Kahvaltı yemen gerekiyor.You need to eat breakfast.
Tom bir savaş kahramanıdır.Tom is a war hero.
Sirk ve gösteri eğlence ve kahkahalarla doludur.The circus and the show are brimful of fun and laughter.
Son derece açık tenim var ve hiç kahverengi değilim.I have extremely light skin and not at all brown.
Tom tek başına kahvaltı yaptı.Tom ate breakfast all by himself.
Tom, kahvaltısını yatağa getirerek Mary'yi şaşırttı.Tom surprised Mary by bringing her breakfast in bed.
Kahveye şeker koymam.I do not put sugar in the coffee.
Kahkaha izleyiciler arasında yayıldı.Laughter rippled through the audience.
Kahvaltımı ofiste yerim.I eat my breakfast in the office.
Bir fincan kahve için buluşalım.Let's meet for a cup of coffee.
Tom kahvaltıdan sonra Mary'yi aradı.Tom called Mary after breakfast.
Ara sıra kahkaha vardı.There was occasional laughter.
Oda kahkahalarla patladı.The room exploded in laughter.
Bugün gerçekten bir kahkaya ihtiyacım vardı.I really needed a laugh today.
Bejo bronz fincanda zencefilli bir kahve yapar.Bejo makes a ginger coffee in a bronze cup.
Kahve popüler bir içecektir.Coffee is a popular beverage.
Yarın kahvaltı için buluşalım.Meet me tomorrow for brunch.
Tom kahve çekirdeklerini kavuruyor.Tom is roasting coffee beans.
Tom buranın isimsiz kahramanıdır.Tom is the unsung hero here.
Tom kahraman olmaya çalışmadı.Tom didn't try to be a hero.
İnsanlar spor kahramanlarını severler.People love sports heroes.
Tom bir kahraman olarak görülüyordu.Tom was regarded as a hero.
Tom bir kahraman mı yoksa bir hain mi?Is Tom a hero or a traitor?
Tom çayı kahveye tercih ediyor.Tom prefers tea to coffee.
Tom gömleğimin her yerine kahve döktü.Tom spilled coffee all over my shirt.
Gömleğimin her yerine kahve döktüm.I spilled coffee all over my shirt.
Sağlıklı bir kahvaltı ye.Eat a healthy breakfast.
Polis, Tom'a bir kahraman demişti.The police called Tom a hero.
Tom bir kahraman mı yoksa hain mi?Is Tom a hero or traitor?
Tom ansızın bir kahramandı.Tom was suddenly a hero.
Tom kahramanca bir ölümle öldü.Tom died a heroic death.
Bir kahve içelim.Let's go for a coffee.
Sen bugün benim kahramanımsın.You're my hero today.
Onların kahramanları kim?Who are their heroes?
Tom bana kahve verdi.Tom served me coffee.
Onlar bizim kahramanlarımız.They're our heroes.
Kızıl kahverengiye bak!Look a mahogany!
Tom bizim kahramanımızdı.Tom was our hero.
Tom beni kahkahalara boğar.Tom cracks me up.
"İçecek bir şey ister misin?" "Bir kahve,lütfen.""Would you like something to drink?" "A coffee, please."
Linda kahve hazırlayacak.Linda will prepare coffee.
Kahvemi kimin içtiğini biliyor musun?Do you know who drank my coffee?
Kahraman köpek bebeği ateşten kurtardı.The hero dog saved the baby from the fire.
Tom çay havluları nerede? Kahveyi döktüm.Tom where are the tea towels? I have spilled coffee.
Şimdi tüm kahramanlar yerin altında yatıyor.Now all heros lie under the earth.
O güne doyurucu bir kahvaltıyla başladı.He began the day with a hearty breakfast.
Tom en sevdiği kahve kupasını kazara kırdı.Tom accidentally broke his favorite coffee mug.
Tom kahvaltıda soğuk pizza yemekten hoşlanır.Tom likes to eat cold pizza for breakfast.
Tatlın ile kahve ister misin?Would you like coffee with your dessert?
Senin oğlun bir kahraman.You're our hero.
Oğlun bir kahraman.Your son is a hero.
Mary'nin iri kahverengi gözleri var.Mary has big brown eyes.
Jamal yeni kız arkadaşı ile Kahire'ye taşındı.Jamal moved to Cairo with his new girlfriend.
Kahire'ye geri döndü.She never went back to Cairo.
Jamal ve Sarah Kahire'ye geldiler.Jamal and Sarah arrived in Cairo.
Jamal ve Sarah, Kahire'ye ulaştılar.Jamal and Sarah arrived in Cairo.
Küçük bir kahve ister misin?Would you like a small coffee?
O kahve sevmiyordu.She didn't like coffee.
Tom bir süper kahramandır.Tom is a superhero.
Tom'un en sevdiği süper kahraman Batman'dır.Tom's favorite superhero is Batman.