Ama sonra sen doğdun." (Kahkahalar) (Kahkalar) (Alkış)És aztán te megszülettél." (Nevetés) (Nevetés) (Taps)
Ama sonra sen doğdun." (Kahkahalar) (Kahkalar) (Alkış)그런데 네가 태어났지." (웃음) (웃음) (박수)
Ama sonra sen doğdun." (Kahkahalar) (Kahkalar) (Alkış)Maar toen werd jij geboren." (Gelach) (Gelach) (Applaus)
Ama sonra sen doğdun." (Kahkahalar) (Kahkalar) (Alkış)Mais alors tu es né." (Rires) (Rires) (Applaudissements)
Ama sonra sen doğdun." (Kahkahalar) (Kahkalar) (Alkış)Ma poi sei nato tu." (Risate) (Risate) (Applausi)
Ama sonra sen doğdun." (Kahkahalar) (Kahkalar) (Alkış)"Mas, depois, nasceste tu." (Risos) (Risos) (Aplausos)
Ama sonra sen doğdun." (Kahkahalar) (Kahkalar) (Alkış)Men så blev du født." (Latter) (Latter) (Bifald)
Ama sonra sen doğdun." (Kahkahalar) (Kahkalar) (Alkış)Mutta sitten sinä synnyit." (Naurua) (Naurua) (Aplodeja)
Ama sonra sen doğdun." (Kahkahalar) (Kahkalar) (Alkış)Nhưng rồi, mày ra đời." (Cười) (vỗ tay)
Ama sonra sen doğdun." (Kahkahalar) (Kahkalar) (Alkış)Αλλά μετά γεννηθήκες εσύ." (Γέλια) (Γέλια) (Χειροκρότημα)
Ama sonra sen doğdun." (Kahkahalar) (Kahkalar) (Alkış)Але тут ти з'явився на світ." (Сміх у залі) (Сміх у залі) (Оплески)
Ama sonra sen doğdun." (Kahkahalar) (Kahkalar) (Alkış)Но после ти се роди." (Смях) (Смях) (Аплодисменти)
Ama sonra sen doğdun." (Kahkahalar) (Kahkalar) (Alkış)Но потом родился ты". (Смех) (Смех) (Аплодисменты)
Ama sonra sen doğdun." (Kahkahalar) (Kahkalar) (Alkış)"אבל אז נולדת." [צחוק] [צחוק]
Ama sonra sen doğdun." (Kahkahalar) (Kahkalar) (Alkış)ثم أنجبتك"... (ضحك) (تصفيق)
Ama sonra sen doğdun." (Kahkahalar) (Kahkalar) (Alkış)(笑いと拍手) みなさん 本当に家族を 言い訳にしたいと お思いですか?
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)Aber das Problem war: Sie kippte immer vorne über. (Lachen)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)Csak az a baj, hogy fordítva, de... (Nevetés)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)Dar problema e ca a continuat sa se rastoarne, dar (rasete)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)Den blev dog ved med at falde forover, men -- (Latter)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)Het had een beetje de vorm van Pamela Anderson. Het probleem echter was dat het maar bleef overlopen. (Gelach)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)Jednak ciągle się przewracała. (Śmiech)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)근데 문제가 뭐냐면, 이 병이 계속 넘어지는 거예요. (웃음)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)Ma il problema era che continuava a rovesciarsi, ma -- (Risate)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)Mas o problema é que, ía sempre abaixo, mas... (Risos)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)Men problemet var att den hela tiden föll omkull... (Skratt)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)Pero el problema es que la botella se volcaba, pero -- (Risas)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)Problém tkví v tom, že se stále převracela -- (Smích)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)Але біда була в тому, що вона постійно падала на одну сторону, але - (Сміх)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)Проблема беше, че непрекъснато се преобръщаше, но... (Смях)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)Проблема была в том, что бутылка постоянно падала ... (Смех)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)אבל הבעיה היא, שהוא כל הזמן נוטה, אבל -- (צחוק)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)لكن المشكلة أنها ظلت تفور, لكن.. (ضحك)
Ama sorun sürekli onu devirmemdi, ama (Kahkahalar)(笑) フィリップ・スタルクのデザイン?
