Ana içeriğe geç
Sözlük

kah ile cümle

kah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O gençken, kahveyi Japon çayına tercih ederdi.When she was young, she preferred coffee to Japanese tea.
Kahkaha ile gülmekten kendini alamadı.She couldn't help bursting into laughter.
O, erken bir kahvaltı yaptı.She had an early breakfast.
Kahverengi gözleri var.She has brown eyes.
Öğle yemeğini kahve ile bitirdi.She finished up lunch with coffee.
Kahvaltı için masayı hazırlar.She lays the table for breakfast.
O, kahvaltı hazırlıyor.She is getting breakfast ready.
O sabah kahvaltısı yese iyi olur.She had better eat breakfast.
O,sabah kahvaltısından önce köpeğini parka götürür.She takes her dog to the park before breakfast.
O, kahvaltıdan önce bir yürüyüş yaptı.She took a walk before breakfast.
O koyu kahverengi ayakkabılar giyiyordu.She was wearing dark brown shoes.
O uzun, yumuşak kahverengi saçlı, uzun boylu, zayıf bir kızdı.She was a tall, thin girl with long, soft brown hair.
O her sabah annesinin mutfakta kahvaltı hazırlamasına yardım eder.Every morning she helps her mother to prepare breakfast in the kitchen.
Sebzeyle ve kahverengi pirinçle beslenir.She lives on vegetables and brown rice.
Düşmana karşı koymak onların kahramanlığıydı.It was heroic of them to oppose the enemy.
Kahvaltı ücrete dahildir.The breakfast is included in the charge.
Öyle güzel bir fıkraydı ki, herkes birden kahkahayı bastı.It was such a nice joke that everybody burst out laughing.
Kocam gazete okurken kahvaltısını yer.My husband has his breakfast while reading the newspaper.
O, arkadaş canlısı kahverengi gözlerle bana gülümsedi.She smiled at me with friendly brown eyes.
Kural olarak ben kahve içmem.As a rule, I don't drink coffee.
Babam bir gün bile kahve olmadan gidemez.My father cannot go without coffee even for a day.
Babam kahvaltı yerken gazete okur.Father reads the newspaper, eating his breakfast.
Babam koyu kahveyi sever.My father likes strong coffee.
Kahkaha odayı doldurdu.Laughter filled the room.
Ben kahve severken, annem çay sever.Mother likes tea, while I like coffee.
Annenin bir kahve dükkanı vardır.Mother has a coffee shop.
Büyükbabam sabah kahvaltısını genellikle saat altıda yer.My grandfather usually eats breakfast at six.
Kız kardeşim kahvaltı hazırlayacak.My sister will prepare breakfast.
O kahvaltısını yaparken, köpeği her sabah ona baktı.His dog stared at him every morning while he had his breakfast.
Uyanık kalmak için biraz daha kahve içmek zorunda kalabilirim.In order to stay awake I may have to drink more coffee.
Kahramanlık büyük bir erdemdir.Bravery is a great virtue.
Kim saygı ve hayranlık hissi duymadan cesur insanların kahramanca eylemlerini okuyabilir?Who can read the heroic deeds of brave men without a feeling of respect and admiration?
Postane kahverengi binadır.The post office is the brown building.
Ben hala sabah kahvaltımı bekliyorum. Lütfen onu bana şimdi getir.I'm still waiting for my breakfast. Bring it to me now, please.
Biz üç kız kardeş bir kahve dükkanı açtı.We three sisters opened a coffee shop.
Kahve ve sigaralar.Coffee and cigarettes.
Kahve ve çilimler.Coffee and cigarettes.
Biraz koyu kahve içtiğinden dolayı o, bütün gece boyunca uyuyamadı.On account of having drunk some strong coffee, she wasn't able to sleep all night long.
Pekala, ben sadece tost ve kahve alacağım.Well, I'll only take toast and coffee.
Kahire ya da İskenderiye'ye gittin mi?Did you go to Cairo or Alexandria?
Çay mı yoksa kahve mi içmek istersin?You want to drink tea or coffee?
Kahraman olmak istiyor.She wants to be a heroine.
Kahverengi ceket giymiş o kadın kim?Who is that woman in the brown coat?
Biz oturur oturmaz, o bize kahve getirdi.As soon as we sat down, she brought us coffee.
Bir kahve ve bir kruvasan alacağım.I'll have a coffee and a croissant.
Kahramanlar her zaman geç gelir.Heroes always arrive late.
Oradaki kafeteryada bir fincan kahve içmeye gidelim.Let's go drink a cup of coffee at that coffee shop over there.
Sabah kahvaltısı için ne yedin?What did you eat for breakfast?
Kahvaltı için ne yedin?What did you eat for breakfast?
Ama kahve iyi değil.But the coffee's not good.
Sabah kahvaltısı için bir şey yemediğimden dolayı şimdi çok açım.Since I didn't eat anything for breakfast, I'm very hungry now.
Zamanın olsaydı sana kahve teklif ederdim.I would offer you a coffee if you had the time.
Kahve benim içemeyeceğim kadar çok sıcaktır.This coffee is too hot for me to drink.
Karnım acıktı çünkü kahvaltı yapmadım.I am hungry because I did not eat breakfast.
Kahvaltıda ne yersiniz?What do you eat for breakfast?
Bir kahve içmek istiyorum.I would like to drink a coffee.
Hafif-kavrulmuş kahve markaları en popüler kalır.Light-roasted coffee brands remain the most popular.
Kahkaha kibire karşı tek tedavidir ve kibir gülünebilir tek hatadır.Laughter is the only cure against vanity, and vanity is the only laughable fault.
Kahramanlık en kısa süren mesleklerden biridir.Heroing is one of the shortest-lived professions there is.
Onun yeşil gözleri ve açık kahverengi saçı var.She has green eyes and light brown hair.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod