internet, même pas Cyber café.
Maraba kahvesi ayrıca bira mayalanmasında kullanılır.On brasse également le café de Maraba pour en faire de la bière.
1980'lerden bu yana kahvehane daha çok bir gececi kahvehaneye dönüşmüştür.Jusque dans les années 1980, on trouvait aussi du café.
Caribou Coffee, bir Amerikan kahve şirketi ve kahvehane zinciridir.Corner Bakery Cafe est une chaîne américaine de boulangeries et de cafés.
Ünlü kahve dükkânları zinciri Starbucks'un sahibidir.Le nom de cette chaîne de café est une parodie de Starbucks.
Kahverengi cüce, yaşlandıkça soğuyor.En vieillissant, il devient plus brun.
Bu adamın kahve evinde oturduğunu düşünelim.Eike se réveille dans ce café.
Mahallede 5 adet kahvehane vardır.Cette place est bordée de 5 cafés.
Sokakları kahvehanelerle doludur.Les rues sont bordées de maisons.
Kahve, Etiyopya ekonomisi için son derece önemlidir.L'importance de la production de café pour l'économie d'Haïti est historique.
Kelime anlamı ile Amerikan kahvesi) sıcak su ekleyerek espresso kaynatmak yöntemi ile hazırlanan kahve çeşidi.Un café américain est un café préparé à base d'un expresso et d'eau chaude.