Ana içeriğe geç
Sözlük

kafes ile cümle

kafes kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Daha sonra maymunun kafesine protez kolun hareketlerini gösteren bir görüntü monitörü yerleştirildi.ثم وضع شاشة فيديو في قفص السعادين تري السعدان هاته اليد الإصطناعية،
Daha sonra maymunun kafesine protez kolun hareketlerini gösteren bir görüntü monitörü yerleştirildi.モニタを置きました 別の部屋の義肢を映すと サルはそれに見入りました
Darbe alınca düşen kafes tipi bir direk.Care e o reţea, un stâlp cu zăbrele, care se prăbuşeşte când e lovit.
Darbe alınca düşen kafes tipi bir direk.C'est une grille, un genre de pilier en en treillis, qui s'effondre quand il est frappé.
Darbe alınca düşen kafes tipi bir direk.Dat is een netwerk, een soort traliepaal die instort als hij geraakt wordt.
Darbe alınca düşen kafes tipi bir direk.E' una specie di griglia, un palo formato da un traliccio, che collassa quando viene colpito.
Darbe alınca düşen kafes tipi bir direk.격자 모양의 기둥으로 무언가와 부딪혔을 때 쓰러지죠.
Darbe alınca düşen kafes tipi bir direk.Което е мрежа, стойка тип решетка, която се срутва, щом е ударена.
Darbe alınca düşen kafes tipi bir direk.דמויית סריג, שמתמוטטת כשפוגעים בה.
Darbe alınca düşen kafes tipi bir direk.من الاعمدة " الدقيقة " والتي تنهار عن ارتطام السيارة بها
Darbe alınca düşen kafes tipi bir direk.左側の車は鋼鉄製の柱に突入しました
Doğal olarak, kafesi kurtarılmıştı.Bien sûr, quelqu'un avait récupéré la cage.
Doğal olarak, kafesi kurtarılmıştı.Bineinteles, cusca fusese recuperată.
Doğal olarak, kafesi kurtarılmıştı.Claro, a gaiola fora recuperada.
Doğal olarak, kafesi kurtarılmıştı.De kooi was natuurlijk geborgen.
Doğal olarak, kafesi kurtarılmıştı.Den Käfig hatte man natürlich aufgehoben.
Doğal olarak, kafesi kurtarılmıştı.Dĩ nhiên, cái lồng đã không còn nữa.
Doğal olarak, kafesi kurtarılmıştı.Klatki nie wyrzucono.
Doğal olarak, kafesi kurtarılmıştı.우리는 이미 다 부서져 있었습니다
Doğal olarak, kafesi kurtarılmıştı.Ovviamente, la gabbia se l'erano tenuta.
Doğal olarak, kafesi kurtarılmıştı.Por supuesto, se habían llevado la jaula.
Doğal olarak, kafesi kurtarılmıştı.Samozřejmě, klec jsem nevyhodil.
Doğal olarak, kafesi kurtarılmıştı.Конечно, клетку я забрал.
Doğal olarak, kafesi kurtarılmıştı.Разбира се изрових клетката.
Doğal olarak, kafesi kurtarılmıştı.את הכלוב, כמובן, הצילו.
Doğal olarak, kafesi kurtarılmıştı.وبالطبع تم إنقاذ القفص.
Doğal olarak, kafesi kurtarılmıştı.赤ん坊を取り出して、
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor.'een raamwerk om je ideeën aan te hangen'.
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor."ein Gitter, um daran Ideen aufzuhängen".
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor."et tremmeværk som man kan hænge sine ideer på".
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor."아이디어를 걸어 놓을 수 있는 격자"라고 불렀습니다.
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor."konštrukcia, na ktorú zavesíte vaše nápady."
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor."kratownicą na której wieszasz swoje pomysły".
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor."la grata a cui appendere le vostre idee".
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor."một hàng rào mắt cáo mà trên đó treo các ý tưởng của bạn."
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor."mreža, na katero obešamo svoje ideje".
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor."mřížoví pro uchycení nápadů".
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor."una celosía donde colgar las ideas".
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor."un graticcio a cui appendere le idee."
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor." un treillis sur lequel suspendre ses idées. "
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor."ένα πλέγμα για ν' αναρτήσει κανείς τις ιδέες του".
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor."мрежа, на която да закачите идеите си".
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor."сеткой, куда можно вешать идеи".
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor.סבכה שעליה ניתן לתלות את הרעיונות שלך
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor."شبكة العمل التي تعلق عليها أفكارك"
"düşünceleri asacağınz bir kafes" diyor.技術者 経済学者 特に古典派の経済学者には
En nihayetinde, devam edersek, sanırım korkuyu kucaklamalıyız. İşte bu ayıyı kafese koymalıyız!Зрештою, рухаючись вперед, ми подолаємо страх, засунемо того ведмедя у клітку.
Erkeklik çok sert, küçük bir kafes ve biz çocuklarımızı bu kafese koyuyoruz.남성성은 두껍고 좁은 감옥이 되었습니다. 우리는 소년들을 그 감옥에 밀어넣습니다.
Erkeklik çok sert, küçük bir kafes ve biz çocuklarımızı bu kafese koyuyoruz.la masculinidad se convierte en esta pequeña jaula dura y ponemos a los niños dentro de estas jaulas.
Erkeklik çok sert, küçük bir kafes ve biz çocuklarımızı bu kafese koyuyoruz.La masculinité devient cette petite cage rigide et nous enfermons les garçons dans cette cage.
Erkeklik çok sert, küçük bir kafes ve biz çocuklarımızı bu kafese koyuyoruz.Männlicheit wird zu einem harten, engen Käfig, in den wir Jungs einsperren.
Erkeklik çok sert, küçük bir kafes ve biz çocuklarımızı bu kafese koyuyoruz.فكأنها هذا القفص الصغير القوي الذي نضع أبنائنا به.
Erkeklik çok sert, küçük bir kafes ve biz çocuklarımızı bu kafese koyuyoruz.その中に男の子を押し込みます 男の子に恐怖を恐れるように 教えます
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,Bom oknem domu swego przez kratę moję wyglądał;
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,Denn am Fenster meines Hauses guckte ich durchs Gitter
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,For jeg så engang ut av vinduet på mitt hus, gjennem mitt gitter,
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,Ik keek uit mijn raam, door mijn tralievenster,
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,J`étais à la fenêtre de ma maison, Et je regardais à travers mon treillis.
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,Kajti skozi okno hiše svoje, preko omrežja svojega gledajoč,
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,"내가 내 집 들창으로, 살창으로 내어다보다가"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod