kahvaltı ile cümle

kahvaltı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Kahvaltı yapsan iyi olur.You had better have breakfast.
Sabah kahvaltımı atladım.I skipped my breakfast.
Kahvaltıdan sonra yürüyüş için dışarı çıktık.After breakfast, we went out for a walk.
Ben kahvaltıdan önce biraz egzersiz yaparım.I always take some exercise before breakfast.
Kahvaltıdan önce bir yürüyüş canlandırıcıdır.A walk before breakfast is refreshing.
Kahvaltı olmadan çalışmak zordu.It was hard to work without breakfast.
Ancak sabah kahvaltısı için yeterli ekmeğimiz var.We have barely enough bread for breakfast.
O, gazetelere genellikle kahvaltıdan önce bakar.He usually looks through the newspapers before breakfast.
O, kahvaltısını sık sık orada yer.He often eats breakfast there.
O, kahvaltısını sıklıkla orada yer.He often eats breakfast there.
İyi bir kahvaltı ile gününe başladı.He started his day with a good breakfast.
O yalnız başına kahvaltı yaptı.He had breakfast all alone.
Kahvaltıda görünmedi.He didn't show up at the breakfast.
O kahvaltı için ekmek yerdi.He used to have bread for breakfast.
O aşağıya kahvaltıya indi.He came down to breakfast.
O, kahvaltısını yemeye başladı.He began to eat his breakfast.
Kahvaltıdan önce duş aldı.He had a shower before breakfast.
O, kahvaltıdan önce bir yürüyüşe çıktı.He took a walk before breakfast.
O kahvaltıdan önce bir bardak su içmeyi prensip edinir.He makes it a rule to drink a glass of water before breakfast.
Onun her sabah kahvaltıdan önce yürüme alışkanlığı vardı.He was in the habit of taking a walk before breakfast every morning.
Onun kahvaltıdan önce yürüme alışkanlığı vardı.He was in the habit of taking a walk before breakfast.
Onlar genellikle yedi buçukta kahvaltı yaparlar ve on ikide öğle yemeklerini yerler.They usually have breakfast at half past seven o'clock and eat their lunch at twelve.
Onlar şimdi kahvaltı yapıyorlar.They are having breakfast now.
Bu hafta saat sekizde kahvaltı yapıyorlar.They are having breakfast at eight this week.
O, kahvaltıdan önce duş yapmayı ihmal etmez.She makes a point of taking a shower before breakfast.
Saat sekizde kahvaltı için aşağı geldi.She came down to breakfast at eight.
O, nadiren kahvaltı yapar.She seldom eats breakfast.
O, erken bir kahvaltı yaptı.She had an early breakfast.
Kahvaltı için masayı hazırlar.She lays the table for breakfast.
O, kahvaltı hazırlıyor.She is getting breakfast ready.
O sabah kahvaltısı yese iyi olur.She had better eat breakfast.
O,sabah kahvaltısından önce köpeğini parka götürür.She takes her dog to the park before breakfast.
O, kahvaltıdan önce bir yürüyüş yaptı.She took a walk before breakfast.
O her sabah annesinin mutfakta kahvaltı hazırlamasına yardım eder.Every morning she helps her mother to prepare breakfast in the kitchen.
Kahvaltı ücrete dahildir.The breakfast is included in the charge.
Kocam gazete okurken kahvaltısını yer.My husband has his breakfast while reading the newspaper.
Babam kahvaltı yerken gazete okur.Father reads the newspaper, eating his breakfast.
Büyükbabam sabah kahvaltısını genellikle saat altıda yer.My grandfather usually eats breakfast at six.
Kız kardeşim kahvaltı hazırlayacak.My sister will prepare breakfast.
O kahvaltısını yaparken, köpeği her sabah ona baktı.His dog stared at him every morning while he had his breakfast.
Ben hala sabah kahvaltımı bekliyorum. Lütfen onu bana şimdi getir.I'm still waiting for my breakfast. Bring it to me now, please.
Sabah kahvaltısı için ne yedin?What did you eat for breakfast?
Kahvaltı için ne yedin?What did you eat for breakfast?
Sabah kahvaltısı için bir şey yemediğimden dolayı şimdi çok açım.Since I didn't eat anything for breakfast, I'm very hungry now.
Karnım acıktı çünkü kahvaltı yapmadım.I am hungry because I did not eat breakfast.
Kahvaltıda ne yersiniz?What do you eat for breakfast?
Kahvaltıdan sonra dişlerimi fırçalarım.I brush my teeth after breakfast.
Kahvaltıdan kalan sütü içtim.I drank the milk that was left over from breakfast.
İşten önce kahvaltı ederim.I eat breakfast before work.
Odamda kahvaltı istiyorum.I want breakfast in my room.
Komşumu kahvaltıya çağırdım.I invited my neighbor to breakfast.
Bugün kahvaltı yemeyeceğim.I won't eat breakfast today.
Sabah. Çocuklar kahvaltı yapıyorlar.It is morning. The children are eating breakfast.
Aile dışarıda kahvaltı ediyor.The family is eating breakfast outdoors.
Onlar bu otelde kontinental kahvaltı hizmeti verirler.They serve a continental breakfast in this hotel.
Biz içeride kahvaltı ediyoruz.We are eating breakfast indoors.
Ben her sabah kahvaltı yaparım.I eat breakfast every morning.
Her gün kahvaltı yapman gerek.You should have breakfast every day.
Kahvaltı için çayla ekmek yedim.I had nan with tea for breakfast.
Normalde burada kahvaltı ederim.I eat breakfast here normally.

İlgili Sayfalar