Sana bir fincan kahve daha getireceğim.I'll bring you another cup of coffee.
Duvarlar açık kahverengiye boyandı.The walls were painted light brown.
Bir demlik daha kahve yapmaya gideceğim.I'll go make another pot of coffee.
Bir demlik kahve yapacağım.I'm going to make a pot of coffee.
Biraz daha kahve alacağım.I'm going to get some more coffee.
Tom Mary'ye bir kupa kahve sundu.Tom offered Mary a mug of coffee.
Bir demlik kahve daha yapacağım.I'll make another pot of coffee.
Kahvemi yanıma alıyorum.I'm taking my coffee with me.
Biraz kahve alacağım.I'm going to get some coffee.
Tom Mary'ye biraz kahve koydu.Tom poured Mary some coffee.
Ben sadece bir kahve içeceğim.I'll just have some coffee.
Tom Mary'ye bir kahve getirdi.Tom brought Mary a coffee.
Sana biraz kahve yapacağım.I'll make you some coffee.
Bir cezve kahve yapacağım.I'll make a pot of coffee.
Sana biraz kahve getireceğim.I'll get you some coffee.
Tom kahvesini bitirdi.Tom finished his coffee.
Bize biraz kahve alacağım.I'll get us some coffee.
Bize biraz kahve hazırlayacağım.I'll fix us some coffee.
Kahve içmek istiyorum.I want to drink coffee.
Kahvemiz bitti.We're out of coffee.
Tom'un köpeği kahverengi.Tom's dog is brown.
Tom'un kahverengi gözleri var.Tom has brown eyes.
Tom, kahve içiyor.Tom drinks coffee.
Tom, kahve içer.Tom drinks coffee.
Kahvenin güzel bir aroması var.The coffee has nice aroma.
Kahve hoş bir aromaya sahiptir.The coffee has a nice aroma.
En sevdiğim renk kahverengidir.My favorite color is brown.
Onun kahvesine bir damla aşk iksiri damlattı.She slipped a drop of love potion into his coffee.
Buzlu kahve sevmem.I don't like iced coffee.
O biraz kahve alıyor.He is getting some coffee.
Kahve, üniversite öğrencilerinin kutsal içeceğidir.Coffee is the holy drink of university students.
Tom kendine bir fincan kahve ve bir çörek aldı.Tom helped himself to a cup of coffee and a donut.
Kahvesini yudumladı.She sipped her coffee.
Bu akşam seni kucaklamak ve kahveye davet etmek istiyorum, bunu nasıl yapabilirim?I want to hug you and invite you to coffee this evening, how can I do that?
Tom kalktı ve bir fincan kahve almak için mutfağa gitti.Tom got up and walked into the kitchen to get a cup of coffee.
Tom kahve fincanını aldı ve onu içmeye başladı.Tom picked up his coffee cup and started drinking out of it.
Tom bir fincan kahve taşıyarak salona geldi.Tom came into the lounge, carrying a cup of coffee.
Tom kahverengi bir torbadan bir sandviç çıkardı.Tom pulled out a sandwich from a brown paper bag.
Tom kahvesini bıraktı ve telefonunu aldı.Tom put down his coffee and picked up his phone.
Tom Mary'nin önüne bir fincan kahve koydu.Tom put a cup of coffee down in front of Mary.
Tom kahve fincanını aldı ve bir yudum aldı.Tom picked up his coffee cup and took a sip.
Tom öğleden sonra asla kahve içmez.Tom never drinks coffee in the afternoon.
Tom ve Mary bir fincan kahve içerken sohbet etti.Tom and Mary talked over a cup of coffee.
Biraz kahve veya bir şey ister misin?Would you like some coffee or something?
Tom Mary'ye bir fincan kahve önerdi.Tom offered Mary a cup of coffee.
Tom Mary'ye bir fincan kahve teklif etti.Tom offered Mary a cup of coffee.
Tom Mary'ye bir fincan kahve sundu.Tom offered Mary a cup of coffee.
Tom'un kahverengi saçı ve mavi gözleri var.Tom has brown hair and blue eyes.
Bu kahvenin tadı gerçekten iyi.This coffee tastes really good.
Tom yavaşça kahvesini yudumladı.Tom sipped his coffee slowly.
Tom Mary'ye bir kahve daha teklif etti.Tom offered Mary more coffee.
Tom kahve fincanını yere bıraktı.Tom put his coffee cup down.
Tom bir fincan kahve sipariş etti.Tom ordered a cup of coffee.
Tom biraz kahve içiyor.Tom is drinking some coffee.
Kahve için teşekkür ederim.Thank you for the coffee.
Tom kahve hazırlıyor.Tom is preparing coffee.
Biz birlikte kahve içtik.We had coffee together.
Tom biraz kahve yudumladı.Tom sipped some coffee.
Tom kahvesini içti.Tom downed his coffee.
Kahve için sağ ol.Thanks for the coffee.