Ana içeriğe geç
Sözlük

kahkaha ile cümle

kahkaha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu Bayan Medlock kahkaha kısa bir sıralama güldürdü.Isso fez com que a Sra. Medlock rir uma espécie de curta risada.
Bu Bayan Medlock kahkaha kısa bir sıralama güldürdü.Itu membuat Mrs Medlock tertawa semacam pendek tertawa.
Bu Bayan Medlock kahkaha kısa bir sıralama güldürdü.그 부인이 Medlock는 웃음의 짧은 종류의 웃음했다.
Bu Bayan Medlock kahkaha kısa bir sıralama güldürdü.Se teki Mrs Medlock nauramaan lyhyt eräänlainen nauraa.
Bu Bayan Medlock kahkaha kısa bir sıralama güldürdü.To je gospa Medlock smeh kratek neke vrste smeh.
Bu Bayan Medlock kahkaha kısa bir sıralama güldürdü.To sa pani Medlock smiať krátke druh smiechu.
Bu Bayan Medlock kahkaha kısa bir sıralama güldürdü.To se paní Medlock smát krátké druh smíchu.
Bu Bayan Medlock kahkaha kısa bir sıralama güldürdü.To sprawiło, że pani Medlock śmiech krótki rodzaj śmiechu.
Bu Bayan Medlock kahkaha kısa bir sıralama güldürdü.Αυτό έκανε η κα Medlock γέλιο μια σύντομη είδος γέλιο.
Bu Bayan Medlock kahkaha kısa bir sıralama güldürdü.Това направи г-жа Medlock смеят кратко нещо от смеят.
Bu Bayan Medlock kahkaha kısa bir sıralama güldürdü.Це змусило пані Medlock сміятися короткий роду сміх.
Bu Bayan Medlock kahkaha kısa bir sıralama güldürdü.Это заставило г-жа Medlock смеяться короткий рода смех.
Bu Bayan Medlock kahkaha kısa bir sıralama güldürdü.זה גרם לגברת Medlock לצחוק מעין קצר לצחוק.
Bu Bayan Medlock kahkaha kısa bir sıralama güldürdü.أن السيدة التي تضحك Medlock نوعا قصيرة من الضحك.
Bu Bayan Medlock kahkaha kısa bir sıralama güldürdü."え!"と彼女は言った、"しかし、あなたは、おばあさんのようなものです。
"Bu belki işe yarayabilir." (Kahkahalar)"Asta ar putea să funcționeze." (Râsete)
"Bu belki işe yarayabilir." (Kahkahalar)"Ça pourrait marcher." (Rires)
"Bu belki işe yarayabilir." (Kahkahalar)"Das könnte irgendwie hinhauen." (Gelächter)
"Bu belki işe yarayabilir." (Kahkahalar)"Esto va a funcionar de alguna forma". (Risas)
"Bu belki işe yarayabilir." (Kahkahalar)Ik denk: "Dit kan werken." (Gelach)
"Bu belki işe yarayabilir." (Kahkahalar)"이거 어떻게든 잘 되겟는데."였어요. --(웃음)--
"Bu belki işe yarayabilir." (Kahkahalar)"Možno sa to nakoniec podarí." (Smiech)
"Bu belki işe yarayabilir." (Kahkahalar)"Potrebbe funzionare." (Risate)
"Bu belki işe yarayabilir." (Kahkahalar)"To może się udać". (Śmiech)
"Bu belki işe yarayabilir." (Kahkahalar)"Việc này là có thể giải quyết được." (Cười)
"Bu belki işe yarayabilir." (Kahkahalar)"Μπορεί και να την γλυτώσω". (γέλια)
"Bu belki işe yarayabilir." (Kahkahalar)"Может, сработает как-нибудь..." (Смех)
"Bu belki işe yarayabilir." (Kahkahalar)"Може, це якось спрацює".
"Bu belki işe yarayabilir." (Kahkahalar)"זה יכול לעבוד איכשהו." [צחוק]
"Bu belki işe yarayabilir." (Kahkahalar)"هذا يمكن أن يعمل بطريقة ما." (ضحك)
"Bu belki işe yarayabilir." (Kahkahalar)そして 意識が遠のき
"Bu belki işe yarayabilir." (Kahkahalar)就呢兩件事我諗︰ 「呢兩樣嘢有關係嘅」(笑聲)
"Bu benim aklıma bir şeyi getiriyor ve o da markanın değerinin ne derece tutarlı kaldığı." (Kahkaha)"Daran wird eine Sache deutlich, und zwar, dass der Wert der Marke beständig geblieben ist." (Lachen)
"Bu benim aklıma bir şeyi getiriyor ve o da markanın değerinin ne derece tutarlı kaldığı." (Kahkaha)"Det minder mig om en ting, og det er, at værdien af brandet er forblevet den samme."
"Bu benim aklıma bir şeyi getiriyor ve o da markanın değerinin ne derece tutarlı kaldığı." (Kahkaha)"Het laat ons één ding zien, en dat is dat de waarde van het merk consistent is." (Gelach)
"Bu benim aklıma bir şeyi getiriyor ve o da markanın değerinin ne derece tutarlı kaldığı." (Kahkaha)"Îmi amintește de un singur lucru, anume că valoarea mărcii a rămas aceeași." (Râsete)
"Bu benim aklıma bir şeyi getiriyor ve o da markanın değerinin ne derece tutarlı kaldığı." (Kahkaha)"Isso lembra-me de uma coisa, "que é que o valor da marca permaneceu consistente." (Risos)
"Bu benim aklıma bir şeyi getiriyor ve o da markanın değerinin ne derece tutarlı kaldığı." (Kahkaha)"브랜드의 가치가 변함없이 지속된다는 것이 연상되는 군요." 라고 말이죠. (웃음)
"Bu benim aklıma bir şeyi getiriyor ve o da markanın değerinin ne derece tutarlı kaldığı." (Kahkaha)"Mi fa pensare ad una cosa e cioè che il valore del marchio è rimasto costante." (Risate)
"Bu benim aklıma bir şeyi getiriyor ve o da markanın değerinin ne derece tutarlı kaldığı." (Kahkaha)"Pewne jest jedno: że wartość marki jest niezmienna." (Śmiech)
"Bu benim aklıma bir şeyi getiriyor ve o da markanın değerinin ne derece tutarlı kaldığı." (Kahkaha)"Připomíná mi to jednu věc, a to tu, že hodnota značky zůstala stejná." (Smích)
"Bu benim aklıma bir şeyi getiriyor ve o da markanın değerinin ne derece tutarlı kaldığı." (Kahkaha)"Це нагадало мені одну річ, а саме, що цінність бренду не впала".
"Bu benim aklıma bir şeyi getiriyor ve o da markanın değerinin ne derece tutarlı kaldığı." (Kahkaha)"Это заставляет меня вспомнить, что понимание ценности бренда Tide устоялось". (Смех)
"Bu benim aklıma bir şeyi getiriyor ve o da markanın değerinin ne derece tutarlı kaldığı." (Kahkaha)אבל הוא אמר, "זה מזכיר לי דבר אחד . וזה שערך המותג נשאר עקבי. " (צחוק)
"Bu benim aklıma bir şeyi getiriyor ve o da markanın değerinin ne derece tutarlı kaldığı." (Kahkaha)قال، "هذا يذكرني بأمر واحد وهو أن قوة العلامة التجارية ظلت قوية." (ضحك)
"Bu benim aklıma bir şeyi getiriyor ve o da markanın değerinin ne derece tutarlı kaldığı." (Kahkaha)ブランドの価値は一貫したままだ」 (笑) 私の論点をサポートする話で
Bu benim beynimin kelime kısmı. (Kahkaha)Oto słowne zobrazowanie mojego mózgu (śmiech)
Bu benim en sevdiğim. (Kahkahalar)(Vypadáš sexy.) (Smích)
Bu, bilirsiniz, pek beklenmedik idi. (Kahkahalar)Acest lucru era de neaşteptat de la cel mai - (Râsete)
Bu, bilirsiniz, pek beklenmedik idi. (Kahkahalar)Což bylo trošku překvapivé od světového -- (Smích)
Bu, bilirsiniz, pek beklenmedik idi. (Kahkahalar)Dat had ik niet verwacht van 's werelds -- (Gelach)
Bu, bilirsiniz, pek beklenmedik idi. (Kahkahalar)Entonces eso era, ya saben, inesperado desde -- (Risas)
Bu, bilirsiniz, pek beklenmedik idi. (Kahkahalar)Jadi ini tidak diperkirakan oleh dunia-- (Tawa)
Bu, bilirsiniz, pek beklenmedik idi. (Kahkahalar)Questo era, come dire, inaspettato, dal più illustre... (risate)
Bu, bilirsiniz, pek beklenmedik idi. (Kahkahalar)Så dette var, I ved, uventet fra verdens -- (Latter)
Bu, bilirsiniz, pek beklenmedik idi. (Kahkahalar)Tehát, értik, az ember nem erre számít a világ -- (Nevetés)
Bu, bilirsiniz, pek beklenmedik idi. (Kahkahalar)Wissen Sie, das war etwas unerwartet vom welt... -- (Lachen)
Bu, bilirsiniz, pek beklenmedik idi. (Kahkahalar)Αυτό ήταν, ξέρετε, απροσδόκητο από τον-- (Γέλια)
Bu bir külot -- (Kahkahalar)Dies sind ein paar Unterhosen aus - (Lachen)
Bu bir külot -- (Kahkahalar)Ez egy alsónadrág (nevetés)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod