Ana içeriğe geç
Sözlük

kah ile cümle

kah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sabah kahvaltısını zaten yedim.I've already eaten breakfast.
Daha önce kahvaltımı yaptım.I have already had my breakfast.
Ben kahvaltıdan önce sık sık yürüyüşe çıkardım.I would often take a walk before breakfast.
Onunla istasyonun oradaki kahvecide karşılaştım.I met her in a coffee shop near the station.
Onunla istasyonun oradaki kahvecide buluştum.I met her in a coffee shop near the station.
Kafede bir fincan kahve içtim.I had a cup of coffee at the coffee shop.
Acele bir kahvaltı yaptım ve evden ayrıldım.I had a hasty breakfast and left home.
Çayı sevmiyorum, bu yüzden kahvaltı için genellikle kahve içerim.I do not like tea, so I generally drink coffee for breakfast.
Ne çayı ne de kahveyi severim.I don't like either tea or coffee.
Ben kahvaltıyı az önce yaptım.I've just eaten breakfast.
Kahveyi şekersiz içmeye alışkın değilim.I am not used to drinking coffee without sugar.
Ben dün kahvaltı etmeden evden çıktım.I left home without having breakfast yesterday.
Elimde olmadan kahkahalara boğuldum.I burst out laughing in spite of myself.
Ben bazen ofisimden kaçarım ve bir fincan kahve içerim.I sometimes escape from my office and have a cup of coffee.
Yedi de mükemmel bir kahvaltı yedim.I had an excellent breakfast at seven.
Neredeyse kahkaha patlatacaktım.I almost laughed out loud.
Kahveme bir küp buz koymak istiyorum, çünkü o genellikle çok sıcak.I like to put an ice cube into my coffee, because it's usually too hot.
Ben kahverengi ayakkabıları istiyorum, siyah olanları değil.I want brown shoes, not black ones.
Kahvaltı için bir somun ekmek aldım.I bought a loaf of bread for breakfast.
Kahvaltıyı hazırlamalıyım.I must get the breakfast ready.
Kahvaltıdan önce duş aldım.I showered before breakfast.
Kahvaltıdan beri bir şey yemedim ve ben çok açım.I haven't eaten since breakfast and I'm very hungry.
Sabah kahvaltısından önce yürümeyi prensip haline getiriyorum.I make it a rule to take a walk before breakfast.
Eskiden kahvaltıdan önce yürüyüş yapardım.I used to take a walk before breakfast.
Kahvaltıdan önce yürüyüş yapardım.I used to take a walk before breakfast.
Kahvaltıdan önce biraz egzersiz yapmayı prensip edinirim.I make it a rule to do some exercise before breakfast.
Kahvaltıdan önce yürüyüşe çıkma alışkanlığı duyuyorum.I am in the habit of going for a walk before breakfast.
Ona bir fincan kahve götürdüm.I took him a cup of coffee.
Onların sabah kahvaltısını hazırlamalıyım.I must prepare their breakfast.
Genellikle saat yedide kahvaltı yaparım.I usually have breakfast at seven.
Genellikle hafif bir kahvaltı yaparım.I usually have a light breakfast.
Anneme kahvaltının hazır olup olmadığını sordum.I asked my mother if breakfast was ready.
Her sabah kahvaltıdan önce koşarım.I jog before breakfast every morning.
Her sabah kahvaltı yaparım.I have breakfast every morning.
Her sabah yedide kahvaltı yaparım.I have breakfast at seven every morning.
Her gün kahvaltıda haşlanmış yumurta yerim.I have a boiled egg for breakfast every day.
Kahvaltıyı henüz bitirdik.We've just finished breakfast.
Başkan ve sekreter bir fincan kahve içerken sohbet ettiler.The president and the secretary talked over a cup of coffee.
Kahraman, kitabın sonunda öldü.The hero died at the end of the book.
Sonbaharda yapraklar kahverengiye döner.The leaves turn brown in the autumn.
Sonbaharda yapraklar kahverengileşir.The leaves turn brown in the autumn.
Ben hâlâ bir fincan daha kahve için zamanımın olduğunu düşünüyorum.I think I still have time for another cup of coffee.
Zafer onu kahraman yaptı.The victory made him a hero.
Bay Kojima kahvaltıdan sonra bir sigara içti.Mr Kojima had a smoke after breakfast.
Genç kız kaygısızca kahkaha attı.The young girl laughed carelessly.
Kahkaha en iyi ilaçtır.Laughter is the best medicine.
Kahve yemekten sonra servis edilecek.Coffee will be served after the meal.
Yemeklerden sonra kahvesiz yapamam.I can't do without coffee after meals.
Herkes onun kahramanlığını övdü.Everybody praised his heroism.
Bir fincan kahve içerken sohbet ederdik.We used to talk over a cup of coffee.
Okula yakın bir kahvehane vardı.There used to be a coffee shop near the school.
Bütün millet kahramanın ölümüne yas tuttu.The whole nation mourned the hero's death.
Japonya'daki birçok genç insan kahvaltıda ekmek yer.Many young people in Japan eat bread for breakfast.
Onun vücudu kahverengi kürkle kaplıydı.His body was covered with brown fur.
Mutfakta hiç kahve var mı?Is there any coffee in the kitchen?
Erkek çocuklar sık sık spor kahramanlarını taklit ederler.Boys often imitate their sports heroes.
Kahverengi olanını tercih ederim.I'd prefer a brown one.
Kahverengi ceketli kadın kim?Who is the woman in the brown coat?
Kahverengi bir elbiseye uyacak bir şapka arıyorum.I'm looking for a hat to match a brown dress.
Çinliler kahvaltıda ne yer?What do Chinese people have for breakfast?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod