kahvaltı ile cümle
kahvaltı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
West her sabah ekibi için Diamond Head'deki konutunda kahvaltı düzenledi.카녜이 웨스트는 그의 크루들을 위해 매일 아침 다이아몬드헤드 산이 보이는 거주지에서 식사를 했습니다."
İngilizce breakfast (kahvaltı) ve lunch (öğle yemeği) sözcüklerinin kaynaşması ile oluşmuştur.영어 단어 "Brunch"(브런치)는 "breakfast"(브렉퍼스트)와 "lunch"(런치)의 혼성어이다.
Çoğunlukla, kahvaltıda tüketilir.아침식사 대용으로도 많이 먹는다.
Kahvaltı, genellikle uyandıktan sonraki bir-iki saat içinde yenir.아침은 사람이 아침에 일어나 한 두 시간 안에 먹는 것이 보통이다.
Tiffany'de Kahvaltı, (roman), Truman Capote'nin 1958 tarihli kısa romanı.티파니에서 아침을(Breakfast at Tiffany's)은 1958년 트루먼 카포티가 발표한 단편소설이다.
Kahvaltıdan sonra aile kalan diğer görevleri yapar ve tekrar oyun oynarlar.종종 아침 식사가 끝나고 또 다른 일이 있을 때에는 일을 하고 게임을 하기도 한다.
Sabah kahvaltısı ve öğle yemeğinin yerini alır.주로 아침식사와 간식용으로 먹는다.
Ertesi sabah kalktığında ise Jim'i kahvaltı ederken bulur.새벽이 되자 그는 일어나 포도대에게 아침 식사를 대접했다.
Tarhana Çorbası: Klasik Türk çorbası Balıkesir'de de köy kahvaltılarının hala vazgeçilmez yemeğidir.또한, 초르바라고 불리는 수프도 터키 아침식사에 빠지지 않는다.
Genellikle kahvaltılık olarak kullanılır.흔히 구이용으로 먹는다.
Bayram sabahı namazdan sonra kurbanlar kesilir, önce ciğeri kavrulur, kahvaltı yapılır.사제는 성찬예배를 전날 저녁부터 준비하는데 우선 마음의 준비와 금식이다.
Her gün kahvaltı yemenin önemli olduğunu düşünüyor musunuz?매일 아침을 먹는 것이 중요하다고 생각하나요?
Tiffany'de Kahvaltı, (roman), Truman Capote'nin 1958 tarihli kısa romanı.ארוחת בוקר בטיפני (באנגלית: Breakfast at Tiffany's) היא נובלה מאת טרומן קפוטה שיצאה לאור בשנת 1958.
Kahvaltı, genellikle uyandıktan sonraki bir-iki saat içinde yenir.ארוחת בוקר - נאכלת בדרך כלל תוך שעה-שעתיים מהיקיצה.
Çoğunlukla, kahvaltıda tüketilir.באמיס מוגשות לרוב בארוחת הבוקר.
İngiltere'nin bazı bölgelerinde, düğün pastası düğün kahvaltısında servis edilir.במדינות רבות במערב עוגת חתונה היא חלק חשוב בטקס הכלולות.
İnfazın ardından General Broulard Albay Dax’ı Mireau ile birlikte kahvaltıya çağırır.לאחר ההוצאה להורג מזמין גנרל בולארד את דאקס לארוחת בוקר אליה מוזמן גם הגנרל מירו.
Pek çok kültürde kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği olmak üzere 3 ana öğün bulunur.ברוב החברות המודרניות מתקיימת שגרה של שלוש ארוחות במהלך היום - ארוחת בוקר, ארוחת צהריים וארוחת ערב.
Çoklukla öğlen ve akşam yemeklerinde yenilen türde yemekler kahvaltıda da tüketilir.לעיתים יש גם ארוחות בוקר או צהריים מאורגנות בנסיעות ארוכות.
Pizzaya benzeyen menâkiş ya dilimlenebilir ya da katlanabilir, ve hem kahvaltı hem de öğle yemeğinde yenilir.הפודינג עשוי להיות מבושל או אפוי, ולשמש כקינוח או כארוחה.
İkinci kahvaltı: 70 yaş üzeri yaşlıların konuk edildiği bölümdür.כעבור 3 שנים בשנת 1970 נכנס בגיל 24 לפרלמנט כחבר הצעיר ביותר של הבית.
Kahvaltıdan sonra orada olacağım.אהיה שם אחרי ארוחת הבוקר.
Suriyeliler genellikle zengin bir kahvaltı tercih ederler.Хората в Унгария обикновено са свикнали да имат богата закуска.
Çay, sabah kahvaltısından sonra öğle yemeği ile ve akşam yemeği ile tüketilir.Чай се пие и сутрин преди закуската, и по време на вечеря.
Ozan Doğulu)" (2014) "Bir Pazar Kahvaltısı (feat.EОБРТ (1968) „Зимен ден“ – изп.
Ertesi sabah kalktığında ise Jim'i kahvaltı ederken bulur.Kad se ujutro svanulo, svarilo nam griza za doručak.
Champurrado, geleneklere göre sabahları kahvaltılarda veya öğleyin atıştırmalıklarda churro ile servis edilir.Bruschetta zvyčajne slúži ako raňajky alebo predjedlo.
Kahvaltı genellikle kuşluk vakti yaplır.Doba na jedlo býva väčšinou už skoro podvečer.
Mısır gevreği, popüler bir kahvaltı gıdasıdır.Zdobené perníky sú veľmi populárnym vianočným pečivom.
Kahvaltıdan önce tarhana çorbası içilir.Za zajtrk lahko spijemo sok iztisnjenega sadeža.
Gençler kahvaltıdan sonra yukarı çıkıp onunla vedalaşacaklardır.Pripojo prostovoljci, fanta se poslovita in odideta z njimi.
Çoğunlukla, kahvaltıda tüketilir.Pogosto se jé za zajtrk in ob bolezni.
Sabah kahvaltısı ve öğle yemeğinin yerini alır.Tai pusryčių ir priešpiečių derinys.
B&B kavramı İngilizce bed and breakfast (yatak ve kahvaltı) sözcüklerinin kısaltmasıdır.B&B (angl. Bed and breakfast, nakvynė ir pusryčiai) – paslauga, siūlanti nakvynę ir pusryčius.
Çoğunlukla, kahvaltıda tüketilir.Dažnas pusryčių maistas.
Kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği gibi bir öğündür.Arbata geriama kaip pusryčių ir vakarienės gėrimas.
Önemli bir kahvaltı ve öğle yemeği olup yemekle birlikte çay içilir.Su „pusryčių arbata“ tinka gerti ir pieną.
Halk bunu kahvaltıda, çay ile birlikte tüketir.Kai kurie žmonės arbatą užpila tiesiai puodelyje.
Seninle kahvaltı yemek istiyorum.Norėčiau su tavimi papusryčiauti.
Tiffany'de Kahvaltı, (roman), Truman Capote'nin 1958 tarihli kısa romanı."Hommikueine Tiffany juures" ("Breakfast at Tiffany's") on Truman Capote'i 1958. aastal ilmunud lühiromaan.
Aşağıda kahvaltısı hazırdır.Lõunarannik on madalam.
Sanatçı ardından mutfağa yönelerek burada kahvaltı yapmakta olan aileyi şaşırtır.Kunstnik kolis seejärel koos perekonnaga Harjumaale Põllkülla.
Çoğunlukla, kahvaltıda tüketilir.Sarvesaiu süüakse kõige sagedamini hommikusöögiks.
Genellikle kahvaltılık olarak kullanılır.Harilikult süüakse seda võileival.
İngilizce breakfast (kahvaltı) ve lunch (öğle yemeği) sözcüklerinin kaynaşması ile oluşmuştur.See on kohversõna (portmanteau), mis on moodustatud sõnadest breakfast ja lunch.
Sabah 06:30-08:30 saatleri arasında kahvaltı haberleri yayınlanır.Seejärel umbes kell 7.45–8.00 ta sõi kerge hommikusöögi.
1, 2, 3, 4 limon. Bu limonlar kahvaltı için olsun.Deci 1, 2, 3, 4 lamai pentru micul dejun.
1, 2, 3, 4 limon. Bu limonlar kahvaltı için olsun.Disons, 4 cercles, ou je sais pas, disons qu'on ait mangé 4 citrons au petit-déjeuner.
1, 2, 3, 4 limon. Bu limonlar kahvaltı için olsun.Dus, 1, 2, 3, 4 citroenen als ontbijt.
1, 2, 3, 4 limon. Bu limonlar kahvaltı için olsun.Řekněme, že jsme měli 4 kroužky nebo třeba, že jsem měl 4 citróny k snídani.. eh..
Aç mı? Bence kahvaltı yapmışsındır, değil mi, kız?¿No te has tomado el desayuno?
Aç mı? Bence kahvaltı yapmışsındır, değil mi, kız?Наверное, она не завтракала.
Ah ben kahvaltı yemem Ama günün en önemli öğünü! (Iç) ...ああ! ナッツは私のお気に入りです! ラッキーああヘクタール、あなた!
Ah ben kahvaltı yememOh, ich weiß nicht frühstücken
Ah ben kahvaltı yememOh, je ne mange pas de petit déjeuner
Ah ben kahvaltı yememOh, no desayuno.
Ah ben kahvaltı yememOh, prima di fare colazione
Ah ben kahvaltı yememО, я не завтракаю
Ah ben kahvaltı yememيا أنا لا يتناولون وجبة الإفطار
Ailemiz için önemli olan parasız olalım veya olmayalım kahvaltı idi.Bữa sáng là thước đo đầu tiên để xác định gia đình tôi có phá sản hay không.