Ama tahmin etseydin. (Kahkahalar)Αλλά αν έπρεπε να μαντέψεις; (Γέλια)
Ama üstünde Pittsburgh üniversitesinin sweatshirt'ü olduğunda hile azaldı. (Kahkaha)Nhưng khi anh ta mặc 1 cái áo của đại học Pittsburgh gian lận giảm xuống (Tiếng cười)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Aber in Nicht-Expertenkreisen innerhalb Amerikas, entfacht sie so viel Feindschaft -- (Gelächter)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Ampak v nestrokovnih krogih v Ameriki sproža toliko sovraštva-- (Smeh)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Dar în cercuri non-profesionale în America, stârnește atâtă ostilitate -- (Râsete)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)반면 미국 내의 비전문가들로부터는 엄청난 적대감을 사고 있는데 -- (웃음)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Maar in niet-professionele kringen binnen Amerika, wekt ze zoveel vijandigheid op -- (Gelach)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Mas em círculos não profissionais dentro da América,
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Men i ikke-faglige kredse i USA vækker den så meget fjendtlighed, - (Latter)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Mutta ei-ammattilaisten piireissä Amerikassa, se herättää niin paljon vihamielisyyttä -- (Naurua)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Pero en ámbitos no profesionales dentro de Estados Unidos provoca tanta hostilidad - (Risas)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Tapi di lingkungan non-profesional di Amerika, teori ini memancing permusuhan-- (Tawa)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Αλλά σε μη επαγγελματικούς κύκλους εντός της Αμερικής, ξεσηκώνει τέτοια εχθρότητα -- [Γέλια]
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)Но в непрофесионални кръгове в самата Америка, тя предизвиква толкова враждебност -- (смях)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)בחוגים הלא-מקצועיים מחוץ לאמריקה, היא בד"כ זוכה להתעלמות. אך בחוגים הלא-מקצועיים בתוך אמריקה,
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)היא בד"כ זוכה להתעלמות. אך בחוגים הלא-מקצועיים בתוך אמריקה,
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)لكن في الأوساط غير المهنية داخل أمريكا، النظرية تثير قدر كبير من العداء.. (ضحك)
Amerika'daki profesyonel olmayan çevrelerde ise o denli düşmanlık uyandırmakta ki -- (Kahkahalar)進化論は非常に多くの対立を引き起こします (笑) アメリカの生物学者は 戦争状態下にあると言うのが適当でしょう
Amy, bence bu senin tek boynuz at olduğun anlamına geliyor." (Kahkahalar)Amy, je crois que ça veut dire que tu es une licorne. " (Rires)
Ancak onlar dışarıdan sizin benim gibi görülen insanlardır, aman dikkatli olun. [kahkaha atar]C'est un peu comme des personnes sournoises en civil, qui nous ressemble, donc... faites attention, [ris]
"Anderson Cooper muhteşem bi adamdır." (Kahkahalar)"Anderson Cooper thật là đẹp trai" (Cười)
"Anderson Cooper muhteşem bi adamdır." (Kahkahalar)והשיר התחיל,
"Android'i imha edeceğim çünkü çalınmış bir ürün." (Kahkahalar)"Voi distruge Android pentru că e un produs furat" (Râsete)
Aniden nasıl olur da bu zengin insanlar bu çok yetenekli çocuklara sahip oluyorlar anladım. (Kahkahalar)Ξαφνικά λοιπόν σκέφτηκα πώς συμβαίνει όλοι οι πλούσιοι να έχουν αυτά τα εξαιρετικά προικισμένα παιδιά; (Γέλια)
Anladın mı anlamadın mı? [kahkahalar]Érted, vagy nem?
"Anlamıyorsun, yani böyle filmler falan çekmek istiyorum. "Bir gün TED'e davet edileceğim, falan..." (Kahkaha)Non capisci, voglio fare dei film, mi inviteranno al TED un giorno...(Risate)".