kahvaltı ile cümle
kahvaltı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Così, ancora prima della colazione, avete incontrato il maiale già un sacco di volte.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Dus, voor het ontbijt heb je het varken al zo vaak ontmoet.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Ešte pred raňajkami ste stretli prasa už niekoľkokrát.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Et puis il y a le petit déjeuner, vous avez déjà croisé le porc si souvent.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Jste ještě před snídání a už jste potkali prase tolikrát.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Już przed samym śniadaniem trafiliście na świnię tyle razy.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.아침 식사를 하기 전에 여러분들은 이미 많은 돼지 제품들을 마주하게 된것이지요
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Sehingga sebelum sarapan anda sudah bertemu babi berkali-kali.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Sie haben das Schwein also bereits vor dem Frühstück einige Male getroffen.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Tehát már a reggeli előtt is sokszor találkoztak a disznóval.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Vậy nên, trước bữa sáng, bạn đã gặp chú lợn không biết bao nhiêu lần rồi.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Έτσι λοιπόν πριν το πρωϊνό έχεις συναντήσει το χοίρο τόσες πολλές φορές.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Така че, преди закуска, вече сте срещали прасето толкова много пъти.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Таким образом, до завтрака вы уже встретились со свиньей много раз.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.Таким чином, до сніданку ви вже зустрілися зі свинею багато разів.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.אז, לפני ארוחת הבוקר, כבר פגשתם את החזיר כך וכך פעמים.
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.ومن ثم عندما تنتقل الى الافطار سوف تواجه " الخنزير " عدة مرات
O halde, daha kahvaltı öncesinde, domuz ile pekçok kere karşılaştınız.ブタと出会っているわけです それから朝食では
Oh iyi, kahvaltı etmeden çıkacağım.Ah, bien, entonces me tendré que ir sin desayunar.
Oh iyi, kahvaltı etmeden çıkacağım.Alors je partirai sans rien prendre !
Oh iyi, kahvaltı etmeden çıkacağım.Ich kann auch ohne Essen wegfahren.
Oh iyi, kahvaltı etmeden çıkacağım.Ich kann auch ohne Essen wegfahren.
Oh iyi, kahvaltı etmeden çıkacağım.Och vem ska lägga ner fracken?
Oh iyi, kahvaltı etmeden çıkacağım. Peki bavulunuzu kim hazırlayacak?Bine atunci, plec nemâncat. ªi cine vã împacheteazã hainele?
Oh iyi, kahvaltı etmeden çıkacağım.Voin lähteä syömättäkin.
O kısa sürede yüksek ruhları, o Mary ona kahvaltı vermişti gitti.Cô ra đi trong tinh thần cao ngay sau khi cô đã cho Mary ăn sáng.
O kısa sürede yüksek ruhları, o Mary ona kahvaltı vermişti gitti.Dia pergi dengan semangat tinggi segera setelah ia telah diberikan Maria sarapan.
O kısa sürede yüksek ruhları, o Mary ona kahvaltı vermişti gitti.Ea a plecat cu băuturi spirtoase de mare, cât mai curând ea a dat Mariei micul dejun.
O kısa sürede yüksek ruhları, o Mary ona kahvaltı vermişti gitti.Ela foi embora em alto astral, logo que ela tinha dado a Maria, sua pequeno-almoço.
O kısa sürede yüksek ruhları, o Mary ona kahvaltı vermişti gitti.Ella se fue de muy buen humor, tan pronto como ella lo había dado a María su desayuno.
O kısa sürede yüksek ruhları, o Mary ona kahvaltı vermişti gitti.Elle s'en alla dans la bonne humeur dès qu'elle avait donné son déjeuner Mary.
O kısa sürede yüksek ruhları, o Mary ona kahvaltı vermişti gitti.Hän meni pois hyvillä mielin pian hän oli antanut Mary hänen aamiainen.
O kısa sürede yüksek ruhları, o Mary ona kahvaltı vermişti gitti.Hon gick bort i hög sprit så fort hon hade givit Maria hennes frukost.
O kısa sürede yüksek ruhları, o Mary ona kahvaltı vermişti gitti.Hun gik bort i højt humør, så snart hun havde givet Mary hende morgenmad.
O kısa sürede yüksek ruhları, o Mary ona kahvaltı vermişti gitti.그녀는 곧 그녀가 메리 한테 아침을 주신 높은 영혼을 멀리했다.
O kısa sürede yüksek ruhları, o Mary ona kahvaltı vermişti gitti.Odešla v dobré náladě, jakmile dala Mary jí snídani.
O kısa sürede yüksek ruhları, o Mary ona kahvaltı vermişti gitti.Odeszła w świetnym humorze, jak tylko dała Mary jej śniadanie.
O kısa sürede yüksek ruhları, o Mary ona kahvaltı vermişti gitti.Odišla v dobrej nálade, akonáhle dala Mary jej raňajky.
O kısa sürede yüksek ruhları, o Mary ona kahvaltı vermişti gitti.Ő elment a nagy lelkek, amint ő adta Mary neki reggelit.
O kısa sürede yüksek ruhları, o Mary ona kahvaltı vermişti gitti.Ona je odšel v dobro voljo takoj, ko je dobila Mary ji zajtrk.
O kısa sürede yüksek ruhları, o Mary ona kahvaltı vermişti gitti.Se ne andò di buon umore, non appena lei aveva dato a Maria la sua colazione.
O kısa sürede yüksek ruhları, o Mary ona kahvaltı vermişti gitti.Sie ging in gehobener Stimmung, sobald sie hatte Mary ihr Frühstück.
O kısa sürede yüksek ruhları, o Mary ona kahvaltı vermişti gitti.Ze ging weg in hoge geesten, zodra ze gegeven had Mary haar ontbijt.
O kısa sürede yüksek ruhları, o Mary ona kahvaltı vermişti gitti.Πήγε μακριά σε μεγάλα κέφια, μόλις είχε δώσει η Μαρία πρωινό της.
O kısa sürede yüksek ruhları, o Mary ona kahvaltı vermişti gitti.Вона пішла в піднесеному настрої, як тільки вона дала Марії їй сніданок.
O kısa sürede yüksek ruhları, o Mary ona kahvaltı vermişti gitti.Она ушла в приподнятом настроении, как только она дала Марии ей завтрак.
O kısa sürede yüksek ruhları, o Mary ona kahvaltı vermişti gitti.Тя си отиде в добро настроение, като скоро, тъй като тя е дала Мария си закуска.
O kısa sürede yüksek ruhları, o Mary ona kahvaltı vermişti gitti.היא הלכה משם במצב רוח מרומם ברגע שהיא נתנה מרי את ארוחת הבוקר שלה.
O kısa sürede yüksek ruhları, o Mary ona kahvaltı vermişti gitti.ذهبت بعيدا في حالة معنوية عالية في أقرب وقت لأنها أعطت ماري الإفطار لها.
O kısa sürede yüksek ruhları, o Mary ona kahvaltı vermişti gitti.彼女は、コテージに湿原全体で5マイルを歩くとしていた、と彼女はするつもりだった
Ona kahvaltısını vermeyi unutma.Nezabudni dať Nemanjovi raňajky.
Ona kahvaltısını vermeyi unutma.Nezapomeň dát Nemanjovi snídani.
Ona kahvaltısını vermeyi unutma.Non dimenticarti di dargli la colazione.
Ona kahvaltısını vermeyi unutma.Vergeet hem niet te laten ontbijten.
Ona kahvaltısını vermeyi unutma.Не забравяй да му дадеш закуска.
Onu hemen aldım, oturdum ve domuzlarımla kahvaltımı ettim.Am luat-o, m-am așezat și mi-am luat micul dejun cu porcii. (Râsete)
Onu hemen aldım, oturdum ve domuzlarımla kahvaltımı ettim. (Gülüşler)Chytil jsem ho, sedl jsem si a snídal se svými prasaty.
Onu hemen aldım, oturdum ve domuzlarımla kahvaltımı ettim. (Gülüşler)Ich schnappte ihn mir, setzte mich hin und aß mein Frühstück mit meinen Schweinen.
Onu hemen aldım, oturdum ve domuzlarımla kahvaltımı ettim. (Gülüşler)Jag tog den satte mig ner och åt frukost tillsammans med grisarna.
Onu hemen aldım, oturdum ve domuzlarımla kahvaltımı ettim. (Gülüşler)Tôi liền chộp lấy nó, ngồi xuống và ăn sáng với những chú lợn của mình.(Cười)