Erkeklik çok sert, küçük bir kafes ve biz çocuklarımızı bu kafese koyuyoruz.その中に男の子を押し込みます 男の子に恐怖を恐れるように 教えます
"Eskiden insanlarımız kafelere futbol seyretmeye giderlerdi." ya da "soccer"(futbol) Amerikadaki tabiriyle"우리나라 사람들은 카페에 모여서 풋볼, 또는 미국사람들이 말하듯이 사커를
"Eskiden insanlarımız kafelere futbol seyretmeye giderlerdi." ya da "soccer"(futbol) Amerikadaki tabiriyle"Nuestro pueblo solía ir a los cafés para ver el fútbol" -o "soccer", como decimos en Estados Unidos-
"Eskiden insanlarımız kafelere futbol seyretmeye giderlerdi." ya da "soccer"(futbol) Amerikadaki tabiriyle"Unser Leute trafen sich immer in Cafés zum Fußballgucken" - hier in Amerika sagen wir dazu ja "soccer" -
"Eskiden insanlarımız kafelere futbol seyretmeye giderlerdi." ya da "soccer"(futbol) Amerikadaki tabiriyle"Ο λαός μας πήγαινε σε καφετέριες για να δει ποδόσφαιρο" ή soccer, όπως λέμε στην Αμερική,
"Eskiden insanlarımız kafelere futbol seyretmeye giderlerdi." ya da "soccer"(futbol) Amerikadaki tabiriyle"Наші люди зазвичай збиралися в кафе, щоб дивитися футбол" - чи то сокер, як ми кажемо в Америці -
"Eskiden insanlarımız kafelere futbol seyretmeye giderlerdi." ya da "soccer"(futbol) Amerikadaki tabiriyle"Раньше наши люди ходили в кафе, чтобы смотреть футбол", — или соккер, как мы говорим в Америке, —
"Eskiden insanlarımız kafelere futbol seyretmeye giderlerdi." ya da "soccer"(futbol) Amerikadaki tabiriyle"Хората се събираха в кафенетата да гледат футбол" - или сокър, както казваме в Америка, -
"Eskiden insanlarımız kafelere futbol seyretmeye giderlerdi." ya da "soccer"(futbol) Amerikadaki tabiriyleבמדינה שלנו אנשים נהגו להיאסף יחד בבתי קפה ולצפות בכדורגל או כדור-רגל כמו שאנו אומרים באמריקה
"Eskiden insanlarımız kafelere futbol seyretmeye giderlerdi." ya da "soccer"(futbol) Amerikadaki tabiriyle"تعوّد الناس الاجتماع في المقاهي لمشاهدة كرة القدم" -- أو "سوكر" كما نسميها في أمريكا --
"Eskiden insanlarımız kafelere futbol seyretmeye giderlerdi." ya da "soccer"(futbol) Amerikadaki tabiriyleアメリカでいうサッカーですが "今は集まって 議会を見るのだよ "
Espoo’daki kütüphanelerde, Fince konuşma pratiğe yapılabilen dil kafeledi düzenlenmektedir.Dans les bibliothèques d’Espoo, on organise des cafés linguistiques où l’on s’entraîne à parler finnois.
Espoo’daki kütüphanelerde, Fince konuşma pratiğe yapılabilen dil kafeledi düzenlenmektedir.En las cafeterías lingüísticas se habla finés, por lo que conviene que sepa ya algo del idioma.
Espoo’daki kütüphanelerde, Fince konuşma pratiğe yapılabilen dil kafeledi düzenlenmektedir.Espoon kirjastoissa järjestetään kielikahviloita, joissa harjoitellaan puhumaan suomea.
Espoo’daki kütüphanelerde, Fince konuşma pratiğe yapılabilen dil kafeledi düzenlenmektedir.В библиотеке Эспоо органихуются языеовые увфе, где можно попрактиковаться в разговорном финском языке.
Espoo’daki kütüphanelerde, Fince konuşma pratiğe yapılabilen dil kafeledi düzenlenmektedir.يتم تنظيم مقاهي لغوية في المكتبات العامة لإسبو، حيث أنه يتم فيها التدرب على التكلم باللغة الفنلندية.
Espoo’daki kütüphanelerde, Fince konuşma pratiğe yapılabilen dil kafeledi düzenlenmektedir.埃斯波的图书馆提供语言咖啡服务,您可在此练习芬兰语口语交流。
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,Bom oknem domu swego przez kratę moję wyglądał;
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,Denn am Fenster meines Hauses guckte ich durchs Gitter
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,For jeg så engang ut av vinduet på mitt hus, gjennem mitt gitter,
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,Ik keek uit mijn raam, door mijn tralievenster,
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,J`étais à la fenêtre de ma maison, Et je regardais à travers mon treillis.
