Ana içeriğe geç
Sözlük

kah ile cümle

kah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Benim bir kâhyam var.I have a housekeeper.
Tom bir kahramandı.Tom was a hero.
Bu kahve gerçekten iyi.This coffee is really good.
Güne başlamak için güzel bir fincan kahveden daha iyi bir şey yoktur.There's nothing better than a good cup of coffee to start off the day.
Asla kahve içmem.I never drink coffee.
Bir fincan kahve içeceğim.I'll have a cup of coffee.
Tom bana bir fincan kahve önerdi.Tom offered me a cup of coffee.
Tom kahvaltı için her zaman meyve yer.Tom always eats fruit for breakfast.
Sabah kahvaltısından hemen sonra gitseydim şimdiye kadar neredeyse orada olurdum.I'd be almost there by now if I'd left right after breakfast.
Sanırım kahvaltı yapacağım.I think I'll have breakfast.
Az önce kahvaltı yaptım.I just had breakfast.
Büyükbabam bir kahramandı.My grandfather was a hero.
Ertesi sabah, biz birlikte kahvaltı yaptık.The next morning, we ate breakfast together.
Birlikte sabah kahvaltısı yiyeceğimiz günü sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to the day that we eat breakfast together.
Birlikte sabah kahvaltısı yiyeceğimiz günü bekliyorum.I'm waiting for the day that we eat breakfast together.
Biraz kahve içmek ister misin?Do you want to have some coffee?
Kahve için dışarı çıkmak ister misin?Do you want to go out for coffee?
Çok fazla kahve içmek istemiyorum.I don't want to drink too much coffee.
Senin kahveden hoşlandığını biliyorum.I know that you like coffee.
Sana nasıl iyi bir İtalyan kahvesi yapılır göstereceğim.I'll show you how to make a good Italian coffee.
Sana iyi bir İtalyan kahvesi nasıl yapılır göstereceğim.I'll show you how to make a good Italian coffee.
Size iyi bir İtalyan kahvesi nasıl yapılır göstereceğim.I'll show you how to make a good Italian coffee.
Size nasıl iyi bir İtalyan kahvesi yapılır göstereceğim.I'll show you how to make a good Italian coffee.
Kahvaltı için ne içersin? Çay mı yoksa kahve mi?What do you drink for breakfast? Tea or coffee?
Az önce onlarla kahvaltı yaptım.I just had breakfast with them.
Az önce onunla kahvaltı yaptım.I just had breakfast with him.
Sabah kahvaltısı için onlarla buluşuyorum.I'm meeting them for breakfast.
Sabah kahvaltısı için onunla buluşuyorum.I'm meeting her for breakfast.
Senin için kim kahvaltı hazırlar?Who makes breakfast for you?
Kim onlar için kahvaltı hazırlıyor?Who makes breakfast for them?
Onun için kim kahvaltı hazırlar?Who makes breakfast for him?
Tom gerçek bir kahramandı.Tom was a real hero.
Tom bize kahve verdi.Tom served us coffee.
Sabahları kahvaltı ederiz.We have breakfast in the morning.
Tom sabah kahvaltısı için Mary ile buluştu.Tom met Mary for breakfast.
Dan, kız kardeşinin ona bir fincan kahve hazırlamasını söyledi.Dan asked his sister to prepare him a cup of coffee.
Çöp sepetinde garip, kötü kokulu kahverengi bir sıvı vardı.There was a strange, foul-smelling brown liquid in the waste basket.
Ben hala kahvaltı etmeyi bitirmedim.I still haven't finished eating breakfast.
Her gün kahvaltı için haşlanmış yumurta yiyorum.I eat a boiled egg for breakfast every day.
"Beni takip et!" Echo'nun annesi seslendi. "Kahvaltı için birkaç nefis böcek bulalım.""Follow me!" Echo's mother called out. "Let's find some yummy beetles for breakfast."
Ağaçlarda görünen sarı, kırmızı ve kahverengi yapraklar sonbaharın ilk işaretidir.The yellow, red and brown leaves appearing on the trees are the first sign of autumn.
Tom Mary'nin ona bir fincan kahve getirmesini istedi.Tom asked Mary to get him a cup of coffee.
Valentina Tereshkova Sovyetler Birliği Kahramanı unvanıyla onurlandırıldı.Valentina Tereshkova was honored with the title of Hero of the Soviet Union.
Kahve makinesi nerede?Where is the coffee machine?
Kahve demleniyor.The coffee is brewing.
Yeni filmin kahramanı bir çocuk melek.The protagonist of the new film is a child angel.
O, kahve mi içiyor?Is he drinking coffee?
Ben kahve içiyorum.I'm drinking the coffee.
Henüz kahvaltı yapmadın, değil mi?You haven't had breakfast yet, have you?
Sabah kahvaltısı için pastırma ve yumurta yedin değil mi?You had bacon and eggs for breakfast, didn't you?
Keşke bu sabah kahvaltıyı atlamasaydım.I wish I hadn't skipped breakfast this morning.
Belki daha sonra bir fincan kahve alabiliriz.Perhaps we can get a cup of coffee later.
Tom kahverengi bir evde yaşıyor.Tom lives in a brown house.
Sana biraz kahve getireyim.Let me get you some coffee.
Sana biraz kahve yapayım.Let me make you some coffee.
Sizden biri bir fincan kahve ister mi?Do any of you want a cup of coffee?
Bir fincan kahve istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want a cup of coffee?
Çok kahve var.There's plenty of coffee.
Kahve bol.There's plenty of coffee.
Bir fincan kahve daha iç.Have another cup of coffee.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod