Hiç kahve kalmadı.There's no coffee left.
Kahvemde bir sinek olduğu için, faturayı ödemek zorunda değildim.As there was a fly in my coffee, I didn't have to pay the bill.
Allah kahretsin.Fuck it.
Tom gerçek bir kahraman.Tom is a true hero.
Mary kahraman olmak istiyor.Mary wants to become a heroine.
Onların hepsi kahrolası kaçık.They're all fucking mental.
Onların hepsi kahrolası akıl hastası.They're all fucking mental.
Sen benim kadın kahramanımsın.You're my heroine.
Herkes için yetecek kahve yok.There's not enough coffee for everyone.
Tom onların kahramanıydı.Tom was their hero.
Tom bizim kahramanımız.Tom is our hero.
Tom kahraman değil.Tom is no hero.
Kahve molası vermiyoruz.We don't take coffee breaks.
Bir fincan kahve için zamanın var mı?Do you have time for a cup of coffee?
Ben kahvaltıda omlet ve sosis yedim.I ate scrambled eggs and sausage for breakfast.
Ben her zaman sabah kahvaltısı yerim.I always eat breakfast.
Masada üç tane kahve bardağı vardı.There were three coffee mugs on the table.
Tom mutfakta kahvaltı hazırlıyor.Tom is in the kitchen preparing breakfast.
Kahvaltı sağlanacaktır.Breakfast will be provided.
Kahvaltı servis edilecektir.Breakfast will be served.
Bu yatağı ve kahvaltıyı seviyorum.I love this bed and breakfast.
Tom her sabah kahvaltıdan sonra altı tablet alır.Tom takes six tablets every morning after breakfast.
Bugünkü kahvaltım: peynirli tost üzerine sahanda yumurta.For my breakfast today: fried egg on toast with cheese.
Her gün kaç bardak kahve içersin?How many cups of coffee do you drink every day?
Mormon'lar kahve ve çaydan nefret ederler.Mormons hate coffee and tea.
Uzun boylu kadın kahverengi atı dinliyor.The tall woman is listening to the brown horse.
Kahvaltıda 3 kase mısır gevreği yememe rağmen hala açım.Although I ate 3 bowls of cereal for breakfast, I am still hungry.
Ben sana hiç ben bir çocukken benim kahramanım olduğunu söyledim mi?Did I ever tell you that you were my hero when I was a kid?
O bütün uzun güzel kahverengi saçlarını kesti ve bir oğlanın kıyafetlerini giydi.She cut off all her beautiful long brown hair and dressed herself in boy's clothes.
"Tom akşam yemeğinden sonra üç fincan kahve içti." "Uyuyamamasına şaşmamalı.""Tom drank three cups of coffee after dinner." "No wonder he couldn't sleep."
Lütfen kahve yap.Please make coffee.
Kahvaltı yap.Have breakfast.
O tek başına kahvaltı yedi.He ate breakfast alone.
Yarınki kahvaltı ekmek ya da pilav mı olacak?Will tomorrow's breakfast be bread, or rice?
"Yarın kahvaltı için ne istiyorsun? Ekmek? pilav?" "Herhangi biri güzel.""What do you want for breakfast tomorrow? Bread? Rice?" "Either one is fine."
Tom gece çalışırken uyanık kalmak için kahve içer.Tom drinks coffee to stay awake when he's studying at night.
Tom işe gitmeden önce üç fincan kahve içti.Tom drank three cups of coffee before he left for work.
Akşamları çok fazla kahve içmemek için dikkatli ol.Be careful not to drink too much coffee in the evening.
Ben kafeinsiz kahvenin kansere neden olabileceğini duydum.I've heard that decaffeinated coffee may cause cancer.
Tom bana kahvaltıda domuz pastırması ve yumurta olduğunu söyledi.Tom told me that he had bacon and eggs for breakfast.
Gitmeden önce Tom'un kesinlikle kahvaltı etmesi gerekir.Tom should definitely eat breakfast before he leaves.
Tom genellikle kahvaltı yapmaz.Tom doesn't usually eat breakfast.
Garson bana kahve getirdi.The waitress brought me my coffee.
Tom neredeyse kahvaltısına dokunmadı.Tom barely touched his breakfast.
Bir kahve molası zamanı.It's time for a coffee break.
Tom çok fazla kahve içer.Tom drinks too much coffee.
Tom kahvaltıyı tek başına yedi.Tom ate breakfast alone.
Tom bana kahve getirdi.Tom brought me coffee.
Tom'un güzel bir kahkahası var.Tom has a nice laugh.
Bir kahraman senin içinde yatıyor.A hero lies within you.
Kahvenin bulaşık suyu gibi tadı var.The coffee tastes like wash water.
Damarlarımda kahramanların kanı akıyor.The blood of heroes flows in my veins.
Bu sabah kahvaltı ettin mi?Did you eat breakfast this morning?
Tom kahvaltısını sık sık burada yapar.Tom often eats breakfast here.
Kahve aromalı puding yiyeceğim.I will eat coffee flavored pudding.
Biraz kahve aromalı puding yer misin?Will you have some coffee flavored pudding?
Kahverengi tek parça elbiseme uyan bir şapka arıyorum.I'm looking for a hat that matches my brown one piece dress.
Tom herkese Mary'nin kahvesini kremayla içtiğini söyledi.Tom tells everyone that Mary's the cream in his coffee.
Ben genellikle kahvaltıyı iyi yaparım, öğle yemeğini ise hafif.I usually eat a big breakfast and a light lunch.
Tom şu anda kahvaltı yiyor.Tom is eating breakfast right now.