Ana içeriğe geç
Sözlük

kahve ile cümle

kahve kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Seni bir fincan kahve için rahatsız edebilir miyim?Could I trouble you for a cup of coffee?
Jason'un kahverengi gözleri var.Jason has brown eyes.
Tom Mary'ye bir kupa kahve uzattı.Tom handed Mary a mug of coffee.
Kahve ister misiniz?Would you like coffee?
Kahveni koyu mu seversin?Do you like your coffee strong?
Kahve için dışarı çıkmak ister misiniz?Would you like to go out for coffee?
Bir fincan daha kahve için zamanımız var mı?Do we have time for another cup of coffee?
Tom, Mary'ye onun John'a bir fincan kahve ikram etmesini önerdi.Tom suggested to Mary that she offer John a cup of coffee.
Kahve fiyatı o zamandan beri ikiye katladı.The price of coffee has doubled since then.
Üç poundluk kahve aldım.I bought three pounds of coffee.
Hadi, sana bir fincan kahve ya da bir şey ısmarlayayım.Come on, let me buy you a cup of coffee or something.
Sana bir fincan kahve ısmarlayabilir miyim?Can I buy you a cup of coffee?
Tom bir parça tost yedi ve bir fincan kahve içti.Tom ate a piece of toast and drank a cup of coffee.
Kahverengi kağıt torbanın içine koyun.Put it in a brown paper bag.
Tom kahvesine bir sürü şeker koyar.Tom puts lots of sugar in his coffee.
Tom Mary'nin önüne bir fincan sıcak kahve koydu.Tom put a cup of hot coffee in front of Mary.
Tom şekersiz kahve içmeyi tercih eder.Tom prefers drinking coffee without sugar.
Bana da biraz sert kahve ver.Give me some strong coffee as well.
Tom'un saçı kestane kahverengisi.Tom's hair is chestnut brown.
Tom koyu kahverengi ayakkabı giyiyordu.Tom was wearing dark brown shoes.
Tom kahverengi bir süet ceket giyiyordu.Tom was wearing a brown suede coat.
Tom kahverengi bir deri ceket giyiyordu.Tom was wearing a brown leather jacket.
Tom kahverengi bir ceket giyiyordu.Tom was wearing a brown coat.
Tom koyu kahverengi bir ceket istiyor.Tom wants a dark brown coat.
Tom gerçekten bir fincan sıcak siyah kahve istedi.Tom really wanted a cup of hot black coffee.
Tom önemli evraklarını kahverengi bir deri çantada tutar.Tom keeps his important papers in a brown leather case.
Tom'un dalgalı kahverengi saçı var.Tom has wavy brown hair.
Tom'un omuz hizasında, kahverengi saçı var.Tom has shoulder-length brown hair.
Tom'un omuz hizasında, kahverengi saçları var.Tom has shoulder-length brown hair.
Tom'un açık kahverengi saçları var.Tom has light brown hair.
Tom, Mary'ye küçük kahverengi bir çanta verdi.Tom handed Mary a small brown bag.
Tom, Mary'ye kahverengi bir çanta verdi.Tom handed Mary a brown bag.
Tom beyaz pirinçten çok kahverengi pirinç yiyor.Tom eats brown rice more often than white rice.
Kahveni hâlâ koyu mu içiyorsun?Do you still drink your coffee black?
Tom'un koyu kahverengi saçları var.Tom has dark brown hair.
Tom kahve sevmiyor.Tom doesn't like coffee.
Senin kahverengi gözlerin yok.You don't have brown eyes.
Kal ve benimle bir fincan kahve iç.Stay and have a cup of coffee with me.
Kahve içmek uyanık kalmana yardım edebilir.Drinking coffee may help you stay alert.
Tom uyanık kalabilmek için çok kahve içti.Tom drank a lot of coffee so he could stay awake.
Tom bisküvisini kahvesine batırmayı sever.Tom likes to dunk his biscuit in his coffee.
Tom bisküvisini kahvesine bandırmayı sever.Tom likes to dunk his biscuit in his coffee.
Tom bisküvisini kahvesine banmayı sever.Tom likes to dunk his biscuit in his coffee.
Tom bisküvisini kahvesine daldırmaktan hoşlanır.Tom likes to dunk his biscuit in his coffee.
Öğle yemeğini kahveyle bitirdik.We finished up lunch with coffee.
Sana hiç kahve istemediğimi söyledim.I told you I didn't want any coffee.
Bir kahve ister misin?Would you like a coffee?
Bir bardak şarap, bir bira, bir portakal suyu ve bir sütlü kahve.A glass of wine, a beer, an orange juice, and a coffee with milk.
Nerede kahve alabilirim?Where can I buy coffee?
Bir fincan kahve istiyorum lütfen.I want a cup of coffee, please.
İki çay ve üç kahve sipariş ettim.I've ordered two teas and three coffees.
Bir kahve molası almalıyız.We should take a coffee break.
Bir kahve alabilir miyim?Can I have a coffee?
Sana bir kahve alabilir miyim?Can I get you a coffee?
Götürmek için bir kahve alabilir miyim?Can I get a coffee to go?
Sana biraz kahve alayım mı?Can I get you some coffee?
Size bir fincan kahve getirebilir miyim, efendim?Can I get you a cup of coffee, sir?
Bir fincan kahve alabilir miyim, lütfen?Can I have a cup of coffee, please?
Götürmek için bir fincan kahve alabilir miyim?Can I get a cup of coffee to go?
Bir kahve içmeye ne dersin?Can I interest you in a cup of coffee?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod