kahvaltı ile cümle

kahvaltı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tako kahvaltıda yenmez!I tacos non si mangiano a colazione.
Tako kahvaltıda yenmez!타코는 아침 식사가 아니야
Tako kahvaltıda yenmez!Tacos bukan untuk sarapan!
Tako kahvaltıda yenmez!Tarcos er ikke morgenmad!
Tako kahvaltıda yenmez!الـ(تاكو) ليس للفطور !
Tako kahvaltıda yenmez!タコスは今じゃ、朝食さ。 "Tac-O's"っていうシリアルができたんだ
Tamam mı? Sadece rahatla. Kahvaltının tadını çıkarın.حسنا؟ مجرد الاسترخاء. الاستمتاع بوجبة الإفطار.
Tamam mı? Sadece rahatla. Kahvaltının tadını çıkarın.しばらくの間、ここであなたを見ていない。 これまであなたが食べることを忘れて忙しく?
(Telefon buzzes) Peki, kahvaltı için zaman var mı?ああ、私は朝食を食べない しかし、それは一日の最も重要な食事です! (ため息)...右。 ええと...ブルーベリーナット·バー?
Tüm hayatım boyunca kahvaltıda tahıl yedim.Am mâncat cereale la micul dejun o viață întreagă.
Tüm hayatım boyunca kahvaltıda tahıl yedim.Egész életemben gabonapelyhet reggeliztem.
Tüm hayatım boyunca kahvaltıda tahıl yedim.Ho mangiato cereali per colazione tutta la vita.
Tüm hayatım boyunca kahvaltıda tahıl yedim.Ich esse schon immer Müesli zum Frühstück - mein ganzes Leben.
Tüm hayatım boyunca kahvaltıda tahıl yedim.Ik heb mijn leven lang ontbijtgranen gegeten.
Tüm hayatım boyunca kahvaltıda tahıl yedim.Jem na śniadanie płatki od zawsze.
Tüm hayatım boyunca kahvaltıda tahıl yedim.저는 아침으로 시리얼을 먹습니다. 평생 그래왔어요.
Tüm hayatım boyunca kahvaltıda tahıl yedim.Toda a vida comi cereais ao pequeno-almoço.
Tüm hayatım boyunca kahvaltıda tahıl yedim.Tôi đã ăn sáng với ngũ cốc cả đời rồi.
Tüm hayatım boyunca kahvaltıda tahıl yedim.Tout ma vie, j'ai mangé au petit déjeuner des céréales.
Tüm hayatım boyunca kahvaltıda tahıl yedim.Yo he comido cereal para el desayuno toda mi vida.
Tüm hayatım boyunca kahvaltıda tahıl yedim.Τρώω δημητριακά για πρωϊνό όλη μου τη ζωή.
Tüm hayatım boyunca kahvaltıda tahıl yedim.Всю жизнь на завтрак я ела зерновые.
Tüm hayatım boyunca kahvaltıda tahıl yedim.Усе своє життя я снідаю злаковими пластівцями.
Tüm hayatım boyunca kahvaltıda tahıl yedim.Ям зърнени закуски цял живот.
Tüm hayatım boyunca kahvaltıda tahıl yedim.כל חיי אכלתי קורנפלקס לארוחת בוקר.
Tüm hayatım boyunca kahvaltıda tahıl yedim.كنت اتناول الحبوب على افطاري افعل ذلك طوال حياتي.
Tüm hayatım boyunca kahvaltıda tahıl yedim.食べているのですが これは小さい頃から
Üç pansiyonerler, kendi oda dışarı çıktı ve onların kahvaltı için etrafına baktı unutulmuş olduğu hayret.A három bérlése kilépett a szobába, és körülnézett, a reggeli, csodálkozott, hogy már feledésbe merült.
Üç pansiyonerler, kendi oda dışarı çıktı ve onların kahvaltı için etrafına baktı unutulmuş olduğu hayret.De tre inneboende klev ut ur sina rum och såg sig om efter sin frukost, förvånad över att de hade glömt.
Üç pansiyonerler, kendi oda dışarı çıktı ve onların kahvaltı için etrafına baktı unutulmuş olduğu hayret.Es war schon Ende März.
Üç pansiyonerler, kendi oda dışarı çıktı ve onların kahvaltı için etrafına baktı unutulmuş olduğu hayret.Kolme Majoittujan astui ulos huoneesta ja katseli ympärilleen aamiaisensa, hämmästynyt, että ne oli unohdettu.
Üç pansiyonerler, kendi oda dışarı çıktı ve onların kahvaltı için etrafına baktı unutulmuş olduğu hayret.세 lodgers 그들의 방을 나올들이 아침에 주위를 둘러 보았다 그들이 잊고 있던 것을 놀라게했다.
Üç pansiyonerler, kendi oda dışarı çıktı ve onların kahvaltı için etrafına baktı unutulmuş olduğu hayret.Tieto tri nájomníkom vystúpil z ich izby a rozhliadol sa po raňajkách, prekvapení, že boli zabudnutí.
Üç pansiyonerler, kendi oda dışarı çıktı ve onların kahvaltı için etrafına baktı unutulmuş olduğu hayret.Tri goste stopil iz svoje sobe in pogledal okoli za zajtrk, presenečen, da so jih pozabili.
Üç pansiyonerler, kendi oda dışarı çıktı ve onların kahvaltı için etrafına baktı unutulmuş olduğu hayret.Trzech lokatorów wyszedł z ich pokoju i rozejrzał się za śniadanie, zdziwieni, że zostały one zapomniane.
Üç pansiyonerler, kendi oda dışarı çıktı ve onların kahvaltı için etrafına baktı unutulmuş olduğu hayret.Tyto tři nájemníkům vystoupil z jejich pokoje a rozhlédl se po snídani, překvapeni, že byli zapomenuti.
Üç pansiyonerler, kendi oda dışarı çıktı ve onların kahvaltı için etrafına baktı unutulmuş olduğu hayret.Οι τρεις ενοίκους βγήκε από το δωμάτιό τους και κοίταξαν γύρω για το πρωινό τους, έκπληκτοι ότι είχαν ξεχάσει.
Üç pansiyonerler, kendi oda dışarı çıktı ve onların kahvaltı için etrafına baktı unutulmuş olduğu hayret.Три жильцов вышли из своей комнаты и огляделся, ища свой завтрак, удивлен, что они были забыты.
Üç pansiyonerler, kendi oda dışarı çıktı ve onların kahvaltı için etrafına baktı unutulmuş olduğu hayret.Три мешканців вийшли зі своєї кімнати і озирнувся, шукаючи свій сніданок, здивований, що вони були забуті.
Üç pansiyonerler, kendi oda dışarı çıktı ve onların kahvaltı için etrafına baktı unutulmuş olduğu hayret.Трите квартиранти излязох от стаята им и се огледа за закуската си, учуден, че те са били позабравени.
Üç pansiyonerler, kendi oda dışarı çıktı ve onların kahvaltı için etrafına baktı unutulmuş olduğu hayret.שלושה דיירים יצא מהחדר שלהם וחיפש את ארוחת הבוקר שלהם, נדהם כי הם נשכחו.
Üç pansiyonerler, kendi oda dışarı çıktı ve onların kahvaltı için etrafına baktı unutulmuş olduğu hayret.صعد ثلاثة من نزلاء الغرفة ونظر حوله لتناول الافطار بهم ، استغرب انه تم نسيانهم.
Üç pansiyonerler, kendi oda dışarı çıktı ve onların kahvaltı için etrafına baktı unutulmuş olduğu hayret.それらが忘れ去られていたこと驚いた。 "朝食はどこですか?"に不機嫌に紳士の真ん中に尋ねた
Ve bir yorum yapmalıyım. Söylemeliyim ki... ..."Kahvaltımı yapmayacağım."J'ai donc pris cet engagement, et j'ai dit : "je ne vais pas manger mon petit déjeuner".
Ve en kötüsü yalnız uyumak değil, kalktığımda bana kimsenin kahvaltı hazırlamamış olması.Y lo peor de todo no es acostarme sola, sino despertarme por la mañana sin que nadie me prepare el desayuno.
Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.Chaque matin, ils prenaient leur petit déjeuner avec leur grand-mère.
Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.En elke ochtend ontbeten ze met hun grootmoeder.
Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.E ogni mattino facevano colazione con la nonna.
Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.În fiecare dimineață, luau masa cu bunica lor.
Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.Każdego ranka jedli śniadanie ze swoją babcią.
Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.매일아침 그들의 할머니와 아침식사를 했었습니다.
Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.Und jeden Morgen haben sie zusammen mit ihrer Großmutter gefrühstückt.
Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.Và mỗi sáng họ ăn sáng cùng bà nội.
Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.Y cada mañana desayunaban con su abuela.
Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.Και κάθε πρωί έπαιρναν το πρωινό τους με την γιαγιά τους.
Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.И всяка сутрин закусваха с баба си.
Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.ובכל בוקר אכלו ארוחת בוקר עם סבתא שלהם.
Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.ويتناولون الإفطار كل صباح مع جدودهم.
Ve her sabah nineleriyle birlikte kahvaltı yapıyorlardı.一方、著名な人類学者ダニー ミラー氏は
Yönetimi kahvaltı anda telefon üzerinden son derece kısa ve öz, ve bir sürü aldı yatıştırıcı,.A vezetőség rendkívül tömör telefonon keresztül a reggeli-időben, és volt egy csomó megnyugtatták.

İlgili Sayfalar