kafi ile cümle

kafi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü o kâfir bir millete mensup idi.Indeed, she was from a disbelieving people."
Her kişinin kazandığını bilir. Kafirler de zaferin kime ait olduğunu bileceklerdir.He knows what every soul earns, and the disbelievers will know for whom is the final home.
Sizden yüz kişi olursa, kafirlerden bin kişiyi yenerler. Çünkü kafirler, anlamaz bir topluluktur.Your two hundred men would defeat their two thousand; the unbelievers have no understanding.
Bununla kafirler şaşırtılıp-saptırılır.This causes the unbelievers to go further astray.
Kafirlere ağır bir azab hazırlamışızdır.Thus, they try to find a middle way
Kalblerinde hastalık olanların ise pisliklerine pislik katmıştır; onlar kafir olarak ölmüşlerdir.But to those whose hearts are sick, it adds more filth to their hearts and they die as disbelievers.
Onlara, ancak kötü işlerde bulunanlar kafir olur.Only the wicked sinners deny it.
Bu çocuğun, onları azgınlığa ve kafirliğe sevketmesinden korktuk da öldürdük.We were afraid that out of love for him they would lose their faith in God and commit rebellion
Halbuki Süleyman büyü yapıp kafir olmadı.Solomon did not hide the truth but the devils did.
Dünya hayatı onları aldattı ve kafir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.The worldly life deceived them. They will testify that they were unbelievers.
Çünkü onunla, kafir olanlar saptırılır.This causes the unbelievers to go further astray.
Ben de o kâfirlere bir süre için meydan verdim. Sonra da tuttum onları cezalandırdım.I gave a respite to the unbelievers (so that they would repent, but they did not).
Diğeri ise kâfir idi.The other were disbelievers.
Kâfirler diyorlar ki: “Ona Rabbinden bir mûcize indirilmeli değil miydi?”The unbelievers say, "Why has God not sent him, (Muhammad), some miracles."
Fakat Ben, o kâfirlere akıllarını başlarına toplamaları için bir süre mühlet verdim.I gave a respite to the unbelievers (so that they would repent, but they did not).
Kâfirler ise hakkı batılla ortadan kaldırmak için mücadele verirler.The disbelievers argue by false means to refute the Truth.
Kafirler ise azgınların ve despotların yolunda savaşırlar.The unbelievers fight for the cause of the Satan.
Sizden yüz kişi, kafirlerden bin kişiyi yenebilir. Çünkü onlar, anlamayan bir topluluktur.Your two hundred men would defeat their two thousand; the unbelievers have no understanding.
Ama, kafirlerin kalbleri bundan habersizdir.But their hearts are heedless of this.
Kâfirlerin Allah'tan başka yalvardıkları (putlar) ise, hiçbir şey yaratamazlar.Those you call on besides God cannot create anything.
Ayaklarımızı hak yolda sabit kıl ve kâfirler gürûhuna karşı bize yardım eyle!”Make our feet firm, and help us against those who deny the truth,"
De ki: "Allah'a ve Elçiye ita'at edin!" Eğer dönerlerse muhakkak ki Allah, kafirleri sevmez.Say: "Obey Allah and His Messenger": But if they turn back, Allah loveth not those who reject Faith.
De ki: "Allah'a ve elçisine itaat edin." Eğer yüz çevirirlerse şüphesiz Allah, kafirleri sevmez.Say: "Obey Allah and His Messenger": But if they turn back, Allah loveth not those who reject Faith.
De ki: Allah'a ve Peygambere itaat edin. Fakat yüz çevirirlerse Allah da kafirleri sevmez.Say: "Obey Allah and His Messenger": But if they turn back, Allah loveth not those who reject Faith.
"Allah, üçün üçüncüsüdür" diyenler elbette kâfir olmuşlardır. Oysa tek ilâhtan başka ilâh yoktur.They do blaspheme who say: Allah is one of three in a Trinity: for there is no god except One Allah.
Kâfirler ve münafıklarla savaş, onlara karşı sert davran. Onların varacağı yer cehennemdir.Strive hard against the Unbelievers and the Hypocrites, and be firm against them.
Makedonya, Olimpiyat Oyunları için Pekin'e yedi sporcudan oluşan bir kafile gönderdi.Macedonia sent a delegation of seven athletes to Beijing last week for the upcoming Games.
Makedon kafilesi geçtiğimiz hafta Oyunlar için Pekin'e doğru yola çıktı.Macedonia's delegation left for the Games in Beijing last week.
Hollandalı kafirler!Dutch sinners!
O zaman kâfirler çeşitli şeytani nedenlerle isyan etmeye zorlandılar.The unbelievers at the time were impelled to rebel by various evil motives.
Kâfirleri elem veren bir azap beklemektedir.Woeful punishment awaits the unbelievers.
Üçü de Ebu Cehil ve diğer "kafirler" tarafından vahşice işkence gördü.All three were savagely tortured by Abu Jahl and the other infidels.
Andolsun, "Allah üçün üçüncüsüdür" diyenler kafir oldu.They have certainly disbelieved who say, " Allah is the third of three."
Pelagius, 431 yılında Efes Konseyi tarafından kafir ilan edildi.Pelagius was declared a heretic by the Council of Ephesus in 431.
Pelagius ve Caelestius, 431 yılında Birinci Efes Konsili tarafından kafir ilan edildi.[1]Pelagius and Caelestius were declared heretics by the First Council of Ephesus in 431.[15]
Ve gördüm ki, kâfirlerin hükümdarı, Müslümanların topraklarını ele geçirip mallarını yağmaladı.And I saw that the king of the infidels took over the land of the Muslims and looted their property.
Ve orada kafirleri öldürdük.And there we killed the disbelievers.
Bu arada İslam padişahı, kâfirlerin padişahının katledilmesini emretti.In the meantime, the king of Islam ordered the king of the infidels to be slaughtered.
Kitabın " kafir eğilimi", onu reddeden yayıncı John Murray için çok fazlaydı.The book's "infidel tendency" was too much for the publisher John Murray, who rejected it.
Ancak Budiaf öldürüldü ve yerine Ali Kafi geçti.However Boudiaf was assassinated, and succeeded by Ali Kafi.
Sürgün kalabalığı kafirlere karşı savaş için toplandı.Crowds of exiles rallied for war against the infidel.
Senin azabın elbette kâfirlere ulaşacaktır."Your punishment will certainly reach the disbelievers."
Müminlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı şiddetlidirler... ”They will be humble with the believers but firm towards the disbelievers ... — 5:54
'Evet, adam İslam'dan sonra kafir oldu' dedi.He said, 'Yes. A man has become a kafir after his Islam.'
Cinsiyetçiliğin ırkçılıkla kafiyeli olması amaçlanmıştır." [1]Sexism is intended to rhyme with racism."[10]
Tam karşılığı yakılacak olan kâfirler hakkında olarak çevrilebilir.Die Barā'a kennzeichnet den damit Gestraften als Ungläubigen.
Ali, kâfirlerin en büyük korkusudur.Die Verstocktheit der Ungläubigen.
Halbuki Süleyman büyü yapıp kâfir olmadı.Jedoch sei es Ungläubigen nicht möglich gewesen, an der Buche vorbeizugehen.
Ancak şeytanların hepsi isyankar ve kâfirdirler.Das Mahl der Frommen und der Ungläubigen.
Cadı: Cinlerin kafir olan dişileri.Ein Verstörer der Ungläubigen.
Her kim Allah'ın indirdiği hükümlerle hüküm vermezse, onlar hep kafirlerdir."Derjenige, der sich vor ihm nicht niederwerfe, gelte bei ihnen als Ungläubiger (kāfir).
Güçlü kuvvetli her işi yapabilen kafir cindir.Ein ungläubiger Mensch soll gläubig werden.
Ayrıca, kâfirler ile cihâda girmeyi de lüzümsuz olarak addeden bir topluluk oluşturmaktaydılar.Vielmehr mußten sie an der Seite von Ungläubigen (der Deutschen) gegen andere Ungläubige kämpfen.
Kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!Siehe auch: Bleibe im Lande und nähre dich redlich.
Bazıları isyankar olup kafir, bazıları da itaatli mümindirler.Unter ihnen gibt es Gläubige und Ungläubige.
Kafiye yapma.Nicht nachweinen.
İki gözü arasında kâfir yazılıdır.Zwischen den Augen liegen zwei Sinnesporen.
Zengin teşbih ve kafiyelerle örülmüş. düzyazı tadında bir eserdir.Er liebt Klatsch und gutes Essen, das er in gieriger Weise verzehren soll.
Yola kafileler halinde çıkılmıştır.Er entspringt bei Beesewege.
(Redif ve kafiye kullanılmıştır.)(Grundlagen und Anwendung).

İlgili Sayfalar