Sağ alt köşede ise bir çeşit kafesin içinde duran omurgaya benzer bir şekil var.Цукер: І це майже ніби ми - у Музеї природознавства.
Sen Kobayashi'nin kafesindeki Dai'sin.Ahh! Tu es Dai du café Kobayashi.
Sen Kobayashi'nin kafesindeki Dai'sin.Dai iz kavarne Kobajaši.
Sen Kobayashi'nin kafesindeki Dai'sin.¡Oh! Eres Dai, del café Kobayashi.
Sen Kobayashi'nin kafesindeki Dai'sin.Oh! Jij bent Dai van Kobayashi's café.
Sen Kobayashi'nin kafesindeki Dai'sin.Oh! Ma sei Daigo del caffč Kobayashi.
Sen Kobayashi'nin kafesindeki Dai'sin.Oh, tu eşti Dai, de la cafeneaua Kobayashi.
Sen Kobayashi'nin kafesindeki Dai'sin.Oh! Você é o Dai, do Café Kobayashi.
Sen Kobayashi'nin kafesindeki Dai'sin.Ω! Είσαι ο Dai από το καφέ Kobayashi.
Sen Kobayashi'nin kafesindeki Dai'sin.А! Ты же Дай из кафе Кобаяши.
Sen Kobayashi'nin kafesindeki Dai'sin.أنت داي من مقهى كابايوشي
Seung Jo, kafeteryaya gidip çay içmek ister misin?Seung Jo, cậu muốn đi uống trà không?
Seung Jo, kafeteryaya gidip çay içmek ister misin?Seung Jo, mau ke cafe dan minum teh?
Seung Jo, kafeteryaya gidip çay içmek ister misin?Seung Jo,möchtest du ins Café gehen und einen Tee trinken?
Seung Jo, kafeteryaya gidip çay içmek ister misin?Seung Jo, nechceš ísť do kaviarne a dať si čaj?
Seung Jo, kafeteryaya gidip çay içmek ister misin?Seung Jo, przejdziemy się na kawę?
Seung Jo, kafeteryaya gidip çay içmek ister misin?Seung Jo, veux-tu aller au café et prendre un thé.
Seung Jo, kafeteryaya gidip çay içmek ister misin?Seung Jo, vil du gå til caféen og få noget te?
Seung Jo, kafeteryaya gidip çay içmek ister misin?Seung Jo, vill du gå till cafet och ta en kopp te?
Seung Jo, kafeteryaya gidip çay içmek ister misin?Seung Jo, vrei sa mergem sa bem un ceai?
Seung Jo, kafeteryaya gidip çay içmek ister misin?Seung Jo, vuoi andare al bar e prendere un té?
Seung Jo, kafeteryaya gidip çay içmek ister misin?Sueng Jo. Zullen we naar het cafe gaan om wat thee te dringen?
Seung Jo, kafeteryaya gidip çay içmek ister misin?Σουνγκ Τζο, θες να πάμε στο καφέ να πιούμε ένα τσάι;
Seung Jo, kafeteryaya gidip çay içmek ister misin?Сънг Джо, искаш ли да пийнем по чаша чай в кафенето?
Seung Jo, kafeteryaya gidip çay içmek ister misin?Сын Чжо, хочешь пойти в кафе и выпить чаю?
Seung Jo, kafeteryaya gidip çay içmek ister misin??סונג ג'ו, רוצה ללכת לשתות קצת תה
Seung Jo, kafeteryaya gidip çay içmek ister misin?سونغ جو.هل تريد ان نذهب للمقهى لنحتسي الشاي؟
Seung Jo, kafeteryaya gidip çay içmek ister misin?いや 先に帰るよ
"Sizin yaşınızdayken, e-postalarıma bakmak istediğimde, arabaya atlar etrafta bir kafe arardım. Aradım!""Когато бях на вашата възраст, за да си проверя имейла, трябваше да търся Интернет кафене.
"Sizin yaşınızdayken, e-postalarıma bakmak istediğimde, arabaya atlar etrafta bir kafe arardım."Cuando tenía su edad, si quería leer mi correo solía manejar por la ciudad buscando un café con internet.
"Sizin yaşınızdayken, e-postalarıma bakmak istediğimde, arabaya atlar etrafta bir kafe arardım."내가 네 나이였을 때 말야, 이메일 하나를 체크하려고
"Sizin yaşınızdayken, e-postalarıma bakmak istediğimde, arabaya atlar etrafta bir kafe arardım."Quando avevo la tua età, se volevo controllare la mail, guidavo per la città in cerca di un internet cafè.
"Sizin yaşınızdayken, e-postalarıma bakmak istediğimde, arabaya atlar etrafta bir kafe arardım."В твоем возрасте, когда мне нужно было проверить электронную почту, я колесил по городу, выискивая кафе.
"Sizin yaşınızdayken, e-postalarıma bakmak istediğimde, arabaya atlar etrafta bir kafe arardım."כשהייתי בגילכם, אם רציתי לבדוק את הדוא"ל שלי,
"Sizin yaşınızdayken, e-postalarıma bakmak istediğimde, arabaya atlar etrafta bir kafe arardım."عندما كنت في مثل عمركم, اذا اردت قراءة بريدي الالكتروني,
"Sizin yaşınızdayken, e-postalarıma bakmak istediğimde, arabaya atlar etrafta bir kafe arardım.コーヒーショップを探して町中ドライブしたものだ」 って言いたいですね
"Sonsuz Maymun Kafesi" fikri saçmadır."A ideia da gaiola infinita de macacos é ridícula.
"Sonsuz Maymun Kafesi" fikri saçmadır."A végtelen majom ketrec ötlete teljesen nevetséges.
"Sonsuz Maymun Kafesi" fikri saçmadır."Der unendliche Affenkäfig ist eine lächerliche Idee.
"Sonsuz Maymun Kafesi" fikri saçmadır."Het idee van 'De Oneindige Apenkooi' is belachelijk.
"Sonsuz Maymun Kafesi" fikri saçmadır.터무니 없는 것이라고 말하는 사람도 보았는데요.
"Sonsuz Maymun Kafesi" fikri saçmadır."La idea de "Una jaula infinita de monos" es ridícula.
"Sonsuz Maymun Kafesi" fikri saçmadır."L'idea della gabbia immensa è ridicola.
"Sonsuz Maymun Kafesi" fikri saçmadır."'Lồng khỉ vô hạn' là một ý tưởng nực cười.
"Sonsuz Maymun Kafesi" fikri saçmadır."Myšlenka "Nekonečné Opičí Klece" je směšná.
"Sonsuz Maymun Kafesi" fikri saçmadır."Pomysł nieskończonej małpiej klatki jest absurdalny.
"Sonsuz Maymun Kafesi" fikri saçmadır."Идеята за 'Безкрайната маймунска клетка' е нелепа.
"Sonsuz Maymun Kafesi" fikri saçmadır."Ідея "Нескінченної мавп'ячої клітки" - кумедна.
"Sonsuz Maymun Kafesi" fikri saçmadır."רעיון כלוב הקופים האינסופי הוא מגוחך.
"Sonsuz Maymun Kafesi" fikri saçmadır."فكرة قفص القرد اللامنتهي سخيفة.
"Sonsuz Maymun Kafesi" fikri saçmadır.猿が無限にいても
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.A spravil domu obloky, zvonku široké, do vnútra úžené.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.E fez para a casa janelas de gelósias fixas.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.És építe a házon ablakokat is lezárt rostélyzattal.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.Fece nel tempio finestre quadrangolari con grate
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.Han forsynede Templet med Gittervinduer i Bjælkerammer,
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.Împăratul a făcut casei ferestre largi înlăuntru şi strîmte afară.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.In hiši je naredil okna, široka znotraj in ozka zunaj.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.I poczynił w domu okna wewnątrz przestronne, a z dworu wąskie.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.Ja hän teki temppeliin sisäänpäin avartuvat ikkuna-aukot.