kafatası ile cümle
kafatası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Hepsi de kafatasınızın içinde.مكدسة داخل جمجمتك.
Hepsi de kafatasınızın içinde.この数字を考えると
İdeal olarak baş desteğini kafatası bölgesine, tam şuraya koymak istersiniz.Idéalement, vous voulez que la tête soit soutenue dans la région crânienne, juste là.
İdeal olarak baş desteğini kafatası bölgesine, tam şuraya koymak istersiniz.Idealerweise gehört die Kopfstütze in den Schädelbereich, genau hier.
İdeal olarak baş desteğini kafatası bölgesine, tam şuraya koymak istersiniz.Idealiter plaats je de hoofdsteun achter de schedel, hier.
İdeal olarak baş desteğini kafatası bölgesine, tam şuraya koymak istersiniz.Idealmente se quiere el soporte de la cabeza en el área craneal, justo aquí.
İdeal olarak baş desteğini kafatası bölgesine, tam şuraya koymak istersiniz.Idealmente volete mettere il supporto per la testa nell'area craniale, proprio qui.
İdeal olarak baş desteğini kafatası bölgesine, tam şuraya koymak istersiniz.În mod ideal, doriţi să puneţi suportul pentru cap în zona craniană, chiar acolo.
İdeal olarak baş desteğini kafatası bölgesine, tam şuraya koymak istersiniz.이상적으로는 이 머리 받침이 올라와서 정확히 머리 부분을 받치게 됩니다. 바로 이곳이죠.
İdeal olarak baş desteğini kafatası bölgesine, tam şuraya koymak istersiniz.Một cách lí tưởng hơn bạn muốn để cái tựa đầu chạm tới phần sọ ở đây.
İdeal olarak baş desteğini kafatası bölgesine, tam şuraya koymak istersiniz.Najlepiej jednak oprzeć swoją głowę tam gdzie macie czaszkę, o tu.
İdeal olarak baş desteğini kafatası bölgesine, tam şuraya koymak istersiniz.Ιδανικά θέλουμε τη στήριξη του κεφαλιού στην κρανιακή περιοχή, ακριβώς εδώ.
İdeal olarak baş desteğini kafatası bölgesine, tam şuraya koymak istersiniz.В идеалния случай искаш да поставиш облегалката за глава в черепната област, точно тук.
İdeal olarak baş desteğini kafatası bölgesine, tam şuraya koymak istersiniz.В идеальном случае, подголовник должен приходиться на затылочную часть.
İdeal olarak baş desteğini kafatası bölgesine, tam şuraya koymak istersiniz.באופן אידיאלי אתה רוצה לשים את התמיכה לראש באזור הגולגולת, בדיוק כאן.
İdeal olarak baş desteğini kafatası bölgesine, tam şuraya koymak istersiniz.في المكان الملائم لدعم رأسك في هذه المنطقة الحساسة
İdeal olarak baş desteğini kafatası bölgesine, tam şuraya koymak istersiniz.支えるべきです ここの辺りですね ですから開発には沢山の
İsayı Golgota, yani Kafatası denilen yere götürdüler.A viedli ho na miesto Golgota, čo je, preložené, toľko jako: Miesto lebu.
İsayı Golgota, yani Kafatası denilen yere götürdüler.Condussero dunque Gesù al luogo del Gòlgota, che significa luogo del cranio
İsayı Golgota, yani Kafatası denilen yere götürdüler.et ils conduisirent Jésus au lieu nommé Golgotha, ce qui signifie lieu du crâne.
İsayı Golgota, yani Kafatası denilen yere götürdüler.Họ đem Ðức Chúa Jêsus đến nơi kia, gọi là Gô-gô-tha, nghĩa là chỗ Sọ.
İsayı Golgota, yani Kafatası denilen yere götürdüler.Họ đem Ðức_Chúa_Jêsus đến_nơi kia , gọi_là Gô-gô-tha , nghĩa_là chỗ Sọ .
İsayı Golgota, yani Kafatası denilen yere götürdüler.In pripeljejo ga na kraj Golgoto, kar se tolmači: Mesto mrtvaške glave.
İsayı Golgota, yani Kafatası denilen yere götürdüler.I przywiedli go na miejsce Golgota, co się wykłada: Miejsce trupich głów.
İsayı Golgota, yani Kafatası denilen yere götürdüler.I vedli jej až na místo Golgota, to jest, (vyložil-li by,) popravné místo.
İsayı Golgota, yani Kafatası denilen yere götürdüler.Ja he veivät hänet paikalle, jonka nimi on Golgata, se on käännettynä: pääkallonpaikka.
İsayı Golgota, yani Kafatası denilen yere götürdüler.예수를 끌고 골고다라 하는 곳(번역하면 해골의 곳)에 이르러
İsayı Golgota, yani Kafatası denilen yere götürdüler.Levaram-no, pois, ao lugar do Gólgota, que quer dizer, lugar da Caveira.
İsayı Golgota, yani Kafatası denilen yere götürdüler.Och de förde honom till Golgataplatsen (det betyder huvudskalleplatsen).
İsayı Golgota, yani Kafatası denilen yere götürdüler.Og de føre ham til det Sted Golgatha, det er udlagt: "Hovedskalsted"
İsayı Golgota, yani Kafatası denilen yere götürdüler.Og de førte ham til stedet Golgata, det er utlagt: Hodeskallestedet,
İsayı Golgota, yani Kafatası denilen yere götürdüler.Şi au adus pe Isus la locul numit Golgota, care, tîlmăcit, însemnează: ,,Locul căpăţînii.``
İsayı Golgota, yani Kafatası denilen yere götürdüler.Und sie brachten ihn an die Stätte Golgatha, das ist verdolmetscht: Schädelstätte.
İsayı Golgota, yani Kafatası denilen yere götürdüler.vivék õt a Golgotha [nevû] helyre, a mely megmagyarázva annyi, mint: koponya helye.
İsayı Golgota, yani Kafatası denilen yere götürdüler.Yesus dibawa ke suatu tempat yang bernama Golgota, artinya "Tempat Tengkorak"
İsayı Golgota, yani Kafatası denilen yere götürdüler.Y le llevaron al lugar llamado Gólgota, que traducido es lugar de la Calavera
İsayı Golgota, yani Kafatası denilen yere götürdüler.Zo brachten zij Jezus naar de plaats Golgotha. Golgotha betekent Schedelplaats.
İsayı Golgota, yani Kafatası denilen yere götürdüler.Και φερουσιν αυτον εις τον τοπον Γολγοθα, το οποιον μεθερμηνευομενον ειναι, Κρανιου τοπος.
İsayı Golgota, yani Kafatası denilen yere götürdüler.И привели Его на место Голгофу, что значит: Лобное место.
İsayı Golgota, yani Kafatası denilen yere götürdüler.І приводять Його на Голготу місце, що прозване Черепове місце.
İsayı Golgota, yani Kafatası denilen yere götürdüler.ויביאהו אל מקום גלגלתא הוא מקום הגלגלת׃
İsayı Golgota, yani Kafatası denilen yere götürdüler.وجاءوا به الى موضع جلجثة الذي تفسيره موضع جمجمة.
İsayı Golgota, yani Kafatası denilen yere götürdüler.他 們 帶 耶 穌 到 了 各 各 他 地 方 、 ( 各 各 他 繙 出 來 、 就 是 髑 髏 地
İsayı Golgota, yani Kafatası denilen yere götürdüler.他 們帶耶穌 到 了 各各他 地方 、 ( 各 各 他 繙出來 、 就是 髑髏地
İşte kafatasıyle yaptığımız şeyin bir örneği.Aici e un exemplu cu ce-am făcut cu craniul.
İşte kafatasıyle yaptığımız şeyin bir örneği.Ein Beispiel des Schädels.
İşte kafatasıyle yaptığımız şeyin bir örneği.Éste es un ejemplo de lo que hicimos con la calavera.
İşte kafatasıyle yaptığımız şeyin bir örneği.저희가 만들어 본 머리뼈입니다.
İşte kafatasıyle yaptığımız şeyin bir örneği.Przykład czaszki. To mój szkic.
İşte kafatasıyle yaptığımız şeyin bir örneği.Questo è ciò che abbiamo fatto con il cranio.
İşte kafatasıyle yaptığımız şeyin bir örneği.Voici un exemple de ce que nous avons fait du crâne.
İşte kafatasıyle yaptığımız şeyin bir örneği.Вот пример того, что мы сделали с черепом.
İşte kafatasıyle yaptığımız şeyin bir örneği.Ето пример за това какво правим с черепа.
İşte kafatasıyle yaptığımız şeyin bir örneği.הנה דוגמה של מה שעשינו עם הגולגולת.
İşte kafatasıyle yaptığımız şeyin bir örneği.و هذا مثال بما قمنا بالنسبة للجمجمة
İşte kafatasıyle yaptığımız şeyin bir örneği.絵に描きこんだ頭蓋骨です
Johnson Hinton, Harlem'deki bir karakolun arka odasında, kafatası çatlamış şekilde yatıyordu.Johnson Hinton lag it einem Schädelbeinbruch in einem Hinterzimmer einer Polizeiwache in Harlem.
Johnson Hinton, Harlem'deki bir karakolun arka odasında, kafatası çatlamış şekilde yatıyordu.그의 두개골 골절, 힌 튼 존슨 다시 방에 누워 할 렘 경찰서.
Johnson Hinton, Harlem'deki bir karakolun arka odasında, kafatası çatlamış şekilde yatıyordu.انكسرت جمجمته، جونسون هينتون جلس في الغرفة الخلفية مركز شرطة هارلم.
Kafatası bayağı büyük.Ça fait un gros crâne.