Ait oldukları yer olan Silikon Vadisinde artık bulunmuyorlar. kahkahalar alkışlarThey're not ending up in Silicon Valley, where they belong. (Laughter) (Applause)
" Virgin Atlantic Havayolları üst sınıftan çalınmıştır. " (Kahkahalar)"Stolen from Virgin Atlantic Airways upper-class." (Laughter)
Çinli Susan Boyle'un söylediği bir mısra. (Kahkaha)(Laughter)
(Kahkahalar) 42.000 millik sıra dağın üzerindeydik.(Laughter) On a 42,000 mile mountain range. Great job security, but not the way to go.
Ve bütün bunların benim sayemde olduğunu düşünmek o kadar cezbedicidir ki... (Kahkahalar)And this is fantastic. And it's so tempting to think that it's all about me. (Laughter)
İzleyenler: "♫ Aaaaaaa... ♫" (Kahkaha)Audience: ♫ ... Aaaaaaaah ... ♫ (Laughter)
Ve sonra --Bi' nevi-- (Kahkaha)And then -- sort of -- (Laughter)
Mozart'ı kastediyor. ortadan üçüncü sırada falan gibi (kahkahalar) olan Mozart'ı.He means Mozart, which is -- (Laughter) -- like a third seat from the center.
Çünkü Muti... (Kahkaha) Tamam?Because Muti ... (Laughter) Okay?
(El çırpışları) (Kahkaha)(Claps) (Laughter)
(Kahkaha) Evet.(Laughter) Yeah.
(Kahkaha) Aynı kişiye üçüncü kez.(Laughter) And now the third time for the same player.
Belki.. (Kahkahalar) belki fare yeni bir bozukluk türüdür.And maybe ... (Laughter) maybe a mouse is a new kind of bug.
( Kahkahalar)(Laughter)
(Kahkaha) (Alkış) 1.76 çarpı 0.2 saniyede 352 metre eder.(Laughter) (Applause) 1.76 times 0.2 over here is 352 meters per second.
Ve düşünüyorum ki, ah evet uzunluğunun kare kökü periyoduna orantılı. (Kahkaha)And I'm thinking, "Oh yeah, the square root of the length is proportional to its period." (Laughter)
İtici olmaya başlıyorum. (Kahkahalar) Bunun için üzgünüm.(Laughter) So I'm sorry about that.
(Kahkahalar) Merhaba!(Laughter)
"16. yüzyıl Osmanlı mahkeme ressamları arasında entrika ve cinayet." (Kahkahalar)("Intrigue and murder among 16th century Ottoman court painters.") (Laughter)
(Kahkahalar) Tam olarak Jackie Collins değil.(Laughter)
Bu gördüğünüz, zaman atlamalı bir cihazın, zaman atlamalı hazırlık süreci... (Kahkaha)Here's a time lapse of one of the time-lapse units being made. (Laughter)
Meryem'in tahtinda oturduğunu söylemek zor kahkahalarIt's hard to say that Mary's sitting "in" her throne. (laughter)
(Çifte Mutluluk) (Kahkahalar)(Laughter)
Yani siz -- (Kahkahalar) Metroda sıkılırsınız ve bir şeylere bakarsınız.So you're (Laughter) you're really bored in the subway, and you kind of stare at something.
Birkaç hafta önce --- (Kahkahalar)A couple of weeks ago, a (Laughter)
Cevap bir yıl. Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.It'll be a very boring movie -- (Laughter) of a slow, ordinary bullet in motion.
[Alkış ve kahkahalar][Applause and laughter]
[Daha çok kahkaha][More laughter]
Yola çıkmışlar, kız çığlıklar atıp çocuğa sarılıyormuş kahkaha atıyormuş, eğleniyormuş.So off they go and she's squealing and squeezing him and laughing and having a wonderful time.
Ben burayı temizleyecektim ama siz burada olduğunuzdan... [kahkahalar]I was going clean it, but y'all was here, so... [LAUGHlNG]
Yok, şaka yapıyorum (Kahkahalar)No I'm kidding -- we don't -- (Laughter)
(Kahkahalar) (Alkış) ...siz de böyle hissetmiyor musunuz?(Laughter) (Applause) Don't you feel?
Nerede kalmıştık... (Kahkahalar)So, as I was saying -- (Laughter)
(Kahkahalar) (Alkış) O da şöyle dedi... ..."Bu saçmalıktan başka bir şey değil."She said, "That's just a bunch of hooey."
Öğrencilerden biri "Sahiden mi?" dedi. (Kahkahalar)One of the students said, "Really?"
(Kahkahalar) Ve biliyorsunuz ki en zor öğrenciler hiç var olmadı.And you know your toughest kids are never absent.
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)But in non-professional circles within America, it arouses so much hostility -- (Laughter)
(Kahkahalar) -- cinsel yaşamımızı onaylamaması gibi şeylerden... (Kahkahalar)-- disapprove of our sex lives and so on.
"dinazorların, bir asteroid yüzünden öldüğü inancı -- (Kahkahalar) --Has Been Vouchsafed a Strong Inner Conviction" -- (Laughter) --
Yeterince Açıkçası daha bulunuyor (Sinir kahkaha)It's obviously more than enough (nervous laugh)
(Kahkaha) 2008 Ocak ayında(Laughter) (Laughter ends) In January of '08,
Hatta erkek kardeşim fotoğrafını çekmiş, cidden..., (Kahkaha)My brother had a picture of it. It is really -- (Laughter) (Laughter ends)
(Kahkaha) 15. dakikada kalbimin O2 yoksunluğundan dolayı artık acı çekiyordum.(Laughter) (Laughter ends) At 15 minutes I was suffering major O2 deprivation to the heart.
Yani... (Kahkaha)And that's my life.
Yağmuru durdurun! (Kahkaha)Make it stop raining!(Laughter)
Guuuci, ve -- (Kahkahalar) (Alkış)S. Guuuci, and -- (Laughter) (Applause)
(Kahkaha) 1845'te Amerikalılar at arabası ile yolculuk ediyordu.(Laughter) In 1845, Americans traveled by horse and buggy.
Bayanlar baylar... (Kahkaha) (Alkış)Ladies and gentlemen ... (Laughter) (Applause)
(Kahkaha) Biliyorum.There's a flying turkey under a tree.
Ve erkeke de -- (Kahkaha) Bunu bir kez daha göreceğiz.(Laughter)
Ama o zamana kadar bütün binalar akmıştı. (Kahkahalar)But you've got to -- yeah, well up until then every building leaked, so this ... (Laughter)
"Sizin için ne yapabilirim Bay Gehry?" dedi (Kahkahalar)"Now what can I do for you, Mr. Gehry?" (Laughter)
(Kahkaha) Değil mi?Right?
(Kahkaha) Kadın:(Laughter) (Music)
(Güler) (Kahkaha)(Laughs) (Laughter)
(Müzik) (Kahkahalar)(Music) (Laughter)
Ve bir çek defterim vardı, bende bir tane aldım ve oraya koydum. (kahkahalar)(Laughter)
Jimi Hendrix'in 7000 kibrit çöpü ile yapılmış resmi. (Kahkaha)(Laughter)
[izleyici kahkaha][laughter from audience]
Ve kapsamlama yaparak konuştuğumu düşündüğünü de hissettim. kahkahalarAnd I could sense that she thought I was speaking synecdochically. (Laughter)