kahvaltı ile cümle

kahvaltı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Kahvaltı yapmak için tam yeterli zamanımız var.We just have enough time to eat breakfast.
Kahvaltı için bir şey istiyor musun?Do you want anything for breakfast?
McDonald's'taki kahvaltı nasıldır?How's the breakfast at McDonald's?
Ben kahvaltı hazırlamak zorundayım.I have to prepare the breakfast.
Ben besleyici bir kahvaltı yedim.I ate a nutritious breakfast.
Sağlıklı bir kahvaltı yaptım.I had a healthy breakfast.
Sabah kahvaltısında her zaman kahve içer misin?Do you always drink coffee with your breakfast?
Kahvaltımı burada yiyebilir miyim?Can I have my breakfast here?
Biz saat sekizde kahvaltı edeceğiz.We will have breakfast at eight o'clock.
Kahvaltıdan önce köpeğini parka götürdü.She took her dog to the park before breakfast.
Kahvaltı saat dokuz buçuktadır.Breakfast is at half past nine.
Seninle kahvaltı etmeyi seviyorum.I like having breakfast with you.
Kocam sabah kahvaltısı yaparken gazete okur.My husband reads the newspaper while eating breakfast.
Annem kahvaltı hazırlıyor.My mother is preparing breakfast.
Annem kahvaltı pişiriyor.My mother is cooking breakfast.
O, kahvaltı yemelidir.She should eat breakfast.
Kahvaltımı etmek istiyorum.I want to have my breakfast.
Kahvaltı saat kaçtadır?What time is breakfast?
Sen kahvaltı için bir kek yiyorsun.You are eating a muffin for breakfast.
Kahvaltıda tost yedim.I ate toast for breakfast.
Eğer bize katılmak isterseniz biz yedide kahvaltı yapıyoruz.We are breakfasting at seven, if you would like to join us.
Bu bir kahvaltı.This is a breakfast.
Sabah kahvaltımı yedikten hemen sonra giyiniyorum.I'm getting dressed right after I eat breakfast.
Kahvaltıda ananas yemeyi severim.I like eating pineapple for breakfast.
Kahvaltı yaptın mı?Did you eat breakfast?
Kahvaltıdan sonra yürüyüşe çıktık.After breakfast, we went for a walk.
İdeal kahvaltını tarif et.Describe your ideal breakfast.
Kahvaltı vaktiydi.It was time for breakfast.
Kahvaltı için bir şişe Coke içiyorum. O sağlıklı mı?I drink a bottle of Coke for breakfast. Is that healthy?
Kahvaltımı henüz bitirmedim.I haven't finished my breakfast yet.
Ben çoğu zaman orada kahvaltı yerim.I eat breakfast there, most of the time.
Saat kaçta kahvaltı ediyorsun?At what time do you eat breakfast?
Müdür kahvaltısını bir kafede yapıyor.The manager is having his breakfast at a café.
Tom her zaman şekersiz kahvaltı gevreği yer.Tom always eats breakfast cereal without sugar.
Tom kahvaltı için kalan pizayı yedi.Tom ate the leftover pizza for breakfast.
Tom her sabah altıda kahvaltı yer.Tom eats breakfast every morning at six o'clock.
Tom sık sık tek başına kahvaltı yer.Tom often eats breakfast by himself.
Tom kahvaltı yapmadan önce genellikle duş alır.Tom usually takes a shower before eating breakfast.
Doktor bana her gün kahvaltı yapmam gerektiğini söyledi.The doctor told me that I should eat breakfast every day.
Geç bir kahvaltı yemeyi severim.I like to eat a late breakfast.
Sabah kahvaltısından beri bir şey yemedim.I haven't eaten anything since breakfast.
Bu sabah kahvaltı yemek için vaktim yoktu.I didn't have time to eat breakfast this morning.
Bu sabah kahvaltı yemedim.I didn't eat breakfast this morning.
Sabah kahvaltısı yapman genellikle ne kadar sürer?How much time does it usually take you to eat breakfast?
Tom geç bir kahvaltı yedi.Tom ate a late breakfast.
Tom annesiyle kahvaltı yapar.Tom eats breakfast with his mother.
Tom sık sık kahvaltı için omlet yer.Tom often eats scrambled eggs for breakfast.
Senin çocuklar kahvaltıda genelde ne yiyorlar?What do your children usually eat for breakfast?
Keşke kahvaltı yapsaydım.I wish I had eaten breakfast.
Kahvaltı için bir sürü şey yememe rağmen, ben halen açtım.Even though I had eaten a lot for breakfast, I was already hungry.
Tom kahvaltıdan sonra gitti.Tom left after breakfast.
Tom ailesiyle kahvaltı yapıyor.Tom is eating breakfast with his family.
Sadece barış içinde kahvaltımı yemek istiyorum.I'd just like to eat my breakfast in peace.
Tom'un kahvaltı hazırlayacağını düşündüm.I thought Tom would make breakfast.
Kahvaltı hazırlayacağımı düşündüm.I thought I'd make breakfast.
Biraz kahvaltı isteyebileceğini düşündüm.I thought you might want some breakfast.
Tom her sabah kahvaltıdan önce blok etrafında hızlı bir koşu yapar.Tom takes a quick jog around the block every morning before breakfast.
Kahvaltı edelim.Let's have breakfast.
Kahvaltı ister misin?Do you want breakfast?
Biraz kahvaltı ister misin?Do you want some breakfast?

İlgili Sayfalar