Ana içeriğe geç
Sözlük

kafe ile cümle

kafe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Her yere bir tane bırakıyordum, kafelere, kütüphanelere, BM merkezine, her yere.עשרות רבות מהם. השארתי אותם בכל מקום. בבתי קפה, בספריות, בבניין האו"ם. בכל מקום
Her yere bir tane bırakıyordum, kafelere, kütüphanelere, BM merkezine, her yere.عشرات العشرات من الرسائل وقمت بتركها في كل مكان في المقاهي والمكتبات، ومباني الأمم المتحدة، وفي كل مكان
Her yere bir tane bırakıyordum, kafelere, kütüphanelere, BM merkezine, her yere.国連とか色んな所に 置いていきました 手紙のこと 鬱のこと ブログに書きました
Hiç bir kafeste kapalı kaldın mı?יצא לך פעם להיות בכלוב? אני נולדתי באחד,
Hiç yol kat etmiyor direkt aşağı kafeteryaya gidiyor.0 dặm đến đĩa, ngay dưới căn-tin.
Hiç yol kat etmiyor direkt aşağı kafeteryaya gidiyor.0 kilomètre jusqu'à l'assiette, directement à la caféteria.
Hiç yol kat etmiyor direkt aşağı kafeteryaya gidiyor.A cero km del plato, directamente a la cafetería.
Hiç yol kat etmiyor direkt aşağı kafeteryaya gidiyor.Langsung ke kantin, tanpa perlu ada jarak.
Hiç yol kat etmiyor direkt aşağı kafeteryaya gidiyor.Na krožnike v jedilnici.
Hiç yol kat etmiyor direkt aşağı kafeteryaya gidiyor.Nichts auf den Teller, sondern direkt in die Cafeteria.
Hiç yol kat etmiyor direkt aşağı kafeteryaya gidiyor.Nulla km a tányérig, egyenesen a menzára.
Hiç yol kat etmiyor direkt aşağı kafeteryaya gidiyor.Nulová vzdálenost na talíř, přímo do jídelny.
Hiç yol kat etmiyor direkt aşağı kafeteryaya gidiyor.Recht naar beneden naar de cafetaria.
Hiç yol kat etmiyor direkt aşağı kafeteryaya gidiyor.Zero metri spre farfurie, jos în cantină.
Hiç yol kat etmiyor direkt aşağı kafeteryaya gidiyor.Zero metros até ao prato, a cafetaria é mesmo por baixo.
Hiç yol kat etmiyor direkt aşağı kafeteryaya gidiyor.Нула мили до чинията, право в закусвалнята.
Hiç yol kat etmiyor direkt aşağı kafeteryaya gidiyor.От грядки до тарелки — ноль километров, мы отправляем её прямо в кафетерий.
Hz. İsanın bedeni çok gerçekçi, genç bir adamın bedenini, göğüs kafesini, karın kaslarını görüyoruz.Jeho tělo vypadá stejně jako tělo skutečného mladého muže, hrudní koš a břišní svaly.
Hz. İsanın bedeni çok gerçekçi, genç bir adamın bedenini, göğüs kafesini, karın kaslarını görüyoruz.Jeho telo vyzerá úplne ako telo skutočného mladého muža - ten hrudník, brušné svalstvo...
İçine konduğumuz bu kafesten çıkmamız gerekiyor.Vi måste ta oss ut ur vår bur.
Internet Kafe'ye yeni üye oldum, ve ortalığa da ikinci çıkışımAku terdaftar di net kafe and ini baru kedua kalinya kulakukan.
Internet Kafe'ye yeni üye oldum, ve ortalığa da ikinci çıkışımIch habe mich erst im Internetcafe registriert und das ist das zweite Mal auf dem Feld.
Internet Kafe'ye yeni üye oldum, ve ortalığa da ikinci çıkışımIk heb me aangemeld op de internet cafe en dit is pas de tweede keer in praktijk.
Internet Kafe'ye yeni üye oldum, ve ortalığa da ikinci çıkışımJag har registrerat mig på internet bloggen och det är bara min andra gång på fältet.
Internet Kafe'ye yeni üye oldum, ve ortalığa da ikinci çıkışımJeg er registreret på en net café, og det er kun min anden gang på gaden
Internet Kafe'ye yeni üye oldum, ve ortalığa da ikinci çıkışımJe me suis inscrit sur le net et c'est seulement ma deuxième fois sur le terrain.
