Tom'un en sevdiği süper kahraman Örümcek Adam'dır.Tom's favorite superhero is Spiderman.
Tom'un en sevdiği süper kahraman Supermen'dir.Tom's favorite superhero is Superman.
Mary'nin en sevdiği süper kahraman Sincap Kız'dır.Mary's favorite superhero is Squirrel Girl.
Biraz kahve iç, Jamal.Have some coffee, Jamal.
Kahve içmeye gidelim mi?Shall we go for some coffee?
Kahveden hoşlanır.She likes coffee.
Sana bir fincan kahve yaptım.I've made you a cup of coffee.
İşte kahven.Here's your coffee.
İşte kahveniz.Here's your coffee.
Mutfakta biraz kahve var.There's some coffee in the kitchen.
Biraz kahve iç, Tom.Have some coffee, Tom.
Kız kardeşim burada Kahire'de.My sister is here in Cairo.
Kahire, Fadıl için dünya üzerindeki en mutlu yerdi.Cairo was the happiest place on earth for Fadil.
Fadıl ve Leyla, Kahire'ye taşındılar.Fadil and Layla moved to Cairo.
Fadıl yaklaşık dört ay boyunca Kahire'de kaldı.Fadil stayed in Cairo for about four months.
Fadıl onu Kahire'ye götürecek bir taksi tutmayı başardı.Fadil managed to get a cab to take him to Cairo.
Fadıl, Kahire'de bir araba çaldı.Fadil stole a car in Cairo.
Fadıl, Kahire'nin sadece 50 mil güneyinde yaşıyordu.Fadil lived just 50 miles south of Cairo.
Fadıl, Kahire'ye geri gitti.Fadil went back to Cairo.
Fadıl, Kahire'ye geri döndü.Fadil went back to Cairo.
Fadıl, Kahire'deki liseden mezun oldu.Fadil graduated from high school in Cairo.
Fadıl, Dania'yı onunla birlikte Kahire'ye taşımaya ikna etti.Fadil convinced Dania to move to Cairo with him.
Fadıl ilk gerçek kız arkadaşı Dania ile Kahire'ye taşındı.Fadil moved to Cairo with his first real girlfriend, Dania.
Kahve satıyorum.I sell coffee.
Ne kadar sıklıkla kahvaltıda tahıl yersin?How often do you eat cereal for breakfast?
Bir fincan daha kahve içmek isterim.I'd like to drink another cup of coffee.
Tom sık sık bizimle kahvaltı yer.Tom often eats breakfast with us.
Sabahleyin işe gitmeden önce genellikle kahve içerim.I usually drink coffee in the morning before going to work.
Ben genellikle kahvaltı için yumurta yerim.I usually eat eggs for breakfast.
Tom kahvaltıdan önce her sabah yüzünü yıkıyor.Tom washes his face every morning before breakfast.
Kahkaha atmaya devam ettim.I kept laughing.
Sıklıkla burada kahvaltı ederim.I often eat breakfast here.
Ben nadiren kahvaltı ederim.I seldom eat breakfast.
Kahvaltı için bir yumurta kızarttım.I fried an egg for breakfast.
Sık sık kahvaltıdan önce yürüyüşe çıkarım.I often take a walk before breakfast.
Akşamları nadiren kahve içerim.I seldom drink coffee in the evening.
Ben nadiren kahve içerim.I seldom drink coffee.
Benim bir kahyam yok.I don't have a butler.
Tom'u kahvaltıdan beri görmedim.I haven't seen Tom since breakfast.
Neredeyse her zaman kahvaltımı tek başıma yerim.I almost always eat breakfast by myself.
Zaten üç bardak kahve içtim.I've already drunk three cups of coffee.
Şimdiden üç fincan kahve içtim.I've drunk three cups of coffee already.
Kahvaltıda neredeyse her zaman yulaf ezmesi yerim.I almost always eat oatmeal for breakfast.
Kahvaltı için neredeyse her zaman yulaf ezmesi yerim.I almost always eat oatmeal for breakfast.
Onlar benim bir savaş kahramanı olduğumu söylüyorlar.They say I'm a war hero.
Her zaman kahvaltılık şekersiz mısır gevreği yerim.I always eat breakfast cereal without sugar.
Günde en az üç fincan kahve içerim.I drink at least three cups of coffee a day.
Kahverengi gözlerim var.I have brown eyes.
Neredeyse her gün kahvaltıdan önce hafif koşuya giderim.I go jogging before breakfast almost every day.
Kahvaltı için bir omlet yaptım.I made an omelet for breakfast.
Neredeyse kahkaha atıyordum.I almost laughed.
Tom kahramandı.Tom was heroic.
Senin için kahvaltı hazırladım.I cooked breakfast for you.
Ben kahvaltı pişirdim.I cooked breakfast.
Fadıl'ın ailesi onu Kahire'deki prestijli bir okula kaydetti.Fadil's parents enrolled him in a prestigious school in Cairo.
Fadıl, Leyla'yı görmek için Kahire'ye gitti.Fadil traveled to Cairo to see Layla.
Fadıl ve Leyla, Kahire'de birlikte romantik bir hafta sonu geçirdiler.Fadil and Layla stayed together in Cairo for a couple of days.
Fadıl, Kahire'ye ilk uçuşunu yaptı.Fadil took the first flight to Cairo.
Fadıl kaldı ve Kahire'de çalıştı.Fadil stayed and worked in Cairo.
Kahve harikadır.The coffee is great.