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,Kajti skozi okno hiše svoje, preko omrežja svojega gledajoč,
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,"내가 내 집 들창으로, 살창으로 내어다보다가"
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,Lebo som vyzeral oknom svojho domu, cez svoju mrežu,
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,Mentre dalla finestra della mia casa stavo osservando dietro le grate
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,Mert házam ablakán, a rács mögül néztem,
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,Mirando yo por la ventana de mi casa, por entre mi celosía
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,Nebo z okna domu svého okénkem vyhlédaje,
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,Porque da janela da minha casa, por minhas grades olhando eu,
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,Sillä minä katselin taloni ikkunasta ristikon läpi,
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,Stăteam la fereastra casei mele, şi mă uitam prin zăbrele.
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,Suatu hari aku memandang dari jendela rumahku
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,Thi fra mit Vindue skued jeg ud, jeg kigged igennem mit Gitter;
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,Ty ut genom fönstret i mitt hus, fram genom gallret där blickade jag;
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,Vì tại cửa sổ nhà ta, Ta nhìn ngang qua song mặt võng ta,
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,Vì tại cửa_sổ nhà ta , Ta nhìn ngang qua song mặt võng ta ,
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,Επειδη απο του παραθυρου της οικιας μου εκυψα δια του δικτυωτου μου
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,Вот, однажды смотрел я в окно дома моего, сквозь решетку мою,
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,Понеже, като погледнах през решетките На прозореца на къщата си
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,כי בחלון ביתי בעד אשנבי נשקפתי׃
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,لاني من كوة بيتي من وراء شباكي تطلعت
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,我 曾 在 我 房 屋 的 窗 戶 內 、 從 我 窗 櫺 之 間 、 往 外 觀 看
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,我 曾 在 我 房屋 的 窗戶內 、 從 我 窗櫺 之 間 、 往外 觀看
FABRİKA KOŞULLARI GEBELİK KAFESLERİ KIRIK VE APSELER(Pogoji na farmah) (Kletke za breje svinje) (Tvorbe in ognojki) (Kanibalizem) (Gnojnične jame) (Rezanje repov)
Fareleriniz olması şartıyla bunun gibi bir kafes... ve şu an bizim 25 tüberküloz faremiz var.이와 같은 우리는 쥐를 키울 수 있도록 해주고, 현재 우리는 25마리의 결핵 쥐들을 가지고 있습니다.
Fareleriniz olması şartıyla bunun gibi bir kafes... ve şu an bizim 25 tüberküloz faremiz var.Ein Käfig wie dieser -- vorausgesetzt man hat Ratten, wir haben mittlerweile 25 Tuberkulose-Ratten --
Fareleriniz olması şartıyla bunun gibi bir kafes... ve şu an bizim 25 tüberküloz faremiz var.Klatka taka jak ta -- pod warunkiem, że masz szczury, a my mamy obecnie 25 szczurów wykrywających gruźlicę --
Fareleriniz olması şartıyla bunun gibi bir kafes... ve şu an bizim 25 tüberküloz faremiz var.O cușcă ca asta -- (Aplauze)
Fareleriniz olması şartıyla bunun gibi bir kafes... ve şu an bizim 25 tüberküloz faremiz var.כלוב כזה -- בהנתן שיש לכם חולדות, ויש לנו כרגע 25 חולדות מתמחות בשחפת --
Fareleriniz olması şartıyla bunun gibi bir kafes... ve şu an bizim 25 tüberküloz faremiz var.قفص مثل هذا -- بشرط أن لديك جرذان، والآن لدينا حاليا 25 من جرذان السل --
Fareleriniz olması şartıyla bunun gibi bir kafes... ve şu an bizim 25 tüberküloz faremiz var.私たちのところには現在 結核検査用に25匹いますが- このようなケージで1日検査を行なうと
GEBELİK KAFESLERİBoksy reprodukcyjne
GEBELIK KAFESLERIBOXEN WÄHREND DER TRÄCHTIGKEIT
GEBELİK KAFESLERİBOXEN WÄHREND DER TRÄCHTIGKEIT
GEBELIK KAFESLERICONTAINERE DE GESTATIE
GEBELİK KAFESLERİCONTAINERE DE GESTATIE
GEBELİK KAFESLERİESTANCIAS DE GESTACIÓN
GEBELIK KAFESLERIKANDANG KEHAMILAN
GEBELİK KAFESLERİKehamilan peti