Internet Kafe'ye yeni üye oldum, ve ortalığa da ikinci çıkışım까페에 가입하고 이번에 필드 두번째거든요?
Internet Kafe'ye yeni üye oldum, ve ortalığa da ikinci çıkışımM-am inscris la un internet caffee si este a doua mea experienta.
Internet Kafe'ye yeni üye oldum, ve ortalığa da ikinci çıkışımMi sono appena iscritto al network cafe ed é solo la seconda volta che lavoro in questo campo.
Internet Kafe'ye yeni üye oldum, ve ortalığa da ikinci çıkışımTôi chỉ vừa đăng kí ở tiệm internet và đây chỉ mới là lần thứ 2.
Internet Kafe'ye yeni üye oldum, ve ortalığa da ikinci çıkışımZaregistroval som sa na fóre a toto bol môj druhý pokus v tejto oblasti.
Internet Kafe'ye yeni üye oldum, ve ortalığa da ikinci çıkışımZarejestrowałem się w kafejce internetowej i jest to mój drugi raz w terenie.
Internet Kafe'ye yeni üye oldum, ve ortalığa da ikinci çıkışımΓράφτηκα στο νετ καφέ και είναι μόνο η δεύτερη μου φορά στο δρόμο.
Internet Kafe'ye yeni üye oldum, ve ortalığa da ikinci çıkışımРегистрирах се в интернет клуба, това е вторият ми път в района.
Internet Kafe'ye yeni üye oldum, ve ortalığa da ikinci çıkışımЯ зарегистрировался в интернет кафе и это мой второй раз.
Internet Kafe'ye yeni üye oldum, ve ortalığa da ikinci çıkışım.נרשמתי בקפה אינטרנט וזאת רק הפעם השניה שלי בתחום
Internet Kafe'ye yeni üye oldum, ve ortalığa da ikinci çıkışımأنا سجلت على مقاهي الإنترنت وهــذه المره الثانيه لي في هذا التصــرف
Internet Kafe'ye yeni üye oldum, ve ortalığa da ikinci çıkışımお願いだから届けないでください・・・ 家族がいるんです・・・
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler.- Det är bara smörgårdsbordsreligion. Du väljer bara det som passar.
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler."Hmph, se on vain kahvilauskontoa. Pelkkää valikoimista."
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler.그들은 이것이 그저 뷔페식 종교라고, 사람들이 믿고 싶은 것만 골라서 믿는다고 비난합니다.
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler."Oh, eso es sólo una religión de cafetería. Simplemente estás escogiendo y seleccionando".
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler."Oh, isso é religião de café". "Só escolhe o que lhe convém".
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler.Powiedzą: "To jest religijna kafeteria. Wybierasz to co ci akurat pasuje".
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler.Tako rečejo: "Ah, to je samopostrežna vera, ker prebiraš."
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler."О, это просто религия кафетерия. Вы просто слишком разборчивы".
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler.והם יאמרו, "אה, מה זה קפיטריה? אתה בוחר מה כן ומה לא."
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler.و سوق يقولون "أوه ، إنها ليست سوى كافيتريا الدين" فأنت فقط تنتقي و تختار
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler.ただ部分的に選択しているだけだと言います 私は、そのやり方はどこも悪くないと考えます
"Isine gelenleri seciyorsun, senin bu yaptigin kafeterya dindarligi." derler.他們會說,"這只是自坐助餐式宗教。" 你只是在挑你喜歡的東西。
İşte bu ayıyı kafese koymalıyız!Chúng ta phải nhốt con gấu vào trong cái lồng này.
İşte bu ayıyı kafese koymalıyız!Dobbiamo mettere l'orso in gabbia.
İşte bu ayıyı kafese koymalıyız!Ketrecbe kell zárnunk azt a medvét.
İşte bu ayıyı kafese koymalıyız!Kita harus meletakkan beruang ini ke dalam kerangkeng.
İşte bu ayıyı kafese koymalıyız!저 곰을 우리에 넣어놔야 합니다.
İşte bu ayıyı kafese koymalıyız!Musíme zavrieť toho medveďa do klietky.
İşte bu ayıyı kafese koymalıyız!Musíme zavřít medvěda do klece.
İşte bu ayıyı kafese koymalıyız!Musimy zagonić miśka do klatki.
İşte bu ayıyı kafese koymalıyız!Nous devons mettre cet ours en cage.
İşte bu ayıyı kafese koymalıyız!Temos que meter este urso numa jaula.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod